Musa Seyithan, yöneticiyi yoldan çıkaran 5 tutkuyu anlattı
Ribat Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musab Seyithan, yöneticilere musallat olan beş ayartıcı tutkuyu anlatt
Ribat Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musab Seyithan ile Eğitimci Yazar Müslüm Yurtman Ribat Eğitim Vakfı İzmir Temsilciği görevini de üstlenen, İnsan Eğitim Kültür Yardımlaşma ve İzmir Gıda Bankası Derneğinin (İNSANDER) düzenlediği hizmet içi eğitim seminerine katıldılar.
Eğitimci Yazar Müslüm Yurtman, "Yöneticilik Nedir? İyi Bir Yönetici Nasıl Olmalıdır?" başlıklarında sunum yaparken, Ribat Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musab Seyithan ise seminere katılanlara yöneticiyi yoldan çıkaran beş tutkuyu anlattı.
"Yüce Peygamberimiz 'Ümmetimden iki sınıf düzelirse, bütün insanlar düzelmiş olur. Bozuldukları vakit de bütün insanlar bozulur. Bunlar da âlimler ve âmirler/yöneticilerdir' buyurmaktadır" diyen Musab Seyithan, "Yöneticiler de nefis taşıdıkları için yoldan çıkabilirler. Önemli olan, kendilerini yoldan çıkaracak tutkuları bilmeleri ve ona karşı nefis tezkiyesi ve ruh terbiyesi eğitimini uygulamalıdırlar." dedi.
SEYİTHAN YÖNETİCİYİ YOLDAN ÇIKARAN TUTKULARI ANLATTI
Ribat Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Musab Seyithan, yöneticilere musallat olan beş ayartıcı tutkuyu şöyle anlattı:
"1- Kurumun elde ettiği sonuçlardan çok kendi kariyeri ve konumunu koruma üzerinde odaklanma.
Sonuçlar yerine, konumu tercih etmek. İdareci, o makama getirilmiş olmaktan çok, bir şeyler başarmış olmaktan onur duyar. Bir antrenör için önemli olan, işe alındığı tarih değil, kazanılan maçlar ve şampiyonluktur. İdareciyi yönlendiren, egosu değil başarısı olmalıdır. Mesela bir genel müdür, bir şeyler başarmak için yanıp tutuşmalıdır.
2-Popülist olma arzusu, kişilerin beğenisini kazanma tutkusu.
Başka bir ifade ile birlikte çalıştığı kişilere sorumluluk verme yerine onlar tarafından beğenilme isteği. Hâlbuki popüler olma yerine, sorumluluk verip hesap sorma tercih edilmelidir.
3-Kararlarının doğruluğundan emin olma tutkusu. Açıklık yerine kesinliği seçme.
Bu bir mükemmellik hastalığıdır ve İblis’ten kalmadır. Kendi aklına haddinden fazla güvenmedir. Ortak akıl oluşturmayı ıskalamadır.
4-Üretken çatışma yerine uyumu tercih etme tutkusu.
Uyum, isabetli karar alma açısından kanser gibidir. İsabetli bir karara ulaşmanın tek yolu, seni çevreleyen insanların tüm dürüst görüşlerini etkin bir biçimde özümsemektir. Üretken fikir farklılıklarından yararlanılmalıdır. Hiçbir zaman başkalarının fikirlerinden sonuna kadar yararlanmadan bir karara varılmamalıdır. Fikrimiz namusumuz değildir, gerektiğinde vazgeçebilmeliyiz.
5- Yara almaktan, yanlış yapmaktan, beğenilmemekten konumunu yitirmekten korkma tutkusu.
İdareciler nispeten güçlü kişilerdir. Kendilerine bağlı kişiler tarafından incitilme ihtimali onları tedirgin eder.
Sonuç olarak, beş tutkudan hangisinin bizim için en karşı konulmaz olduğunu anlamanın en iyi yolu hangi tutkunun bizde var olduğunu belirlemektir. Bunu yapmanın bir yolu da “hangi tutku beni tedirgin ediyor?” sorusunu kendimize sormaktır.İdarecilerin başarısız olmalarının asıl nedeninin bu tutkular olmadığını da ifade eden Musab Seyithan, "İdareciler bu tutkularını başkalarının gözü önünde masaya yatırmak istemedikleri için başarısız olurlar. Oysa ancak tutkularını açığa çıkarırlarsa, kendilerine yardımcı olabilecek konumdaki elemanların desteğini sağlayabilirler. Burada zor olan, bunun ciddi bir sorgulama gerektirmesidir ve çoğu idareci bundan hoşlanmaz, direnir. Demek ki, başarının anahtarı, beş tutkuya kapılmaktan kaçınmaya çalışmak değil asıl olan, tutkuları açığa çıkaracak bir kendini sorgulama ve bunlarla başa çıkmaya yardımcı olacak açık kalpliliktir. Bu da bir günde gerçekleşmez." şeklinde konuştu. Ribat Eğitim Vakfının Aile Eğitimi ve İrşat programları önümüzdeki günlerde de birçok il ve ilçe merkezinde devam edecek.
