Mehmet Tozoğlu
CUMHURİYET HALK PARTİSİNİ YÖNETENLER SÖYLEMLERİNE DİKKAT ETMELİ
Birbirinizi yok ederek kazanamazsınız. Kaybeden önce muhalefet olur, sonra demokrasi, en sonunda da Türkiye olur.
Yeter artık! Gerçekten yeter!
Bu ülkenin insanı sizleri birbirinizle kavga ederken görmekten bıktı. Size oy veren de vermeyen de, ekranlarda birbirinize hakaret etmenizi değil; milletin dertlerine çözüm üreten, iktidarı denetleyen, gerektiğinde doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen güçlü bir muhalefet görmek istiyor.
Çünkü demokrasiyle yönetilen ülkelerde, hangi görüşten olursa olsun, vatanını ve milletinin geleceğini düşünen her siyasi parti kıymetlidir. Güçlü iktidar kadar güçlü muhalefet de demokrasinin sigortasıdır. Muhalefetin zayıfladığı yerde denetim zayıflar, denge bozulur, kaybeden bütün ülke olur.
Sevgili yöneticiler…
Mutlak butlan davasıyla gelenler, mutlak butlan davasıyla gidenler… Dün koltukta olanlar, bugün yeniden koltuğa oturanlar… Sözüm yeni ve eski tüm yöneticilere....
Bu millet aptal değil!
Herkesin bir hafızası var. Dün ne söylediğinizi de biliyor, bugün ne yaptığınızı da görüyor.
2023 seçimlerinde Sayın Meral Akşener, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu kazanamaz” diyerek masadan kalktığında ortalığı ayağa kaldıranlar siz değil miydiniz? “İhanet etti”, “iktidarın adamı oldu” diyenler yine siz değil miydiniz?
Peki bugün ne oldu?
Dün başkalarına yönelttiğiniz suçlamaları bugün birbirinize yöneltmeye başladınız. İnsan sormadan edemiyor:
Dün mü yanlıştınız, bugün mü?
Yoksa siyaset; işinize geleni alkışlayıp, işinize gelmeyeni hain ilan etme sanatı mı oldu?
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olduğu dönemde Sayın Özgür Özel de, Sayın Ekrem İmamoğlu da aynı kadronun içinde değil miydi? Kararlar birlikte alınmadı mı? Başarılar birlikte sahiplenilmedi mi? İstanbul başta olmak üzere büyükşehirler kazanıldığında hep birlikte kürsülere çıkıp zafer pozları vermediniz mi?
O günlerde muhalefete oy veren de sevindi, vermeyen de.
Çünkü insanlar, Türkiye’de demokrasinin nefes aldığını, denge oluştuğunu düşündü.
Peki şimdi ne oldu?
Dün omuz omuza yürüdüğünüz insanları bugün hedef tahtasına koyuyorsunuz. Dün birlikte kaldırdığınız ellerin bugün parmaklarını kırmaya çalışıyorsunuz. Dün “birlikte başardık” diyenler, bugün bütün sorumluluğu tek bir kişinin sırtına yüklemeye çalışıyor.
Olmaz!
Başarı ortaksa başarısızlık da ortaktır. Zafer geldiğinde herkes kahraman, işler kötüye gidince herkes masum olamaz.
Bir de kullandığınız dile bakın…
İnanın, birbirinize söylediğiniz ağır sözleri siyasi rakipleriniz bile söylemiyor. Hakaret, öfke, kin, aşağılama…
Bu dil, rakibi değil önce sizi küçültüyor.
Mesele artık isimler meselesi olmaktan çıkmıştır.
Mesele, yüz yılı aşan bir siyasi geleneğin kendi elleriyle yıpratılmasıdır.
Mesele, dışarıdan yıkılamayan bir partinin içeriden parçalanmasıdır.
Açık konuşalım:
Türkiye'de bulunan tüm partilere seslenmek istiyorum. kimse temsil ettiği Partisi’nden büyük değildir.
Ne eski genel başkanlar, ne mevcut yöneticiler, ne belediye başkanları, ne de çevrelerindeki çıkar grupları…
Hiçbir makam, hiçbir koltuk, hiçbir kişisel hırs; milyonlarca insanın umudundan daha değerli değildir.
Herkes sözlerini tartarak kullanmalı...
Hele parti içinde kendileriyle kavga edenler kendilerine gelmeli...
Bu kavga devam ederse kaybeden sadece birkaç isim olmayacak.
Kaybeden Cumhuriyet Halk Partisi olacak.
Kaybeden, muhalefete umut bağlayan milyonlar olacak.
Kaybeden, iktidara oy verdiği halde güçlü bir muhalefetin demokrasi için gerekli olduğuna inanan sağduyulu insanlar olacak.
Ve en sonunda…
Kaybeden Türkiye olacak.
Buradan halk adına açık bir uyarıda bulunmak istiyorum...
Koltuk kavgalarınızı, kişisel hesaplarınızı, öfkenizi ve hırslarınızı milletin geleceğinin önüne koymayın!
Çünkü tarih, partisini büyütenleri de yıkanları da yazar.
Ve unutmayın;
Bir çınarı baltanın gücü değil, gövdesine saplanan kendi sapı devirir.
Benden söylemesi…
Eğer aklıselim galip gelmezse, çok değil, yakın bir gelecekte bu parti üçe, dörde bölünür. O gün geldiğinde de bugün birbirine düşenler, geriye dönüp sadece pişmanlıkla bakar.
Fakat iş işten çoktaaaaan geçmiş olur.