Memur-Sen'den "Yunanistan ve AB'nin Mültecilerin Sınır Geçişlerindeki Hak İhlalleri" raporu

Memur-Sen'den "Yunanistan ve AB'nin Mültecilerin Sınır Geçişlerindeki Hak İhlalleri" raporu

ANKARA (AA) - Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin, mültecilerin sınır geçişlerindeki hak ihlallerinin ele alındığı...

ANKARA (AA) - Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin, mültecilerin sınır geçişlerindeki hak ihlallerinin ele alındığı rapor hazırladı.

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, konfederasyonun genel merkezinde "Yunanistan ve Avrupa Birliği'nin Mültecilerin Sınır Geçişlerindeki Hak İhlalleri" başlıklı raporun paylaşılması dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında, Suriye'de 2011'de iç savaşın başlamasıyla milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapan Türkiye'nin, uyguladığı insani politikalar ile dünya kamuoyundan tam not aldığını söyledi.

Raporun, Türkiye'den Yunanistan'a geçmek isteyen göçmenlerin durumunu tespit etmek ve deneyimlerini öğrenmek amacıyla hazırlandığını ifade eden Yalçın, "Göçmenin, göç hikayesinin nasıl ve hangi sebeplerle başladığı, sınır geçişinde kontrolün kaldırılması sonrasında nasıl bir göç yolculuğu izlediği, sınırı geçemeyip geri dönen veya döndürülen göçmenlerin nasıl bir muameleyle karşılaştığı araştırıldı." diye konuştu.

- "Türkiye, kendi sınırlarından dışarı yönelen göçü engellememe kararı almıştır"

Türkiye'nin askeri ve siyasi gelişmelerden dolayı göçmenlere yönelik uyguladığı politikalarda bazı değişiklikler yapma ihtiyacı duyduğunu vurgulayan Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2015 yılında Türkiye'den Avrupa'ya geçmek isteyen göçmenlerin sayısının artması, Avrupa içinde ciddi huzursuzlukların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Doğu Akdeniz ve Batı Balkanlar rotası üzerinden Avrupa'ya göçün baskısını artırmasıyla birlikte özellikle Doğu Avrupa ülkelerinden itirazlar yükselmeye başlamış ve AB üyesi ülkeler arasında önemli anlaşmazlıklar ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine hepimizin bildiği gibi göçmenlere yönelik politikalar kapsamında 18 Mart 2016'da Türkiye-AB Göç Mutabakatı üzerinde uzlaşılmıştır. Ancak AB ile varılan mutabakat koşullarının yerine getirilmesi konusunda Türkiye'nin önemli ölçüdeki çabalarına karşılık, AB'nin taahhütlerinin neredeyse hiçbirini yerine getirmemesi ve bunun yanı sıra Türkiye'deki 4 milyonu geçen göçmen nüfusun artan yüküne, İdlib'den Türkiye'ye geçme ihtimali olan yaklaşık 3 milyon Suriyelinin de dahil olma olasılığı neticesinde Türkiye, kendi sınırlarından dışarı yönelen göçü engellememe kararı almıştır."

- "Yunan polisi göçmenleri yaraladı"

Yunanistan'ın, Avrupa Birliği ülkelerine geçmek isteyen göçmenleri insan onurunu aşağılayan ve psikolojik şiddet araçları kullanarak engellemeye çalıştığını belirten Yalçın, şunları kaydetti:

"Edirne Valiliğinin 4 Mart 2020'de yaptığı açıklamada, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Heyetinin Kastanies Sınır Kapısı ile Pazarkule Sınır Kapısı arasındaki bölgede inceleme yaptığı sırada Yunan polis ve sınır birliklerince ses, sis, gaz bombaları, plastik mermi ve gerçek mermiler kullanılarak, açılan ateş sonucunda göçmenlerden üçünün ayağından, birinin kasık bölgesinden, birinin kafasından ve birinin de göğüs bölgesine isabet eden gerçek mermi sonucu toplam 6 kişinin yaralandığı, yaralananlardan birinin hayatını kaybettiği bilgisi verilmiştir. 6 Mart'ta Avrupa genelinde yerleşik 85 insan hakları örgütü bir bildiri yayınlayarak, Yunanistan Başbakanı, Avrupa Parlamentosu Başkanı, Avrupa Komisyonu Başkanı ve AB Komisyonu Başkanı'na çağrıda bulunmuş ve Yunanistan'ın Türkiye ile sınır bölgesi olan Evros ve Yunan adalarındaki durumdan ciddi endişe duyduklarını, güvenlik görevlilerinin sivillere karşı orantısız güç kullanımının ve aşırıya kaçan faaliyetlerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtmişlerdir."

Yunanistan'ın 10 günlük zaman diliminde mültecilere karşı silah kullandığı ve bazılarını öldürdüğü ve yaraladığı, illegal giriş yapmaları nedeniyle tutukladığı tespitlerine yer verilen raporda, Yunanistan'a yönelik "Mültecileri taşıyan botları geri iterek ve batırmaya çalışarak göçmenlerin hayatlarını denizde tehlikeye attığı, zor ve şiddet kullanarak göçmenlere kötü muamelede bulunduğu, kadın ve çocukların bu muameleden ayrı tutulmadığı, temel bir insan hakkı olan sığınma talebini askıya aldığı ve böylelikle temel bir insan hakkını ihlal ettiği, sınır kapılarını mültecilere kapattığı, mültecilerin kıyafet ve paralarına el koyduğu, aile fertlerini ayırarak, aile bütünlüğünü bozduğu, tüm sığınma başvurusu yapma imkanlarını ortadan kaldırdığı..." ifadelerine yer verildi.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.