Özkan ; “Aşure,ölçüyü fazla kaçırmadan tüketebilir “

Özkan ; “Aşure,ölçüyü fazla kaçırmadan tüketebilir “

Diyetisyen Rümeysa Özkan; Herhangi bir sağlık sorunu olmayan bireyler gönül rahatlığıyla ölçüyü fazla kaçırmadan tüketebilir

. Kilo problemi olan, diyabet hastalığı olan kişiler mutlaka diyetisyen kontrolünde ve önerdiği porsiyonlar çerçevesinde aşure tatlısı tüketmelidir. Aşurenin bir porsiyonu yaklaşık 350–400 kaloridir. Diyetle beraber bir ara öğün yerine yarım porsiyon aşure tüketilebilir.

Muharrem ayı münasebetiyle aşure tatlısının ok dağıtıldığı bu günlerde Diyetisyen Rümeysa Özkan, aşure tatlısı hakkında ve dikkat edilmesi gereken hususları dile getirdi.

Yediden yetmişe herkesin severek tükettiği, soğuk ya da sıcak olarak da servise sunulan, Muharrem ayının baş tacı, geleneksel lezzetlerimizden biri olan aşurenin zamanı geldi. Aşurenin içine; buğday, pirinç gibi tahıllar, nohut, fasulye gibi kurubaklagiler, üzüm, incir, kayısı gibi kuru meyveler, taze elma dilimleri, limon-portakal kabukları, tat vermek için tatlandırıcı, şeker, pekmez, üzerine servis esnasında ceviz, fındık, fıstık, badem, tarçın ve isteğe göre farklı besinlerin eklenmesiyle enfes bir tat ortaya çıkar.

Hepimizin sadece tatlı olarak bildiği aşurenin içindeki bu besinler bizlere neler fısıldıyor gelin beraber dinleyelim. Aşurenin ana maddesi olan tahıl grubundaki buğday, E ve B vitaminleri (B12 hariç) yönünden zengindir, özellikle B1vitaminin(tiamin) en iyi kaynağıdır. Demir, kalsiyum, çinko ve magnezyum açısından zengin olan kurubaklagiler, buğday gibi E ve B vitaminleri (B12 hariç) yönünden zengindir. İçerdiği bitkisel kaynaklı protein sayesinde özellikle vejetaryenler için uygun bir besindir. İyi bir lif(posa) kaynağı olan kurubaklagiller, bağırsağı çalıştırarak hazımsızlığı iyi gelir, kabızlığı önler, vücudu tok tutar. Kalp damar sağlığını korur, kansere karşı koruyucu etki gösterir.

Vitamin deposu olan meyveler, aşureye tadını veren en önemli unsurdur. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle kalsiyum açısından zengin olan kuru meyvelerden kayısı A vitamini, incir magnezyum ve kalsiyum, üzüm demir mineralini içermesiyle kemikleri güçlendirir, kasların gevşemesini sağlar ve kas ağrılarını azaltır, göz sağlığınıza iyi gelir. İçerdikleri yüksek lif oranıyla kurubaklagiller gibi kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Taze meyveleri tencereye en son eklemek, mümkün oldukça pişirmeden çiğ bırakmak içerdikleri C vitaminini korumaya yardımcı olur. Doğal antioksidan olan C vitamini kanserden korur, cilt ve hücre yenilenmesinde etkin rol oynar. Lezzeti arttıran, aşureyi süsleyen ceviz, fıstık gibi yağlı tohumlarda çokça bulunan Omega-3 yağ asitleri, kalp damar sağlının korunmasında etkili olur, kansere karşı vücudu korur. B ve E vitaminleri açısından zengindir. Kesin olarak kanıtlanmış olmamakla beraber tarçın, kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur, aşureye lezzet verir. Aşurede bulunan bu besin ve besin öğeleri aşureyi yüksek enerji kaynağına dönüştür. Gelişme çağındaki çocuklar, sütünün kalitesini ve miktarını arttırmak isteyen emzikli anneler,ağır işte çalışan enerji ihtiyacı yüksek olan işçiler için uygun bir besin haline getirir.Yüksek lifli bileşenleri sayesinde başka birçok tatlıya kıyasla glisemik indeksi çok daha makul, mükemmel bir karışımdır. Şerbetli tatlılar ya da hamur tatlıları yerine tercih edilebilir.

Bünyesinde bulunan taze ve kuru meyveler dışardan tatlı ilavesi gerektirmez. Kuru meyve miktarının arttırılması, kansızlığı (anemisi) olan bireylere iyi gelir. Fakat sadece meyvelerin verdiği şeker size yeterli gelmiyor ise piştikten sonra kâsenize ufak bir miktar pekmez vy bal ekleyerek tatlandırmak aşurenizi daha sağlıklı ve besleyici hale getirir. İçerisinde herhangi bir hayvansal yağ bulunmadığı için kolestrol içermez ve kolestrol hastaları rahatlıkla tüketebilir. Kalp damar sağlığını korur, kansere karşı koruyucu etki gösterir.İçerdiği bitkisel kaynaklı protein sayesinde vejetaryen bireyler için uygun bir protein kaynağıdır.Haber Merkezi