Oruç, büyük bir mucize

Oruç, büyük bir mucize

Bireyin manevi olarak huzur bulmasını sağlayan ve toplumsal yönünü geliştiren oruç, aynı zamanda uzmanlarca "doğal bir ameliyat" olarak tabir ediliyor. Oruç tutan kişinin vücudu, zehirli atıklardan temizleniyor hastalıklara karşı korunuyor.

Ramazan ayının gelişiyle, sofralarımızı zenginleştirmek adına birbirinden ağır ve hazımı zor yiyeceklere tabaklarımızda yer vermemiz sağlığımızı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Bir çok derde deva olarak bilinen oruçtan da gerektiği gibi faydalanılamıyor. Orucun, bütün yıl boyunca gerekli gereksiz her şeyden yiyerek atık deposu haline getirdiğimiz bedenimizi temizlediği bir çok araştırmacı ve bilim adamı tarafından söyleniyor; ancak doktorların önerdiği iftar ve sahur menüleri uygulanmayıp bol yağlı, şekerli, karbonhidratlı besinler birden mideye indirilince, Ramazan ayında sağlığımız bozulabiliyor. Prof. Dr. Arnold Ehret'in "Şifalı Besinler ve Mukussuz Şifa Diyeti" adlı kitabında orucun nasıl bir mucize olduğu çok açık örneklerle anlatılıyor.


"Oruç tuttukça iyileşirsiniz"


Oruç için "doğal ameliyat" tabirini kullanan ve dünyanın ilk oruç senatoryumunu kuran Ehret, kitabın oruç ile ilgili bölümlerinde şu açıklamaları yapıyor: "Hastalandığınızda neden iştahınızın kesildiğini hiç düşündünüz mü? Çünkü tüm hastalıkların tek bir çözüm yolu vardır, o da oruçtur. Hastalıkların tümü de yediklerimizden kaynaklanır. Vücudu lastiğe benzer bir makine gibi düşünün. Bu makine yıllarca fazla yemekten dolayı gerilmektedir. Dolayısıyla organizmanın işlevi, doğal olmayan ve dokuları etkileyen aşırı kan basıncıyla, sürekli olarak engellenmektedir. Yemek yemeyi durdurduğunuzda bu basınç birden bire ortadan kalkar, kan damarları daralır, kan yoğunlaşır ve aşırı su vücuttan dışarı atılır. Bu olay orucun ilk birkaç gününde gerçekleşir ve kendinizi gün geçtikçe daha iyi hissedersiniz, yani oruç tuttukça iyileşirsiniz.


"Daha sonraki günlerde de dokuların iç duvarlarından sökülen yapışkan mukus, basınçla dışarı atılır. Yani kan akımı, mukus ve toksinleri böbreklerden dışarı atmak için bulundukları yerden sökerek sirkülasyonuna katar. Oruç tutmaya başladığınızda ilk önce fazla tüketmiş olduğunuz besinlerin genel atıklarını dışarı atarsınız. Önerim üzerine oruç tutan hastalarımdan, 40 yıl önce aldığı bir ilacın atıklarını dışarı çıkaran biri bile olmuştu. Oruç esnasında vücutta birikmiş zehirler kan dolaşımına girdiği için baş ağrısı, asabiyet gibi durumlarla karşılaşılabilir."


 


MEYVE VE SEBZEYE AĞIRLIK VERİLMELİ


Diyetisyen Buket Kavakoğlu da, Ramazanda sağlıklı ve doğru beslenme ile ilgili şu bilgileri verdi: "Ramazanda pilav, makarna, börek, gözleme, tereyağ, şarküteri ürünleri ve tatlılar gibi karbonhidrat ve yağ ağırlıklı besinlerin tüketiminde artış olurken, sebze, meyve ve su gibi günlük tüketimde eksikliğinin asla olmaması gereken besinler ihmal ediliyor. Oysaki ramazanda besin öğelerine olan günlük ihtiyaçlarımız değişmez. Aslında yapılması gerekenler çok basit birkaç düzenlemeden ibaret. Aksi halde sağlığınızı kaybedebilirsiniz. İftarla sahur arasında günlük su ihtiyacınızı giderin; iİftarda yemek için acele etmeyin, ufak bir açılıştan 15 dakika sonra abartmadan yiyin; muhakkak sahura kalkın ama kahvaltıda yediklerinizi yiyin; iftar menülerinde ağırlıklı olarak sebzelere yer verin; iftarla sahur arasında meyve yiyin."


 


ÖRNEK MENÜ


SAHUR: Haşlanmış yumurta, peynir, söğüş domates ve salatalık, zeytin, ceviz veya süt, domates, az yağlı börek.


İFTAR: Başlangıçta zeytin, bir parça pide, hurma veya bir kase çorba. 15 dakika sonra etli sebze yemeği, salata, yoğurt, küçük parça pide veya et, tavuk, balıktan biri, piyav ve salata. 2 saat sonra ise sütlü tatlı veya meyve.