Özel sağlık kuruluşları birleşti
Bu tebliğ, bugüne kadar sağlık alanında yapılan reform niteliğindeki çalışmaları baltalamaktadır. İstihdam ve hasta mağduriyetlerini beraberinde getirecek uygulamaya bir an önce son verin
Maliye Bakanlığı tarafından sağlık harcamalarında tasarrufu sağlamaya yönelik ve ayakta tedavilerle ilgili 1 Temmuz tarihi itibariyle yürürlüğe giren “Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği”ne karşı, Konya merkezde faaliyet gösteren özel sağlık kuruluşlarından orta açıklama geldi.
Akademi, Nakipoğlu Bilgi, Konya Cerrahi, Vakıf, Başkent, Konya Hospital Hastaneleri ile Kızılay Tıp ve Net Göz Tıp Merkezi temsilcilerinin altına imza koyduğu ortak basın açıklamasını, KTO’da düzenlenen toplantıya katılan heyet adına Dr. Seyit Karaca yaptı. Ayakta tedavilerde özel sektörün payının yüzde 6 olduğunu vurgulayan Karaca, bu tebliğle kamunun özel kurumlara ödediği bedelin yaklaşık yüzde 50 azalacağını belirterek “Böyle bir tebliğ ile sağlık alanında son yıllarda yapılmakta olan reformlar sabote edilmek istenmektedir. Ayrıca, tebliğin uygulamasında ısrarcı olunması halinde aradaki bu bedel direk vatandaşa yansıyacaktır” şeklinde konuştu.
Bakanlığın yanlıştan dönmemesi halinde sağlık harcamalarının artacağını, hastaların mağdur olacağını ve işsizliğin artacağına dikkat çeken Karaca, sağlıkta reformla ilgili şu önerilerde bulundu. “Ödeyici kurumlar çok hızlı bir şekilde bağımsız denetim mekanizmalarını devreye sokmalı. Kamu-özel ayrımı yapmadan doğru yapanlarla yanlış yapanlar aynı kefeye koymamalı. Yanlış yapanların bedelini dürüstlere ödetmemeli. Bu tebliğ ile getirilen uzmanlık dallarına göre ayakta tedavide vaka başına uygulamadan, insana saygılı tanıya dayalı vaka başına ödemeye geçilmeli. Özel sektöre yapılacak ödemelerde özel sağlık kuruluşlarının yapıları da göz önüne alınarak kamu hastanelerine yapılan ödemelerden sübvanse edilen rakamlarda ilave edilerek oluşacak bedel üzerinden ücretlendirme yapılmalı, (tebliğde olduğu gibi özel hastanelerin, devlet hastanelerinin en alt sınıfına konulması gibi önemli hatalar yapılmamalıdır. Tarafların bir araya gelerek tüm bu sorunların çözümüne katkı sağlaması temin edilmeli, bu tür alelacele ve sektörle görüş alışverişi yapılmadan ortaya konulan uygulamalar Genel Sağlık Sigortasına geçişte de devam ederse; telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan sıkıntıların ortaya çıkacağı açıktır. Bu nedenle teknik düzeyde bilgili, vizyon sahibi ilgili tarafların görüşlerine değer veren kadroların önemi bir kez daha bu vesileyle ortaya çıkmıştır. Ümidimiz Genel Sağlık Sigortası sürecinde bu tür hataların yapılmamasıdır.” Çetin Tofan-Memleket