Oyları 'hayır' ama beklentileri 'evet'

Oyları 'hayır' ama beklentileri 'evet'

Geçtiğimiz günlerde başlayan ve hükümet ile memurlar arasındaki zam pazarlığına sendikaların çelişkili ifadeleri damgasını vurdu

Sendikaların verdiği çelişkili kararlar memurların ayaklanmasına neden oldu

Hükümet ile memurlar arasında zam pazarlığı için yapılan toplu görüşmelerin ilk ayağı sendikaların çelişkili ifadelerini sahne oldu. KESK ve Kamu-Sen referanduma sunulan değişikliğin getireceği toplu sözleşme hakkından memurların bu yıl yararlanabilmesini istedi. Ancak aynı sendikaların referandumda ‘hayır oyu vereceğini açıklamaları adeta bir kaos ortamı yarattı. Referandumda evet çıkması halinde memurların toplu sözleşme hakkından yararlanması kararı yürürlüğe girecekken, bu sendikaların hayır oyu kullanacaklarını açıklaması memurları sinirlendirdi. Tepkilerini dile getiren memurlar, “Bizim üzerimizden siyaset yapmayın” diyerek olay karşısında çok şaşkın olduklarını belirtti. Referandumda evet çıkması halinde memurlar için doğacak toplu sözleşme hakkı için toplu sözleşmelerin ertelenmesini isteyen KESK ve Kamu-Sen referandumda hayır oyu vereceğini açıklayınca memurlar küplere bindi.

ANLAM VERİLEMEYEN BİR ÇELİŞKİ

KESK ve Kamu-Sen’in toplu sözleşmeyi referandum sonrasına bırakmak istemeleri ve hemen ardında da hayır oyu kullanacaklarını açıklaması bir çok çevreden tepki çekti. Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Latif Selvi, sözlerle talepler arasında paralellik olması gerektiğini belirterek, “Biz hükümet yetkilileri ile referandum hakkında konuşurken neyi talep ediyorsak onları ortaya koyduk. Toplu sözleşmenin bu pakete yansıması bizim için gerçekten çok önemli bir karardı. Daha önceden verilmiş kararlardan ötürü toplu görüşmeler 15 Ağustos’ta başladı. Biz gerek bu görüşmelerde gerekse de daha önceki açıklamalarımızda toplu görüşme değil toplu sözleşme istediğimizi defalarca dile getirdik. Ayrıca bu söylemi hemen hemen tüm sendikalar destekliyordu. Toplu sözleşme yapılabilmesi için de referandumda evet kararının çıkması şart olduğunu belirtmiştik. Ancak Kamu-Sen ve KESK’in hem toplu sözleşmelerin 15 Ekim’e ertelenmesi talebi hem de referandumda hayır oyu vereceklerini açıklamaları gerçekten büyük bir çelişkidir ve sorun yaratmaktadır. Duruma hemen hemen tüm memurlar tepki göstermektedir. Bu tarz kararlar belirli siyasi görüşlere bağlı kalınarak verilmemelidir. Çünkü bu bizim için sıkıntı oluşturabilir. Unutulmamalıdır ki biz toplu görüşme değil toplu sözleşme istiyoruz. Bu da ancak referandumda çıkacak evet kararı ile sağlanabilir” dedi.

TEPKİLER ÇOK BÜYÜK

Kamu-Sen ve KESK’in hayır oyu vereceklerini açıklamaları memurlar tarafından çok büyük bir tepki ile karşılandı. er iki konfederasyon son bir yılda üye kaybetti. Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre son bir yılda Kamu-Sen'in 6 bin, KESK'in ise 5 bin üyesi başka sendikalara geçti. Büyüyen tek konfederasyon olan Memur-Sen ise 15 bin yeni üye kaydetti. Uzmanlar, sendikaların üye kaybında temel sorunlar konusunda yaşadıkları çelişkilerin etkili olduğunu ifade ediyor. Bu çelişkinin son örneğinin referandum konusunda yaşandığını aktaran uzmanlar, “Sendikalar büyük bir çıkmaz içinde. Bir yandan anayasa değişikliğinin memura getirdiği toplu sözleşmeden yararlanmak istiyorlar. Ancak aynı sendikalar ideolojik nedenlerle ve siyasi angajmanları sebebiyle kendilerini 'hayır' demek zorunda hissediyorlar. Yakın oldukları siyasi parti 'hayır' diyeceği için 'hayır' diyorlar. Bu durum, politize olmamış üyeleri arasında tepkiye yol açıyor. Kan kaybının asıl sebebi bu. Bu çelişki, sendikaların ideolojik bakıştan kurtulamadığını gösteriyor.” şeklinde değerlendirme yapıyor.

TOPLU GÖRÜŞMELERDE GİZLİ PAZARLIK VAR

Birleşik Kamu-İş İl Temsilcisi Veli Demir de toplu görüşmelerde çıkan çelişkili kararlara tepkisini gösterdi. Kaygı ve endişelerinde haklı olduklarını bir kez daha yineleyen Demir Görünen odur ki; kamu emekçileri adına görüşmelere katılmış olan bazı konfederasyonlar kamu emekçilerinin kendilerinden beklediği tavır ve duruşu iki gün dahi taşıyamamışlar ve geçmiş sekiz toplu görüşmede olduğu gibi dokuzuncuda da “oyun aynı, sonuç aynı, oyuncular aynı sadece zaman zaman roller değişik” şeklindeki tahlilimizi haklı çıkarmışlardır.

Son yılların bu en görkemli tiyatro gösterisinde hükümetle bir araya gelen konfederasyonlardan KESK’in; hükümetin görüşmeleri iki ay erteleme ve 12 Eylül’de yapılacak referandum oylamasından “evet” çıktığı taktirde görüşmelere toplu sözleşme görüşmeleri olarak devam edilmesi şeklindeki en hafif tabiri ile ciddiyetten yoksun teklifini değerlendirmeye alarak, referandum sonucuna bağlı kalınmadan 15 Ekim’de toplu sözleşme yapılmasını istediği ve böylelikle siyasi iktidarın ciddiyetsiz ve ahlaki olmayan teklifini dolaylı olarak kabul ettiği yazılı ve görsel basına yansımıştır. Bu açıkça referandumda kamu emekçilerini “Evet” demeye çağırmaktır! Referandumda “hayır” çıkması halinde emekçilerin hakları konusunda hükümeti toplu sözleşme görüşmelerine zorlama adına KESK’in doğrudan ya da dolaylı etki yaratacak herhangi bir düşüncesi ya da yöntemi var mıdır? Referandum sonucu “evet” çıksa dahi, KESK’in hükümeti toplu sözleşme noktasında zorlayacak herhangi bir düşüncesi ya da planı mevcut mudur? Dahası KESK’in siyasi iktidarın toplu sözleşme masasına oturacağına olan bu sonsuz ve büyük güveni nereden ama nereden kaynaklanmaktadır?” diye konuştu. Ali Murat Mırçık-memleket.com.tr