NATO, en iyi savunma saldırı anlayışını benimsemiş

NATO, en iyi savunma saldırı anlayışını benimsemiş

Konya İnanç Özgürlükleri Platformu 232. Hafta basın açıklamasını Kayalı Park’ta yaptı.

 Bu haftaki açıklamayı platform adına Mustafa Büyüksarıkulak gerçekleştirirken, NATO Genel Sekreteri Rasmussen’in Türkiye ziyareti ile ilgili gelişmelere değinildi. “Türkiye’nin NATO’ya üyeliğinin 60. yılı münasebetiyle İslam’a ve Müslümanlara düşman olan NATO Genel Sekreteri Rasmussen, ülkemizi ziyaret etmektedir” diyen Büyüksarıkulak, “Üst düzey yetkililerle görüşen Rasmussen, Türkiye’nin NATO üyesi olmasının, NATO açısından büyük bir kazanç olduğunu ifade etmiştir. Türkiye, NATO’nun Hıristiyan olmayan tek üyesidir. Bu üyeliğin NATO’nun bir haçlı koalisyonu görüntüsünden çıkaracağı kabul edilmektedir. NATO’nun bir haçlı koalisyonu olduğu gerçeği Türkiye’nin onun üyesi olmasıyla örtülemez. Herkes tarafından bilinen ve kabul edilen bu gerçek Türkiye’nin üyeliği ile yok sayılamaz” dedi.

BİRÇOK ÜLKE HALEN NATO’NUN İŞGALİ ALTINDA

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun NATO’nun bir savunma paktı olduğunu ifade ettiğini aktaran Büyüksarıkulak, “Evet! NATO’nun adından da bir savunma paktı olduğunu anlamaktayız. NATO’nun savunma paktı olduğunu ifade ederek NATO’da varoluşumuzu güzel göstermeye çalışmaksa bir gariplikten ibarettir. Çünkü NATO Kuzey Atlantik savunma paktıdır. Türkiye’nin Kuzey Atlantik’te olmadığını Dışişleri Bakanı da bilmelidir. Evet! NATO bir savunma paktıdır. En iyi savunma, saldırıdır anlayışında olan bir savunma paktı. NATO kurulduğunu günden bugüne kadar NATO’ya bağlı ülkelere yönelik hangi saldırı olmuş ve NATO hangi üyesi ülkeyi savunmak durumunda kalmıştır. NATO’nun içerisinde yer aldığı savaşlar dikkatle incelendiğinde NATO’nun açıkça bir saldırı ve işgal paktı olduğu ortadadır. Kore, Lübnan, Somali, Sudan, Irak, Afganistan, Libya ve benzerleri NATO’nun müdahil olduğu, NATO saldırganlığından nasibini almış ülkelerdir. Bugün hala bu ülkelerin pek çoğu NATO’nun işgal ve zulmü altındadır. Bu gerçeklikler ortadayken hala NATO’nun savunma paktı olduğunu söyleyebilmek için NATO üyesi bir ülkenin dışişleri bakanı olmak gerekir herhalde. Rasmussen’le yapılan görüşmelerden sonra Malatya’da kurulmakta olan, NATO füze kalkanının istihbarat bilgilerinin İsrail’le paylaşamayacağının üzerinde önemle durulmaktadır. Bu mesele üzerinde önemle durulması dahi, akıllara birtakım şüpheler getirmek için yeterlidir. NATO’nun en önemli üyesi olan Amerika’nın kendi varlığını korumaya eş saydığı İsrail’in varlığını korumak nasıl NATO’nun bir vazifesi olamayabilir ve NATO elindeki imkânları İsrail’in lehine kullanmayabilir?” diye konuştu. Ferit Hepokur-Memleket