Orman köylüsü anlayış bekliyor
Yıllardır ekim dikim yaptıkları arazilerinin Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alana dahil edilmesine tepki gösteren Bozkır ve Hadim köylüleri işlemlerin durdurulması için mahkemeye başvurdu.
Hadim ve Bozkır’ın birçok köy ve kasabasında Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Orman Kadastro ve Mülkiyet Şube Müdürlüğü tarafından iki yıldır orman sınırlarını belirlemeye dönük olarak yürütülen kadastro çalışması köylülerle devleti karşı karşıya getirdi.
150 yıldan beri ekip biçilen, ama son 20 yıldır köyden şehre göç ve arazi parçalanması gibi sebeplerle boş kalan arazilerin orman arazisi olarak işaretlendiğini ileri süren köylüler mahkeme yoluna düştü. Daha şimdiden yüzlerce niza davası açılmış durumda. Çalışmaların sürdüğü kasaba ve köylerde ise köylüler kendi arazilerinin ormanlık alana dahil edilmemesi için danışacak kişi, tutunacak dal arıyor. Köylüler bölgelerinde onlarca yıldır hiç orman yangını görülmediğini, halkın ormanları kendi malı gibi koruduklarını belirterek birtakım matematik hesaplarla arazilerinin orman içinde gösterilmesine tepki gösteriyor.
“UYGULAMALAR MEVZUAT DAHİLİNDE YAPILIYOR”
Konya Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerinden edindiğimiz bilgilere göreyse orman alanını belirlemek için hava fotoğrafları, önceden yapılmış kadastro haritaları ve amenajman planları kullanılıyor. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak imkanı sağlayan 3402 sayılı kanunun 45’nci maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesi kararları ile iptal edildiğini hatırlatan yetkililer, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi gerektiğini ifade ederek kadastro çalışmalarında toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresini incelediklerini, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından çekişmeli taşınmazın memleket haritasında konumu belirlenip, bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterdiklerini ifade ediyorlar. Köylüler ise şehre göç veya ihtiyarlıktan dolayı bakamadıkları orman görünümü kazanmış arazilerinin alelacele orman arazisi sayıldığını iddia ederek “Orman ve Kadastro yöneticilerinin ölçüyü halktan yana tutmaları veya adaletli bir uygulama gerçekleştirmeleri” gerektiğini vurguluyorlar.
YASA NE DİYOR?
Orman Kadastro çalışmalarında Orman Kadastro komisyonlarının hukuki kuruluşları teşekkül ettirilmekte, çalışılacak yerlerde ilanlar yapılmakta, bu mıntıkadaki tüm ormanlık alanlar taranmakta ve mevcut yasanın orman tanımlamasına giren yerlerle, orman sayılmayacak yerler arasındaki sınırlar belirlenmektedir. Yasal olarak yerine getirilmesi gerekli olan tüm iş ve işlemler bitirildikten sonra sonuçlar 6 ay süre ile ilan edilmektedir. İlana karşılık hak kaybı talebinde bulunanlar bu süre içerisinde görevli mahkemelere dava açma hakkına sahiptirler. Aksi takdirde sonuçlar kesinleşir ve yasal olarak hak arama söz konusu olamaz. Murat Güzel-Memleket