Mevlevi Mutfağına Avrupada ilgi
Dr. Nevin Halıcı’nın Mevlevi mutfağını anlattığı İngiltere’de yayımlanan ‘Sufı Cousıne’ adlı kitabı yabancılardan büyük ilgi gördü.
Dr. Nevin Halıcı’nın Mevlevi mutfağını anlattığı İngiltere’de yayımlanan ‘Sufı Cousıne’ adlı kitabı yabancılardan büyük ilgi gördü. Halıcı: “Mevleviler, yemeğe tuzla başlayıp yemeği tuzla bitirirler. Bu kültürde tuz hakkı, kul hakkıyla eşdeğerdir. Aynı kaptan yemek yemeleri nedeniyle kul hakkı geçmemesi ve herkesin eşit miktarda yemesi için, sofrada su içen birisi olursa, diğerleri yemekten el çeker” dedi.
Türk mutfağı uzmanlarından Dr. Nevin Halıcı’nın, Mevlevi yemek kültürünü anlattığı İngiltere’de yayımlanan “Sufi Cousıne” isimli kitabı yurtdışında büyük ilgi gördü.
Klasik Türk mutfağı ile ilgili çalışmalarıyla tanınan ve yemek konusunda Türkiye’de doktora yapan ilk kişi olan Dr. Nevin Halıcı yaptığı açıklamada, Mevlevi yemeklerinin tanıtıldığı ‘Sufi Cousine’ adlı yemek kitabının, geçen yıl ağustos ayında İngiltere’de yayımlandığını, kitabın ayrıca Gourmand ödülü aldığını anımsattı.
Aynı yemek kitabının, Mayıs ayında Malezya’da yapılacak Dünya Kitapları Yarışması’na da aday gösterildiğini ifade eden Halıcı, “Yayımlandığı andan itibaren büyük ilgi gören kitap, Mevlevi felsefesinde yemeğin rolünü ve önemini de anlatıyor” dedi.
Kitapta yer alan, Mevlevilerin sofra düzenlerine ilişkin bilgilerin özel ilgi uyandırdığını vurgulayan Halıcı, kitapta geçen Mevlevi sofra adabıyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Bu kültürde tuz hakkı, kul hakkıyla eşdeğerdir. Tuz-ekmek hakkı, çok önemlidir. Bu nedenle Mevleviler, yemeğe tuzla başlayıp, yemeği tuzla bitirirler. Aynı kul hakkına dikkat etme anlayışı yemek boyunca devam eder. Aynı kaptan yemek yemeleri nedeniyle kul hakkı geçmemesi ve herkesin eşit miktarda yemesi için, sofrada su içen birisi olursa, diğerleri yemekten el çeker. Biri su içerken diğerleri fazla yemiş olacağı için kimse yemeğe uzanmaz. Kişi suyunu bitirince yeniden yemeğe devam edilir. Bir de yemek sırasında konuşulmuyor, fazla sohbet edilmiyor. Sofradaki en kıdemli kişi herkesin doyduğunu fark ettiği zaman, kendi kaşığını bırakıyor. O bıraktığı zaman da sofradaki değerleri de adap gereği kaşığı bırakmak mecburiyetinde.”
Halıcı, yemek sonunda bir miktar tuz alındıktan sonra şükür duası yapılarak yemeğe son verildiğini belirtti. Halıcı, kitapta, ayrıca Mevlana’nın yemekle ilgili beyitlerinin ve bu beyitlerde adı geçen yemeklerin tariflerinin bulunduğunu anlattı.
“KİTABIN MESAJI YERİNE ULAŞTI”
Kitabı okuyan yabancılardan çok olumlu tepkiler aldığını, bu durumun kendisini çok sevindirdiğini vurgulayan Halıcı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kitabı okuyan yabancılar Mevlana felsefesine büyük ilgi duyuyorlar. Benim dikkat çekmek istediğim noktaları o kadar güzel anlamışlar ki mesajlar o kadar yerine ulaşmış ki... Yabancı basında yer alan yazılarda, “Bu kitap İslamiyet’in güzel yüzünü tanıtıyor, üç dine mensup kişiler de yaşadığı dönemde Mevlana’ya büyük hayranlık duyuyorlardı” gibi ifadelerden, kitabının arzu ettiğim mesajı yeterince ilettiği kanısına varıyorum.”
Halıcı, bu kitaba gelen olumlu tepkilerin, kitaptan çok Mevlevi felsefesine ilgi duyulduğunu gösterdiğini, zaten kendisinin amacının da Mevlana felsefesinin yabancılar tarafından tam anlamıyla anlaşılması olduğunu sözlerine ekledi.