Orgeneral Başbuğ Konuşuyor

Orgeneral Başbuğ Konuşuyor

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, basın toplantısında konuşuyor. Şehit haberi ve Ergenekon cephaneliği konusunda açıklamalar yapıyor...

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, medya temsilcilerine yönelik düzenlediği toplantı için yerini aldı.

İşte Başbuğ'un konuşmasından satır başları.

İkinci iletişim toplantımıza, malesef üzücü bir olayla başlıyoruz. TÜrkiye terörle yaşayan bir ülke. İki gün önce İstanbul'da yaşadıklarımız ve bugün Diyarbakır Lice'de yaşananlar bunun bir örneğidir.

Diyarbakır Lice'de yol emniyetini sağlamak için bir tank ve bir zırhlı personel taşıyıcı yola çıktı. Tankın geçişinin ardından M113 zırhlı personel taşıyıcıya karşı saldırı düzenlendi. 9 vatan evladımız şehit oldu.

M113 araçlarının altında 3-4 santimetre kalınlığında zırh bulunuyır. Bu araca bu denli zarar veren bomba hakkında inceleme yapılıyor.

Çok güçlü bir el yapımı patlayıcı olduğu değerlendiriliyor.

Patlama düzeneğinin ne olduğu konusunda net bir açıklama yapamam ama uzaktan kumandalı yada kablolu bir sistemle patlatıldığını düşünüyoruz.

Terörle mücadelede karamsarlığa yer yok.

Terörle mücadele ekiplerimiz ve polisimizmücadeleye dünden daha hazır bir şekillde çalışmaktadır.

Toplantıyı 1,5 saat olarak planladım. ağırlıklı olarak sorulara yer vereceğim. Sorularınızı almadan önce bir konuda açıklama yapmayı uygun görüyorum.

ERGENEKON CEPHANELİĞİ

Ergenekon soruşturması kapsamında ele geçirilen silahlarla ilgili bilgi vermek istiyorum.

Öncelikle her silahın tanımını yapmakta fayda var. Her silahın zerinde bir stok numarası olur, bir silahtan iki tane olmaz. Silah sarf malzemesi değildir.

Savcılığın açıklamasında 45 adet silah var. Bunlar tabanca, tüfek ve av tüfeği.

Soruşturma kapsamında ele geçirilen tabanca, tüfek ve av tüfekleri ordu envanterine kayıtlı değildir.

Silah ordunun namusudur.

Bulunan mühimmatlara gelince, LAW, el bombası ve tüfek bombası birer mühimmattır. Dolayısıyla sarf malzemesidir.

Her mühimmatın üzerinde sadece kafile numarası vardır. 6000 law için sadece bir kafile numarası veriliyor.


----------------------------------------------------------------------------

MASANIN ALTINDAN ÇIKARTILAN LAW SİLAHI

Başbuğ, LAW silahlarından bahsederken, LAW'ı gösterelim dedi. yanındaki subay, masanın altından çıkardığı law silahını çıkartarak Başbuğ'a uzattı.


----------------------------------------------------------------------------

Bu elimde tuttuğum LAW silahı 200 metre mesafeden 30 santimetre zırhı delebilir.

Poyrazköy'de kazılar yapıldı ve 5 adet boş LAW çıktı. Bir daha kullanılamayacak bu malzeme neden gömüldü anlamak mümkün değil.

İKİNCİ DERECE ASKERİ BÖLGE NE DEMEK?

2. derece askeri yasak bölgelere sadece yabancı uyruklu vatandaşlar giremez. TC vatandaşları bu araziler üzerinde imar izni alındıktan sonra istediği her türlü binayı tesisi yapabilir. Bu arazi ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu tarafından alınmış herhangi bir kısıtlama kararı yok.

Her üretilen askeri malzeme TSK envanterine girmez. Emniyete de gitmiş olabilir. Bir kurumu işaret etmek için söylemiyorum ama meselenin karmaşıklığını vurgulamaya çalışıyorum.

Ama mühimmatların hangi birlik ya da kuruma verildiğine dair karışıklığın giderilmesi için çalışma yapıyoruz.

MÜHİMMATLAR ÖZEL KUVVETLERE Mİ AİT?

1986 yılına kadar toprak altına gömülü mühimmatı vardı, bu tarihten sonra yayınlanan bir emirle toprak altından çıkartılıp depolara alınması sağlandı. 1996 yılına kadar sğren çalışmalar sonrasında toprağa gömülü hiç bir mühimmat depomuz yoktur, kalmamıştır.

El bombaları ve LAW için silinmeyen özel stok numarası vermemiz gerekiyor. Yeni el bombaları ve LAW'lara özel stok numarası verilmesine başlandı. Gözle görünmeyen, bulunsa dahi silinemeyen bir numaralandırma işlemi yapıyoruz.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, "1986 yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin, özellikle Özel Kuvvetler Komutanlığına ait Türkiye
sathında gömülü silah ve mühimmatı vardı. 1986’da o dönemde alınan karar çerçevesinde, o silah ve mühimmatın tümünün toplatılarak depolara alınması emri verildi. Bu işlem 1998 yılında tamamlandı. Bu, şu demektir: Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye sathında hiçbir yerde gömülü silah ve mühimmatı yoktur" dedi.

Başbuğ, birliklerden alınan raporlar ve birliklerde yapılan ani denetlemelerden elde edilen resmi rakamlara ve kayıtlara göre Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mühimmat eksiği bulunmadığını bildirdi.