Mevlevi sofrasında tatlar değişmedi

Mevlevi sofrasında tatlar değişmedi

Mevlevi Sofrası yenilen yüzü ve değişmeyen tadıyla misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Yaklaşık 1 yıllık aradan sonra Ocak ayından itibaren Mehmet Kartal’ın işletmeciliğinde hizmete tekrar başlayan ve 38 yıllık tecrübenin ardında gizlenen kaliteli hizmet anlayışı ile yeni yüzüyle Mevlevi sofrası, yöresel kültürünü zenginleştirmeye devam ediyor. Büyük İslam âlimi Hazreti Mevlâna’nın eserlerinde verdiği ‘reçete’ler, bugün Konya mutfağının hâlâ önemli bir parçası. Büyük düşünür, hayat felsefesini açıklarken sembollerinin çoğunu doğadan seçmiş ve gıdalar da bu semboller arasındadır. Mevlâna’nın, ilahi aşk şiirlerini toplayan Divan-ı Kebir adlı eserinde geçen “Hamdım, piştim, oldum” sözü de, buna bir örnek. Ünlü âlimin, tasavvuf ile ilgili bilgilerinin yanı sıra sunduğu yemek reçeteleri, kendi çağının yemek kültüründen bizlere sunduğu birer hediye. İşte, bu felsefeyle hareket eden Mevlevi sofrası da kendine özgü zengin yemek kültürüyle, yerli ve yabancı misafirlere damak tadını en iyi şekilde sunuyor. Güneşin Kubbe-i Hadrayla eşsiz dansını izlerken yediğiniz yemeklerin tadı uzun süre aklınızdan çıkmayacak. Konya’nın en güzel mekânlarından birine sahip olan ve zengin mutfağıyla yöresel yemeklerin kültürünü en iyi şekilde sürdüren Mevlevi sofrası, bamya, arabaşı, yüksük çorbaları, Konya tiridi, fırın kebabı, ekmek salması, höşmerim ve saçarası gibi yemek ve tatlılarıyla damak tadına en güzel şekilde hitap ediyor. 38 yıllık tecrübenin ardında gizlenen kaliteli hizmet anlayışı ve yeni yüzüyle Mevlevi sofrası, yöresel kültürünü zenginleştirmeye devam edecek.