Medeniyet beşiklerimiz ulu şehirler

Medeniyet beşiklerimiz ulu şehirler

Şehirlerin anası Mekke, nurlu şehir Medine, etrafı bereketlendirilmiş Kudüs, cennet kokulu Şam, saadet yurdu İstanbul, Halep, Kahire, Tahran, Buhara, Konya, Bursa, Endülüs...

Şehirlerin anası Mekke, nurlu şehir Medine, etrafı bereketlendirilmiş Kudüs, cennet kokulu Şam, saadet yurdu İstanbul, Halep, Kahire, Tahran, Buhara, Konya, Bursa, Endülüs...


 Yenidünya dergisi, son sayısında medeniyetimizin şekillendirdiği ve medeniyetimize yön veren şehirleri tanıtıyor. "Arapçada medine (şehir) kelimesi ile medenî kelimesinin aynı kökten gelmesi, şehir ile medeniyetin kaynağındaki ayniyeti yeterince ifade etmektedir. Medeniyet ancak şehirde mümkündür, medeniyet şehirle mümkündür ve medeniyet bizzat şehirdir." diyor Mustafa Armağan. Halil İbrahim Kutluay, yeryüzünün kıblesi için "Burası Mekke.. Dua yeri.. Muhasebe mekânı.. Maneviyat diyarı!" ifadelerini kullanırken, Hüseyin Selamcı, "Medine'de ölmeye muktedir olan orada ölsün. Zira ben orada ölene şefaat ederim." hadisini hatırlatıyor. Saadettin Ökten, İstanbul'u anlattığı yazısında "Büyük ve etkili olan bütün şehirler, gerçekte bir medeniyet tasavvurunun dış âleme yansıtılmasından başka bir şey değildir. Bu tasavvur şehrin ruhunu meydana getirir, bu tasavvur bilinirse şehrin mekanları o doğrultuda okunarak şehre bir anlam kazandırılır ve derinlik verilir. Böyle bir tasavvurdan habersiz biri için ise şehir anlamsız ve boş mekan kurgularından ve belki çok yüzeysel teknolojik gösterilerden öteye gidemez." diyor. Bir de 'Şehir Şiirleri Antolojisi' hediye eden Yenidünya'da Rasim Özdenören Tahran'ı, Yıldız Ramazanoğlu Halep'i, Mustafa Armağan Semerkand'ı, Kemal Sayar Kahire'yi, Mustafa Oğuz Türkistan'ı, pek çok yazar da âşinası olduğu şehirleri anlatıyor. Memleket