Mim Kemal Öke'den 'Tasavvuf'söyleşisi

Mim Kemal Öke'den 'Tasavvuf'söyleşisi

Konya’da “aşkı, tasavvufu ve insanı” anlatan Prof. Dr. Mim Kemal Öke, dünyada aşkın, sevginin ve muhabbetin olmadığını belirterek “İnsan, Allah’la olan irtibatını kestiği zaman mutsuz olur” dedi.

Konya Aydınlar Ocağı’nın daveti üzerine geldiği Konya’da “Aşk-Tasavvuf-İnsan” konulu bir söyleşi yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi, İ.İ.B.F. Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mim Kemal Öke, “Kendi metafizik derinliğini keşfedememiş insan mutsuzdur. İnsan, Allah’la olan irtibatını kestiği zaman mutsuz olur” dedi.

Öncü Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen ve Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü’nun kısa takdim konuşmasından sonra söyleşiye başlayan Prof. Dr. Mim Kemal Öke, 21. yüzyılı “kaygı çağı” ve günümüz neslini de ATM ile AVM arasına sıkışmış bir nesil olarak nitelendirdi. Geri kalmış fakir ülkelerin hastalığını “yoksunluk, yolsuzluk ve yoksulluk” olarak sayan, ileri ve zengin ülkelerdeki hastalığı da “yalnızlaşma, yabancılaşma ve yozlaşma” olarak gördüğünü ifade eden Öke, insanoğlunun kimliğini ve kişiliğini kaybetmiş bir durumda olduğunu söyledi. Gençlik yıllarında insandaki bu kayıpların sistemden kaynaklandığını, sistemin veya düzenin değişmesi halinde insanın da düzeleceğine inandığını ve kabahati hep sistemde aradığını kaydeden Öke, “Daha sonra anladım ki bozukluk insanda veya insanı bozan şeylerde” dedi. 

RUHSAL DİNGİNLİK VE MUTLULUK

Hayatta dinginliğe kavuşabilmenin yolunu 3A formülüyle özetleyen ve sözlerine “İnsan Âdem, Âlem, Allah ilkesi doğrultusunda bir çerçeveyi kendi idrakiyle keşfetebildiği anda mutluluğu bulur. Bunlardan ilki insanın kendini tanımasıdır. Bu yetmez ikincisi olan âlem evren telakkisi ve kozmoloji olarak ta ifade edilebilir. Doğa, çevre ve evren içerisinde ben neredeyim? Ben kimim? Ben nereden geldim, nereye gidiyorum? Kendi metafizik derinliğini keşfedememiş insan mutsuzdur. Üçüncüsü de Allah’tır. Bizler Allah’la irtibatlıyız. İletişim devrimini yaşamış bir neslin çocuklarıyız. Bunca iletişim imkânlarına rağmen insanın asıl iletişim kurma mercii olan kendi yaratıcısıyla iletişimi ne haldedir? İşte insanoğlu Allah’la bağını kopardığı anda mutsuz olur. İşte bu üç A arasında birlikteliği, rabıtaları, inceliği, zerafet ve dokunuşu, yani tenzih ve teşbih makamında her birinin kendi edebi ve ölçüsü içerisinde tanzim edilmiş hali insanı mutlu kılar. Buna “organik dünya görüşü” diyorlar. Bunun İslâmcası ise “vahdet-i vücud”dur” şeklinde devam etti. Ruhsal dinginliğin insanın ne olduğunu ve ne işe yaradığını öğrenmekten geçtiğini belirten Öke, “Yunus Emre bunu çok güzel ortaya koymuştur: Ben bu dünyaya niye geldim? Bunun cevabı da var. Adame bakarsanız bunun cevabını görürsünüz” dedi.

DÜNYADA AŞK, SEVGİ VE MUHABBET YOK!

Müziği “Mûsikî âdem, âlem ve Allah arasındaki bütün irtibatların kurulduğu köprü” olarak tanımlayan ve “Ben buna “mistik titreşimlerin esrarı’ diyorum” diyen Prof. Dr. Öke, 50 yaşından sonra kendisini mûsikîye verdiğini kaydetti.

Mim Kemal Öke, down sendromlu kızı Nazlı ile olan ilişkisini, baba-kız ilişkisinden daha öte olduğunu gösterircesine elinde bendirle birlikte kızıyla ilahiler söylemesi, dinleyicileri hem duygulandırdı hem de büyük alkış aldılar. Öke, “Nazlı’yla birlikte başka bir noktaya geldim ben. İnsanı, evreni farklı bir gözle görmeye başladım. Her zaman ben Nazlı’yı eğitiyorum sanıyordum; ama farkettim ki o beni eğitiyor” dedi.

Sohbetine “Dünyada herşey var. Birşey yok. Onu da Nazlı ile öğrendim. Dünyada aşk yok, dünyada sevgi yok, dünyada muhabbet yok! Ben insanın yolculuğunun aşkla olduğunu keşfettim. Çünkü aşk, insanın taşıyabileceği en önemli varlıktır” diye devam eden Öke, “Nazlı’yla olan birlikteliğimiz ve aşka olan yolculuğumuz anlatılmaz, yaşanır” şeklinde konuştu.

Sohbetten sonra Konya Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Güçlü ve Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Akçay, Prof. Dr. Mim Kemal Öke’ye “Mevlana ve Mevlevilik” başta olmak üzere çeşitli kitaplar hediye ettiler. Öke, daha sonra kitaplarını imzaladı.