Nevruz, Mecusilerin bayramı

Nevruz, Mecusilerin bayramı

Nevruz’un, Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında Hicri takvimin yerine kabul edilen ‘Celali takvim’le birlikte Türkler’in yeni yıl kutlamalarıyla birleştirildiğini iddia eden Mikail Bayram, nevruzun Mecusi inancına sahip Persler̵

Murat GÜZEL


Selçuk Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Mikail Bayram, ‘nevruz’ olarak bilinen günle ilgili gazetemize yaptığı açıklamalarda ‘nevruz’, Farsça’da ‘yeni gün’ anlamına geldiğini belirterek bu günün Avesta döneminden beri İran’da yaygın olarak bayram şeklinde kutlandığını vurguladı. “Eslingan” adıyla 6 gün boyunca süren bu bayramın Pers imparatorluğu döneminde, güneşe dayalı eski İran takviminin yıl ölçümünde ortaya çıkan 6 güne tekabül ettiğini ifade eden Bayram, eski İran takviminin yılbaşı olarak 21 Mart’ı tespit ettiğini kaydetti.


Çobanlıkla geçinen göçebe toplulukların özellikle koyunların kuzuladığı dönemlere tekabül eden bu bayrama büyük rağbet gösterdiğini vurgulayan Bayram, Türkler’in kendi yılbaşlarıyla nevruzu birleştirmelerinin ise Selçuklular’ın bütün İran’a egemen olduğu dönemde gerçekleştiğini söyledi. Anadolu’nun Türkler’e açılmasında büyük rol oynayan Malazgirt Zaferi’nin büyük kumandan Sultan Alparslan’ın halefi ve oğlu Sultan Melikşah döneminde Melikşah’ın “Celalüddevle” ismine atıfla, Celali takvimi olarak bilinen takvimin düzenlenmesiyle 21 Mart’ın Türk asıllı topluluklar arasında da yaygın bir biçimde bayram olarak kutlanmaya başlandığına işaret eden Bayram, bu takvimin icat edilmesinin asıl saikinin ise ayın gökyüzündeki hareketlerine göre düzenlenmiş Hicri takvimde günlerin sürekli 11 gün önce gelmesinin devletin bütçe düzenine olan olumsuz etkilerinin engellenmesi olduğunu vurguladı. Bu durumun bütçede istikrarı zedelediğine dikkat çeken Bayram şunları söyledi: Sultan Melikşah, içlerinde ünlü astronom Ömer Hayyam’ın da bulunduğu bir bilimsel heyete sözü edilen takvimi hazırlattı. Böylece devletin bütçe düzenine bir istikrar getirmiş oldu. Bütün İran’a hükmeden Selçuklular’ın egemenliği altındaki topluluklar da dolayısıyla bu takvimde yılbaşı olarak kabul edilen 21 Mart ile Avesta döneminden beri Farslar arasında yaygın şekilde kutlanan Nevruz’u birleştirdiler. Genellikle bizde Mecusiler ‘ateşperest’ olarak  bilinir. Halbuki ateş, Mecusiler için ‘ışık’a götüren, ona işaret eden bir simgedir. Ateş, bu anlamda Mecusilerin kıblesidir. Mecusilerin ibadet yerlerinde bu yüzden sürekli bir mangal içinde ateş yanar. Bu ateş hiç sönmez. Ateşin yandığı yere, yani Mecusilerin ibadethanelerine de ‘ateşgede’ denir. Türkmenler ise nevruza yeni yıl anlamına gelen “yengil” derler ve yeni yılı “yengil” adı altında kutlarlar.

Bayram, Nevruz kutlamalarında sıklıkla karşılaşılan ‘ateşin üzerinden atlama’ ritüelinin de Mecusi inançlarına dayanan bir batıl inanç olduğunu söyleyerek, “Ateşin üzerinden atlayan kişi böylelikle bahtının açılacağına inanır” dedi