'Mevlana'yı daha iyi anlatmak lazım'

'Mevlana'yı daha iyi anlatmak lazım'

Mevlana Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahattin Adam, Mevlana’yı daha iyi anlamak ve anlatmak için yeni çalışmalar yapılması gerektiğini söyledi

Hz. Mevlâna’nın 737. Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri çerçevesinde, Mevlana Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Mevlana Sosyal Araştırmalar Merkezi (MEVSAM) tarafından 14-15 Aralık 2010 tarihleri arasında “Mevlâna’ya Gönül Verenler Kurumsal Çalıştayı” düzenlendiğini ifade eden Prof. Adam, çalıştayda Mevlâna ve Mevlevîlik kültürüne hizmet eden kuruluşların temsilcilerinin bir araya geldiğini ve Mevlana’yı anlama ve anlatma noktasında görüş ve önerilerin ortaya koyduğunu ve tartışıldığını söyledi. Prof. Adam, çalıştay sonuç bildirgesindeki görüş ve önerileri şu şekilde sıraladı:

1. Hz. Mevlânâ’nın tam adının yazılışı Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî şeklindedir. Türk Dil Kurumu’na bu konuda teklif verilerek imlâ konusunda birlik sağlanmalıdır.

2. Hz. Mevlânâ; evrenselliği ve güncelliği herkesçe kabul edilen, Türk-İslâm dünyasının yetiştirdiği seçkin bir mutasavvıf, mütefekkir, âlim ve şair, büyük bir gönül sultanıdır.

3. “Yaşadığım müddetçe Kuran’ın kölesiyim; Hz. Muhammed’in (sav) yolunda küçük bir hizmetkârım” ifadeleri ile başlayan rubaisi başta olmak üzere, Hz. Mevlânâ bütün eserlerinde İslâm dinine ve Hz. Peygamber’e kesin bağlılığını açıkça dile getirmiştir. Dinler üstü bir inanca sahip olduğu veya yeni bir din ortaya koyduğu iddiaları gerçek dışıdır.

4. Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik hakkındaki yayınların ve bilimsel çalışmaların konuya ilişkin temel kaynaklara dayanması şarttır. Bu amaçla temel kaynakların; metin tespiti sağlam, çevirisi doğru ve orijinal eserin tıpkıbasımını içererek yayımlanmasına özen gösterilmelidir.

5. Mesnevî sohbetleri Hz. Mevlânâ’yı doğru tanımanın en iyi yollarından biridir. Bu yüzden Mesnevî sohbetlerinin uzman kişilerce, geniş katılımlarla ve toplumun her kesimine hitap eden düzeyde devamı ve bu konuda mahallî idarelerin desteği sağlanmalıdır.

6. Sema törenlerinin nitelikli hâle getirilmesi çalışmaları sürdürülmeli, aslına uygun olmayan tarzda, ticarî amaçlarla yapılan gösteriler önlenmelidir.

7. Hz. Mevlânâ’nın ve eserlerinin adları ile Mevlevîliğe ilişkin tabirlerin ticarî amaçlarla kullanılması; marka, ürün veya ticarî kurumlara isim olarak verilmesinin önlenmesi amacıyla yerel yönetimlerle işbirliği yapılmalıdır.

8. Yurt içinde ve yurt dışında Hz. Mevlânâ’yı eserleri ve düşünceleriyle doğru tanıtım için kitap ve dergi yayımlamak, bilimsel toplantılar düzenlemek gibi faaliyetlerin devamı yanında internet ve medya ile etkili tanıtım imkânları geliştirilmelidir.

9. Hz. Mevlânâ’nın barış kültürü, sevgi dili, hoşgörü anlayışı her seviyedeki okullar, çocuk yetiştirme yurtları, huzurevleri, cezaevleri ve hastaneler gibi geniş kesimlere ulaştırılmalı; bu konuda sosyokültürel eğitim projeleri hazırlanmalıdır.

10. Hz. Mevlânâ’nın düşüncelerini ve Mevlevîlik kültürünü öğrenmek veya araştırmak isteyenler için konuyla ilgili kuruluşların arşiv çalışmalarına önem vermesi, her şehirde bir Mevlânâ Kütüphanesi kurulması yolunda adım atmaları gereklidir.

11. Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik konusunda uzman kişilerin yetişmesini sağlamak, bu konularda yüksek lisans ve doktora yapanlara burs vermek, araştırmacılara malî destek vermek için ilgili kuruluşların ciddi gayretler sarf etmesi son derece önemlidir.

12. Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik kültürüne hizmet eden sivil toplum kuruluşlarının, üniversiteler ve mahallî yönetimlerle işbirliği sağlanmalıdır.

13. Mevlevîhanelerin restorasyon çalışmalarına önem verilmesi, bu mekânların vakfediliş amaçlarına uygun şekilde kültür ve sanat merkezleri halinde hizmete açılmaları için çalışmalara hız verilmelidir.

14. Acilen bir üst kurul teşkil edilerek, Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik kültürüne dair çalışmalarda karşılaşılan güçlüklere çözüm, sorulara cevap, isteklere karşılık verilmesi yolunda adımlar atılmalıdır.

15. Hz. Mevlânâ ve Mevlevîlik kültürüne dair ulusal ve uluslararası çalıştaylar düzenli olarak yapılmalıdır.