MISIR'DAKİ HUKUKSUZLUĞA STK'LARDAN TEPKİ

MISIR'DAKİ HUKUKSUZLUĞA STK'LARDAN TEPKİ

Geçtiğimiz günlerde Mısır'da 529 darbe karşıtına şiddete teşvik suçundan idam cezası verilmişti

Minya Ceza Mahkemesi, darbe karşıtı 529 kişi hakkında "şiddete teşvik suçlamasıyla" idam cezası verilmesini ve dosyalarının müftüye sevk edilmesini kararlaştırdı. Duruşmada aynı suçtan yargılanan 16 kişiye de beraat kararı verildi. Minya Avukatlar Sendikası Başkanı Tarık Fude yaptığı açıklamada, duruşmada kararın okunması sırasında herhangi bir sanığın ve avukatının bulunmadığını belirtti. Söz konusu karar 3 Temmuz'da gerçekleşen darbenin ardından, darbe karşıtları aleyhinde verilen ilk karar oldu.

DAKİKADA 26 İDAM

Duruşmada verilen idam cezasının ön karar olma özelliğini taşıdığı ve temyiz yolunun da açık olduğu ifade edilirken, 20 dakika süren duruşmada, dakikada 26 idam kararının verildiği kaydedildi. Kararla ilgili son hükmün 28 Nisan'da okunacağı belirtildi.

Darbe hükümetinin aldığı bu kararın 'hukuksuz' olduğunu dile getiren STK temsilcileri Memleket Gazetesi'ne konuştular.

Konya STK'ları İcra Kurulu Başkanı Latif Selvi, “Öncelikle bu karar 'hukuki' değil bunu belirtmeliyim. İnsanlar kademe kademe bütün dünyanın gözleri önünde öldürülüyor. Çocuklar katlediliyor, keskin nişancılarla masumlar sokak ortasında vurulurken en son darbeye karşı çıktığı için yüzlerce kişiye idam kararı veriliyor. Bu durum şunu açıkça ortaya çıkarmıştır ki, insan hakları örgütleri, uluslararası kurumlar, ya en büyük ihaneti içindedirler ya da artık bu örgütler iflas etmiş durumda” dedi. Bazı insan hakları örgütlerinin katliamları yapanları kınamak, uyarmak yerine katliama kılıf aradıklarını da işaret eden Selvi şunları söyledi: Düşünce değişimi yapmaya çalışan İhvan Hareketini terörist gibi gösterme yarışı başladı. Mısır'da darbe hükümeti 'İsrail'in bile yapmadığını yaptı'. İdamlar 'hukuki' değil, üstelik görülmüştür ki hukuk bunların işi değil. Artık bunların vereceği kararlar şaibeli olacaktır. Bunlar insana ve insanlığa değil güce hizmet ediyorlar.

İDAM KARARI ENGELLENEBİLİR

529 kişi hakkında verilen idam kararının engellenebileceğini öne süren Selvi, “İslam dünyası acil toplanmalı. Tepkisini daha ciddi göstermeli. İKÖ ve Arap Birliği gibi örgütler toplanıp ciddi yaptırımlar ortaya koyabilirse idamlar önlenebilir. Maalesef bu tepki sadece Türkiye'de belirgin şekilde verilmekte olup, diğer Müslüman ülkelerden ses çıkmamaktadır. İslam dünyası 2Aslanların saldırısına uğramış buffalo sürüsü gibi'. Son olarak önemli bir noktanın altının çizilmesi gerekir. Eğer Mısır'daki bu karar uygulamaya konur ve tepki gösterilmezse bu durum artık Mısırla kalmayacak ve bütün İslam Dünyası'na sıçrayacaktır. Mısır ile sınırlı kalsa bile tarihte büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu topraklar gelecekte büyük katliamlara sahne olacaktır” diye konuştu.

