Mevlana eşliğinde Boğaz turu
İDO, Paşabahçe ve Kalamış vapurlarında tasavvuf musikisi ve sema gösterileriyle seferlere dün Karaköy İskelesi'nden başladı
Üzerinde yaşadığımız topraklara 800 yıl önce hakikatin ışığını taşıyan Mevlânâ Celaleddin Rûmi, UNESCO'nun 2007'yi "Mevlânâ Yılı" ilan etmesiyle birlikte farklı etkinliklerle anılıyor.
Büyük İslam bilgesinin yaşantısı ve eserleriyle insanlığa bıraktığı mirası sahiplenenler arasında İstanbul Deniz Otobüsleri Anonim Şirketi (İDO) de var. İDO, Paşabahçe ve Kalamış vapurlarına yerleştirdiği dönen semazen heykellerinin yanı sıra, tasavvuf musikisi ve sema gösterileriyle beş gün boyunca sürdüreceği seferlere dün Karaköy İskelesi'nden başladı.
Yaklaşık beş bin yıllık bir tarihe ev sahipliği yapan İstanbul, deniz üzerinden de adeta medeniyetler galerisi görünümünde. Turistik amaçla İstanbul'a gelen farklı ülke insanlarının en yoğun kullandığı ulaşım aracının vapur olması, "Kim olursan ol, gel." diyen büyük tasavvuf âlimini bir kez daha öne çıkarıyor, İDO için. İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, Mevlânâ'yı vapurlarla birlikte hayatın içine de taşıdıkları inancıyla, şehir hayatının keşmekeşi içinde bu büyük insanı hatırlatmak amacında olduklarını söylüyor: "Bu yolculuk içinde istedik ki, Mevlânâ'nın evrensel çağrısı Boğaz'ın sularında yankılansın. Çünkü yüz binlerce insan böylece Mevlânâ'yla bulaşacak. Bizim de buna ihtiyacımız var."
İstanbulluların, Mevlânâ ile denizde buluşması, daha ilk gününde büyük ilgi gördü. Karaköy İskelesi'nde, Mevlânâ Eğitim ve Kültür Derneği'nin musiki ve sema gösterisiyle başlayan etkinliklerde, Gürcan Karadağ'ın "Resimlerde Mevlânâ" isimli sergisi de halkla buluştu.
Mevlânâ felsefesini, semazen düşüncesiyle sembolleştiren Karadağ'ın resimlerindeki renkler de bu düşünceyle kullanılmış: "Kırmızı, Mevlânâ'nın oturduğu posttan alıntı. Siyah cübbeler, ölümü ve mezarı temsil ediyor. Beyaz, ruhun; sikkeler (külah), mezar taşının sembolü." Mevleviliğin kendi felsefesinde belirli renklerin barındırdığını ve hepsinin bir anlamı olduğunu vurgulayan Karadağ'a göre, o anlamların kendi içindeki yerleşimleri de bir o kadar büyüleyici. "Resimlere taşıdığınızda kendiliğinden bu hava çıkıyor."
Resim sergisinin ardından Paşabahçe Vapuru'na taşınan etkinlikler, güvertede hayat bulan sufi nağmeler ve semazenlerle birlikte bir yandan Boğaz'ı, bir yandan da ilgiyle fotoğraf makinesine yönelen meraklı yolcuların kadrajlarını renklendirdi. Kadıköy'e uzanan yolculuktan geriye dönen Paşabahçe gibi Kalamış Vapuru da yalnızca Karaköy İskelesi'ne değil, hoşgörü iskelesine yanaşmaya devam edecek.
İBB