Milletin yüzü GÜL’üyor

Milletin yüzü GÜL’üyor

Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti'nin '11. Cumhurbaşkanı' oldu. '10. Cumhurbaşkanı' Ahmet Necdet Sezer ise Abdullah Gül’e Cumhurbaşkanlığı makamında basına kapalı olarak görevi devretti. Bir Sezer Gül karşılaştırması...

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin çok zor bir döneminde Başbakanlık yaptı, yüzünden eksilmeyen tebessümü, mütevazı hâlleri, ılımlı ve müşfik tavrı, nezaketi ve zarafeti ile milletin gönlüne taht kurdu. Türkiye tarihinin en başarılı ve en çok tanınan Dışişleri Bakanı olmayı başardı. Siyasî hayatındaki bütün basamakları başarıyla çıkan Gül, Devlet Bakanı, Dışişleri Bakanı, Başbakan Yardımcısı, Başbakan olarak görev yaptıktan sonra artık Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı. Kayserililer, sabaha kadar şehirlerini bayram yerine çevirdiler. Gül’ün Köşk’e çıkışını kutladılar. Elbette haklılar çünkü, Sezer’in Afyon’dan esirgediği katkıları, Gül Kayseri’den esirgemeyecek.   


Abdullah Gül’ün nasıl bir cumhurbaşkanı olacağından çok nasıl bir cumhurbaşkanı olmayacağı konuşuldu, yazıldı bugüne kadar. Bunda Sezer döneminin kötü izler bırakan icraatlarının etkisi büyük. Sezer döneminde en başta milletin yüzü hiç gülmedi. Çünkü Sezer, içine kapalı, halka sırtı dönük, şekilci, müdahaleci, demokrasiye ve kişi haklarına önem vermeyen, militarizme açık bir Cumhurbaşkanı oldu. İdeolojik peşin hükümleriyle ayrımcılık yaptı. Sadece TSK, yüksek yargı kuruluşları ve YÖK ile irtibat halinde oldu. Devletin başı olmayı, milletin başı olmaya tercih etti. Kapısını, toplumun hemen her kesimine kapalı tuttu. İş dünyasına, ADD ve ÇYDD haricindeki sivil toplum kuruluşlarına yüz vermedi. Yurtdışına ve milletlerarası ilişkilere uzak durdu. Fevrî çıkışlarıyla, başta 2001 krizi olmak üzere birçok olayda menfî tesirleri oldu. Kendisinden sonrasına iyi denebilecek hiçbir şey bırakmayacak


Bir hafta sonra biliyoruz ki Sezer’i artık kimse hatırlamayacak.


A. Necdet Sezer’e yine de güle güle derken yeni Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'e ‘hoş geldin’ diyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.


 


 


OYLAMANIN SONUCU


Katılan: 448


Abdullah Gül: 339


Sebahattin Çakmakoğlu: 70


Tayfun İçli: 13


Boş: 24


Geçersiz: 2


 


GÜL'ÜN PARLAK KARİYERİ


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhuriyetin ilanının 27. yıldönümü olan 29 Ekim 1950'de Hamdi Ahmet Bey ve Adeviye Gül'ün oğlu olarak Kayseri'de dünyaya geldi.


Orta öğrenimini Kayseri Lisesinde tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine giren Gül, aynı fakültede mezuniyet sonrası doktorasını aldı. Burslu olarak doktora çalışmaları için iki yıl Londra ve Exter'de kalan Gül, Türkiye'ye dönüşünde Sakarya Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünün kuruluşunda çalıştı ve burada iktisat dersleri verdi. Cumhurbaşkanı Gül, 1983-1991 yılları arasında merkezi Cidde'de olan İslam Kalkınma Bankasında (IDB) İktisat Uzmanı olarak çalıştı. 1991 yılında Uluslararası İktisat dalında doçent olan Gül, 1991 yılında yapılan erken seçimle Refah Partisi'nin (RP) Kayseri Milletvekili olarak parlamentoya girdi ve IDB'den istifa etti.


'PRO MERİTO' MADALYASI VE 'ONURSAL ÜYE' UNVANI


1992 yılından itibaren, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Üyeliği yapan Abdullah Gül, konseyin Kültür, Tüzük, Siyasi ve Ekonomik Kalkınma komitelerinde çalıştı. Avrupa Konseyi'ndeki başarılı çalışmalarından dolayı kendisine 'Pro Merito' madalyası ve konseyin sürekli 'Onursal Üyesi' unvanı verilen Gül, 1993'te RP'nin dış işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirildi.


Bu süre içinde Avrupa ve Amerika'daki birçok kuruluşta yaptığı konuşmalarla, partisinin görüşlerini anlatan Gül, 1995'te yapılan genel seçimlerde, ikinci kez RP'den Kayseri Milletvekili seçildi.


Cumhurbaşkanı Gül, 1991-1995 tarihleri arasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptı. 1995 yılında TBMM Dışişleri Komisyonu üyeliğine seçilen Gül, Necmettin Erbakan'ın başkanlığında kurulan RP-DYP koalisyon hükümetinde (54. Hükümet), Devlet Bakanlığı ve Hükümet Sözcülüğü görevinde bulundu. Gül, RP'nin kapatılmasının ardından girdiği Fazilet Partisi'nde (FP) Genel Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. 18 Nisan 1999'da yapılan 21. Dönem milletvekilliği genel seçiminde FP Kayseri Milletvekili olarak 3. kez parlamentoya giren Abdullah Gül, seçimden yaklaşık 1 yıl 1 ay sonra yapılan FP kurultayında, Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteğini alarak genel başkanlığa adaylığını koydu. Abdullah Gül, 14 Mayıs 2000 tarihinde yapılan FP 1. Olağan Kongresi'nde 521 oy alarak Recai Kutan'ın (633 oy) gerisinde kaldı.


58. HÜKÜMETTE BAŞBAKANLIK YAPTI


Cumhurbaşkanı Gül, FP'nin Anayasa Mahkemesince kapatılması sonrasında 14 Ağustos 2001 tarihinde kurulan AK Parti'nin önde gelen isimleri arasında yer aldı ve Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. 3 Kasım 2002'de yapılan erken genel seçimlerde AK Parti'den Kayseri Milletvekili seçilen Abdullah Gül, 18 Kasım 2002'de Türkiye Cumhuriyeti'nin 58. Hükümetini kurdu.


Abdullah Gül'ün başbakanlığı sırasında, Recep Tayyip Erdoğan AK Parti Genel Başkanlığını sürdürdü. Anayasa ve yasalarda yapılan değişiklikle aday olmasının önündeki engeller kalkan AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, YSK tarafından iptal edilerek 9 Mart 2003'te yenilenen Siirt seçimlerinde milletvekili seçildi. Abdullah Gül, Erdoğan'ın 11 Mart 2003'te, TBMM Genel Kurulunda ant içmesinin ardından 58. Hükümetin istifasını sundu. 14 Mart 2003'te Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında kurulan 59. hükümette Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı'na getirilen Gül, 22 Temmuz 2007 seçimlerinde 5. kez Kayseri'den milletvekili seçildi.


Hayrunisa Gül ile 21 Ağustos 1980'de evlenen ve Ahmet Münir, Kübra, Mehmet Emre adlarında üç çocuk babası olan Cumhurbaşkanı Gül, İngilizce ve Arapça biliyor. Memleket