Marka esiri olduk

Marka esiri olduk

Toplumsal yozlaşmanın ve israfın gederek arttığı dünyada, bir yandan yiyecek israfı had safhaya ulaşırken, diğer yandan da başta cep telefonu olmak üzere kullanılan kişisel teknolojik ürünlerde israf giderek artıyor.

Toplumsal yozlaşmanın ve israfın gederek arttığı dünyada, bir yandan yiyecek israfı had safhaya ulaşırken, diğer yandan da başta cep telefonu olmak üzere kullanılan kişisel teknolojik ürünlerde israf giderek artıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da teknolojik israfa dikkat çekerek, “Her gün cep telefonları güncelleniyor. Bununla yarışmak da kolay değil. Herkes birbirine bir de havasını atıyor. Diyor yenisi çıkmış. Hemen gidip bakkal dükkânından çiklet alır gibi bir tanesini daha alıyor” diye cep telefonu israfını eleştirmişti. 

Konuyu Akit’e değerlendiren Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, toplumda bir ahlaki savrulma yaşandığını belirterek, “Toplumumuzda bir kanaatkârlık yok; bir açgözlülük var. Bunu da etkileyen birçok sebep bulunuyor. Bunun en başında özenti ve kapitalist sistemin kışkırtıcısı olan reklamlar geliyor. Dolayısıyla toplumumuzda bir özenti olduğu için insanlarda da kanaat ahlakı da olmadığı için kişiler sürekli kendisini başkalarıyla yarıştırıyor” dedi. 

 

Cep telefonundan giyim kuşama, ev eşyalarına kadar birçok eşyanın ihtiyaçtan ziyade birer özenti olduğunu hatırlatan Altıntaş, “Bazı kişilerin belki oturacak evi yok; yiyecek ekmeği bile zor bulurken; çoluk çocuğunun ihtiyaçlarını karşılamıyorken, baktığımızda en pahalı ürünleri kullanıyor. Kişi böylece manevi ve ahlaki boyutlardan uzaklaşarak, bir ahlaki yozlaşma içerisine girip, adeta bir kapitalizm yarışında hem kendisine, hem de çoluk çocuğuna yazık ediyor. Kimi insanlar ‘Benim diğerinden ne eksik yanım var. Neden ben de markalı ürünler kullanmayayım, markalı ayakkabı giymeyeyim, markalı eşarp takamayayım’ diyor. Yani giyim kuşamda olsun, kullandığımız bazı eşyalarda olsun burada ihtiyaç olduğu için değil, başkasına göstermekte kullanıyoruz. Buna ihtiyaç değil, gösterişli dindarlık diyoruz. Dolayısıyla bu da israfa, saçıp savurmaya giriyor” diye konuştu. 

İNSANLARI MARKA ESİRİ YAPTILAR

Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar ise; günümüzde insanlara ekonomik özgürlük verilmeden, ekonomik esaretin yaşatıldığını belirterek, “Ekonomik çıkarlar uğruna her yolu deneyen firmalar ne yazık ki toplumu marka esiri yaptılar, borç batağına sürüklediler. Bankalar dört koldan türlü oyunlarla gerek taksit adı altında, gerek vade seçeneklerini uzun tutarak insanları çepeçevre sarmış durumdalar. İnsanların alım gücünü parasız da olsa ayakta tutmaya çalışanlar, aile yapısına, kişi psikolojisine büyük zararlar veriyorlar” dedi.

Telefon reklamlarının kişiyi sürekli yeni bir telefon aldırmaya yönlendirdiğine dikkat çeken Bayraktutar, “Telefon firmaları, reklamlarla sürekli yenilenen, güncellenen akıllı telefonlarda mevcut telefonu güncelleme yerine, yenisini aldırmaya dönük bir sistem kurmuş. Bu durum karşısında sürekli yenisini almaya heveslenen kişiler ekonomik anlamda kendilerine ciddi zararlar vermekteler. Dinimize göre israfın her çeşidi haramdır. Batı’ya ihtiyaç duyulmadan teknolojik anlamda bağımsızlığımızı elde ettiğimizde, ülkemizde üretilen telefonlar, bilgisayarlar bizi esaretten kurtaracaktır” diye konuştu.

yeniakit.com.tr