Milletvekillerinin ruh sağlığı bozukmuş!

Milletvekillerinin ruh sağlığı bozukmuş!

Prof. Dr. Rüstem Aşkın, TBMM’deki kavgaları değerlendirirken, “Milletvekillerinin çoğunun ruh sağlığı bozuk. Tedavi olmaları gerekir” dedi

Prof. Dr. Rüstem Aşkın, TBMM’deki kavgaları değerlendirirken, “Milletvekillerinin çoğunun ruh sağlığı bozuk. Tedavi olmaları gerekir” dedi

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rüstem Aşkın, TBMM’deki anayasa görüşmeleri sırasında yaşanan milletvekili kavgalarının milleti de olumsuz etkilediğine değindi. Aşkın, “Milletvekillerinin çoğunun ruh sağlığı bozuk, tedavi olmaları gerekir. Liderler ise değişken tepkiler gösteriyor. Bazı liderler sessiz durur ama sözlerinden ve kalemlerinden bazen kan bile akar” dedi.

CANLI YAYIN FRENLİYOR
Prof. Dr. Rüstem Aşkın, meclis görüşmelerinin canlı yapılmasının pek çok milletvekilini frenlediğini belirterek, “Meclis görüşmelerinde kendilerini ve dürtülerini kontrol edemeyen milletvekilleri olabilir. Onların kendilerini kontrol etmeleri ve tedavi ettirmeleri gerekebilir. Mecliste kontrolsüz hareketlerde bulunan milletvekillerinin bir hekime başvurmalarını tavsiye ediyoruz, bundan da gocunmamaları gerekir. Mecliste yaşanan tekme tokatlı kavgalar sadece Meclis TV’de verildiği için çocuklar bundan fazla etkilenmiyor. Gençlerin gözünde milletvekilleri ve bakanların bu durumları hoş bir intiba bırakmıyor ve saygınlıkları kalkıyor” dedi.

Aşkın sözlerini şöyle sürdürdü: Kavga yapılmaz değil ama tatlı bir kavga olması lazım. TBMM’de şu aşamada tatlı bir kavganın olması hayali kafamızda oluşması çok zor. Meclisteki kavgaların arka planlarına da bakmak lazım. Bunların başında çıkar kavgaları, güç ve konumlarını koruma kavgaları ön plana çıkmaktadır. Liderlerin de söylemlerine dikkat etmesi gerekir. Köy kahvelerinde halkın “bizim lider şöyle oturttu, şöyle söyledi” beklentilerine de cevap verecek nitelikte kavgalar edilmektedir. Bu çok yanlış.

ÇOCUKLAR SUÇA EĞİLİM GÖSTERİYOR
Siirt olaylarına da değinen Aşkın şunları söyledi: Sanal ortamda dolaşan haber ve konuları okuyan çocuklar önce tiksiniyor sonra bunu sürekli okuyup izlediği zaman alışıyor ve bu suça eğilim gösteriyor. Bu sanal ortamdaki gezintiler çocukların meraklarını artırıyor ve bu tür suçlara eğilim gösterebiliyor. Yurtlarda sapkın ortamların olduğunu biliyoruz. Bu tür okulların koğuş sistemlerini değişmesi, daha çok kontrol altında tutulması ve şeffaf olması gerekir.

A.Şenol Demirbaş