Oda başkanlarından Bakan’a tarım raporu, ÖNLEM ALINMAZSA EKİMDE DARALMA YAŞANACAKTIR
Konya’nın tarım ve hayvancılığı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yapılan toplantıda ele alındı. Toplantıya Konya’dan ziraat odası başkanları ve tarım temsilcileri katıldı.
Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, tarımdaki sorun ve taleplerle ilgili raporu Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye sundu. Bakan Pakdemirli, sorunların çözümü için gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi. Memleket’e açıklamalarda bulunan Ataiyibiner, Bakan Pakdemirli ziyaretinden Konya tarımının kazançlı çıkacağını söyledi.

BAKAN PAKDEMİRLİ BU AY KONYA’YA GELECEK
Konya tarımının temel yapısal sorunlarını Bakan Pakdemirli’ye rapor halinde sunan tarım paydaşları olarak Merkez Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner “birkaç başlıkta sayın Bakan ile tarımın olmazsa olmazlarını paylaştık. Bakan Bey bu sorunların çözümü için hemen çalışma başlatacağını da söyledi. Bakan Bey, bu ay içerisinde de Konya’da bizler ve üreticilerle bir araya gelerek bizleri yeniden dinleyecek” diye konuştu.
.jpg)
KONYA OVASI’NIN SULANMASI ZORUNLUDUR
Kuraklık ve sulama alanlarındaki hazırladığımız başlık Konya’nın acil çözüm bekleyen önceliğidir diyen Ataiyibiner, “Bitkisel üretimde verimliliği ve kaliteyi sınırlandıran en önemli unsur kuru tarımdır. İlimizde işlenen tarım arazilerinin yüzde 80 civarı sulanabilir nitelikte iken ancak sulanabilir arazilerin yüzde 30’u sulamaya açılmıştır. Ülkemizde gelen turist ve göçmen sayılarına da dikkate aldığımızda 100 milyon gibi bir nüfusun beslenmesi ve gıda güvenliğini sağlamak gerçekliği Konya Ovası’nın sulanması zorunluluğunu bütün olumsuz şartlara rağmen daha da artırmaktadır.” diye konuştu.
.jpg)
ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ ARAZİ TOPLULAŞTIRMASINA BAĞLIDIR
Arazi toplulaştırılması da en az su ve sulu tarım kadar önem arz eder şeklinde konuşan Ali Ataiyibiner, “Ülkemiz geneli ve ilimizde tarım işletmelerinin yapısı küçük parçalı ve dağınık şeklindedir. Bu yapının modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenlemek daha az zaman, işgücü- ve sermaye kullanımının sağlanması gerekmektedir. Konya'da 100 dekarın özerinde araziye sahip işletme sayısı toplam işletmelerin ancak. % 30 unu oluştururken bunların sahip olduğu arazi toplanı arazinin % 78"'ine tekabül etmektedir. Bitkisel -üretim yapan işletmelerde işletme büyüklüğü ortalama 98 dekardır. Buda en az 7-8 parselden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere arazi toplulaştırması en az sulama kadar önem arz etmektedir” dedi.
.jpg)
GİRDİ MALİYETLERİ EKİMDE DARALMAYA SEBEP OLACAKTIR
Son günlerde yaşanan ekonomik süreç ile ilgili tarımı etkileyen başlıkları da Bakan Pakdemirli’ye rapor halinde sunduklarını anlatan Merkez Meram Ziraaat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner , “Tarımın temel girdisi olan özellikle mazot, gübre, enerji maliyetleri çok yüksektir, özellikle dövizin çok yükseldiği şu günlerde gübre ve mazot fiyatlarından çiftçiden çok şikayet gelmektedir. Ekim sezonunun geldiği bu günlerde gübre mazot desteği yeniden gözden geçirilmeli yeni bir destek programı açıklanmalı dövizden kaynaklı fiyat artışlarının yükü çiftçiden alınmalıdır. Çiftçi ekime rahat girebilmelidir. Bu girdi maliyetleri ile son yıllarda hububat ekiminde yaşanan daralma bu yıl daha da artacaktır.” İfadesini kullandı.
SÜT VERİMİNDE DÜŞÜK SEVİYELERDEYİZ
Bitkisel üretimde ki maliyet artışı, aynı zamanda ülkemizde bulunan tüm hayvancılık sektörüne girdi olarak yansıyacağından tüm sektörde ki paydaşların sorunların birlikte masaya yatırılıp çözülmesi gerektiğini de vurgulayan Ataiyibiner, “Bölgemizde büyük hayvancılık işletmeleri genellikle şehrin kenarında merkeze yakın yerlerde yoğunlaşmaktadır. Hayvan varlığı 870 bin. civarındadır. Kırsalda daha çok 3-5 hayvan varlığı olan aile işletmeleri şeklinde yapılmakladır, Bölgenin potansiyeli oranınca büyükbaş hayvancılık yeterli değildir. Büyükbaş hayvancılıkta meralar yeterince kullanılmamakta kapalı sistem hayvancılık yapılmaktadır. Hayvancılık işletmeleri ruhsat vb. gibi sorunlar nedeni ile kırsal kalkınma hibelerinden, yeterince de faydalanmamaktadır. Süt veriminde istenilen seviyeye ulaşılmamış olup ortalama süt verimi gelişmiş ülkeler seviyesinin altındadır. Hayvancılık girdi, maliyetleri yüksek olup süt fiyatları yıllardır düşük seviyede seyretmekledir. Hayvancılık yıllardır çok az kar marjları ile yürütüldüğünden dolayı küçük aile işletmeleri ile ayakla kalmaktadır.” şeklinde konuştu.
BAKAN PAKDEMİRLİ: ÇİFTÇİMİZİN MAĞDUR OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ
Sunulan raporu inceleyen, Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, raporda yer alan sorun ve taleplerin detaylı bir şekilde inceleneceğini ve sorunların çözümü için gerekli çalışmaların yapılacağını söyledi. Her zaman çiftçilerin, üretici birliklerinin yanında olduklarının altını çizen Pakdemirli, “Bakanlık olarak çiftçilerimize yönelik çalışmalarımızı yapıyoruz. İstiklal ve istikbalimiz için biraz sabırlı olmalıyız. Üreticimizi korurken, tüketicilerimizi de düşünerek hareket ediyoruz. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde gübrede yüzde 15 indirime gittik. Buğday ve arpadaki desteği yüzde yüz arttırdık. Çiftçimizin önümüzdeki hasat döneminde hiçbir şekilde mağdur edilmesine izin vermeyeceğiz. Buğday ve arpayı dünya fiyatları ne ise aynı fiyattan alacağız. Çiftçimizin herhangi bir endişesi olmasın.” dedi.
M. Ali Elmacı-Memleket