Mehmet Günyeli'den fotoğraf sergisi

Mehmet Günyeli'den fotoğraf sergisi

İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar'ı, Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ı ve Elif Şafak'ın Aşk'ı... Son zamanlarda yayımlanmış bu üç romanı yan yana dizince Mevlânâ ve Mevlevilik etrafında halkalandıkları hemen kendini ele veriyor.

İhsan Oktay Anar'ın Suskunlar'ı, Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar'ı ve Elif Şafak'ın Aşk'ı... Son zamanlarda yayımlanmış bu üç romanı yan yana dizince Mevlânâ ve Mevlevilik etrafında halkalandıkları hemen kendini ele veriyor.

Geniş bir derya olan tasavvuftan sadece edebiyatçılar değil sinemacılar, fotoğraf sanatçıları da nasipleniyor. Herkes kabınca bu denizin kıyısında dolanıyor. Özellikle sema ayininin mest eden derinliği, fotoğraf sanatçılarını cezbediyor. Fotoğrafçı Mehmet Günyeli de bu tutkunlardan. C.A.M. Nişantaşı Galerisi'nde 'İnancın Dansı' adlı siyah-beyaz fotoğraf sergisi, dervişlerin 'aşk' ile buluşma anından izler taşıyor.

Hz. Mevlânâ'nın "Semâ nedir biliyor musun? Belî (evet) sesini işitmek, kendini unutup Allah'a kavuşmaktır." sözü, sema eden dervişlerin nasıl bir hale büründüklerine hafiften işaret etse de ayini izleyenleri ötelere taşıyan bir neşeden de söz etmek mümkün. Mehmet Günyeli bu coşkuyu şöyle anlatıyor: "Mevlevi dervişler, bulundukları mekâna inanç dolu bir atmosfer yayıyor, bu bütünleşmenin ritmini sanki tüm evrene mal eder gibi bize solutuyor."

Baş kesip sıra sıra dizilmiş semazenler, meydan-ı şerifte yürüyen dervişler, posta oturmuş semaya hazırlanan canlar... Siyah beyazın birlikteliğiyle farklı bir ahenk oluşturmuş. Fotoğraflardaki dervişlerin intizam içindeki duruşları, tennurelerin, sikkelerin gölgesi bir sema ayininden kesitleri sunarken izleyenler de farkında olmadan bu dönüşe dahil oluyor. Fotoğraflara bakarken Hz. Mevlânâ'nın "Ben yaşadıkça Kur'an'ın bendesiyim, Hz. Muhammed'in ayağının tozuyum." sözünü işitmek mümkün. Zira dervişlerin o 'aşk' halinin altında biraz da bu söz saklı. Günyeli'nin objektifinden Mevlevi dervişlerini merak ediyorsanız, sergi 29 Mart'a kadar gezilebilir.