latif-selvi.jpg

CİDDİ TEPKİLER GÖSTERİLMELİ

İHH (AYDER)'den Opr. Dr. Hasan  Hüseyin Uysal ise idam kararlarını, 'uyanışı bastırma hareketi' olduğunu belirterek “Bangladeş'teki idamlardan destek aldılar” dedi. Uysal şu açıklamayı yaptı: Biz bu durumu yeni yaşıyor değiliz 200 yıldır sıkıntılı bir süreç geçiriyoruz. Önce topraklarımızı işgal ettiler sonra da emperyalizmin çizmelerini giymiş insanları başımıza koydular. Mursi kimseyi öldürmedi ya da kimseye de ölüm emri vermedi.

Katliam kararı aslında bir bastırma hareketidir. Yani uyanışı durdurma hareketidir.

Bu kararlar şu anda temyize açık kararlardır. Tepkiler ciddi olursa iptal edilme şansı var. Yalnız bir noktanın altını çizmem gerekir ki, geçtiğimiz aylarda Bangladeş'teki idamlara ses çıkarmadık. Orada gördüler bizim Müslümanlar olarak ne yapıp ne yapamayacağımızı...

Yani demem o ki, idamlar gerçekleşebilir. Çünkü daha önceden bunları yaşadık.

Türkiye'ye burada büyük sorumluluklar düşmektedir. Zira İslam dünyasının abisi konumundadır. Türkiye daha ciddi adımlar atabilirse diğer İslam ülkeleri de belki uyanışa geçebilir.

hasan-huseyin-uysal.jpg

HUKUKSUZ SÜRECİ TARTIŞMAK BİLE ANLAMSIZ

Mazlumder Konya Şube Başkanı Derviş Argun;"Haziran 2012'den bu yana devam eden bu 'hukuksuz' süreci tartışmak bile anlamsız. Seçilmiş bir Devlet Başkanı'nın İsrail ve A.B.D.'nin de yardımlarıyla darbe yapılıp Mursi'nin devrilmesinin neyini tartışmak gerekir bilemiyorum. Bakın bir örnek daha vereyim, Mısır'da bir referandum süreci yaşandı. Bu süreçte bütün baskılara, bütün zulumlere rağmen Sisi'ye ne kadar destek çıktı? Yüzde 34...

Yüzde 66'lık oran hala Mursi'yi istiyor ve destekliyor.

dervis-argun.jpg

TÜRKİYE MISIR KONUSUNDA YALNIZ BIRAKILDI

İşin korkunç tarafı Türkiye hariç bütün Müslüman ülkeleri de Mısır'daki bu darbeyi ve yapılan katliamlara onay verdi ve seyirci kaldı. Binlerce şehidin çadırlarını iş makineleriyle kürüdüler, çadırları yaktılar, kimini hangi Müslüman ülkenin sesi çıktı? Türkiye burada yalnız kaldı ya da bırakıldı. Uluslararası baskı yapılması gerekir ama burada sadece Türkiye'nin gücü yetmeyebilir. Zira Türkiye'nin önünde iki büyük seçim daha var.

ZOR BİR SÜREÇ AMA DAHA İYİ OLACAK

Kaldı ki, Mısır'da uluslararası yaptırım uygulanmasa bile Mısır halkı yani yüzde 66'lık kesim zor da olsa bu sürecin altından kalkacaktır. Mısır şimdi 80 dönemi Türkiye'sini yaşıyor. Bundan 30 yıl sonra Sisi diye birisi olmayacaktır Mısır'da. Zor süreçlerin, sıkıntılı süreçlerin arkası selamettir inşallah. Direniş devam ettikçe ölüm, direniş devam ettikçe zulüm sürecektir. Biz de desteklerimizi, dualarımızı esirgemeyeceğiz. Tepkimizi daha güçlü ortaya koyacağız. Şurası iyi anlaşılmalıdır ki, Mısır daha güçlü bir devlet olacak" diye konuştu.