Netanyahu'nun tutuklanacağı ülkeler listesi güncellendi
ABD-İsrail ile İran arasında süren savaşta hedef sayısı 7 bini aşarken, UCM’nin Netanyahu ve Gallant hakkında aldığı karar yeni bir krizi tetikledi.
ABD ile İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askeri operasyonlar üçüncü haftasına girerken, sahadaki çatışmaların şiddeti artıyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı verilerine göre savaşın başlangıcından bu yana binlerce hedef vuruldu.
Son günlerde gerçekleştirilen yoğun saldırılarla birlikte toplam hedef sayısının 7 bini aştığı ve operasyonların aralıksız sürdüğü bildirildi. Bölgedeki gerilim, enerji ve güvenlik dengeleri açısından da yakından takip ediliyor.
UCM kararı sonrası yeni kriz
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama kararı aldı.
Bu kararın ardından söz konusu iki ismin, UCM’ye taraf ülkelerin topraklarına giriş yapmaları halinde gözaltına alınarak mahkemeye teslim edileceği bildirildi. Karar, uluslararası diplomasi açısından yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.
Hangi ülkelerde tutuklanacaklar?
UCM kararına göre Netanyahu ve Gallant’ın giriş yapmaları halinde tutuklanabilecekleri ülkeler arasında birçok Avrupa, Amerika ve Asya ülkesi bulunuyor.
Öne çıkan ülkeler arasında şunlar yer alıyor:
Türkiye
Almanya
Fransa
Birleşik Krallık
İtalya
İspanya
Kanada
Japonya
Brezilya
Norveç
Hollanda
Yunanistan
Ayrıca listede Nijerya, Romanya, Senegal, Sırbistan, İsviçre ve Filistin gibi ülkeler de dikkat çekiyor.
Liste geniş: 100’den fazla ülke kapsama giriyor
UCM’ye taraf olan ülkeler kapsamında hazırlanan listede 100’den fazla ülke yer alıyor. Bu ülkeler arasında:
Avustralya, Polonya, İsveç, Güney Afrika
Meksika, Arjantin, Şili, Kolombiya
Tunus, Uganda, Tanzanya
Güney Kore, Moğolistan, Maldivler
gibi farklı kıtalardan çok sayıda ülke bulunuyor.
Kararın etkileri tartışılıyor
Uzmanlar, UCM’nin aldığı bu kararın yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi ve diplomatik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.
Kararın uygulanabilirliği ve ülkelerin bu karara ne ölçüde uyacağı ise önümüzdeki süreçte uluslararası gündemin en kritik başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.

