Levent-rumeli Hisarüstü Metro Hattı Açılış Töreni
Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2)- "Tek başına iktidar olmayı hayal dahi edemeyenlerin 'koalisyon' denen çürük ipe sarılmaları, onları kurtarmaz. Tam tersine daha büyük hayal kırıklığına uğratır. Koalisyon bir proje değil, bir kabustur. Proje işte ortada; yeni T
İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tek başına iktidar olmayı hayal dahi edemeyenlerin 'koalisyon' denen çürük ipe sarılmaları, onları kurtarmaz. Tam tersine daha büyük hayal kırıklığına uğratır. Koalisyon bir proje değil, bir kabustur. Proje işte ortada; yeni Türkiye'nin inşası için yeni anayasa ve başkanlık sistemi. Proje budur" dedi.
Levent-Rumeli Hisarüstü Metro Hattı açılış töreninde konuşan Erdoğan, İstanbul'u, 2023 hedeflerine ulaştırma konusunda verdikleri mücadelede en büyük desteği buradaki hemşehrilerinden gördüklerini belirterek, "Allah bize İstanbul'a layık olmayı, nice hizmetler yapabilmeyi nasip etsin. Allah birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim kılsın" diye konuştu.
Erdoğan, 2023 hedeflerine doğru yürüyen Türkiye'nin, yeni bir yol ayırımına geldiğini vurgulayarak, geçen 12 yılda güçlü tek parti iktidarıyla sağlanan güven ve istikrar ortamının Türkiye'yi buraya kadar getirdiğini, bu sürede üç kat büyüyen ülkenin gerçek bir başarı hikayesi olarak tarihteki yerini aldığını kaydetti.
Ancak artık ülkenin geldiği yerde yeni araçlara, imkanlara, yani yeni bir yönetim sistemine ihtiyacı olduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bakınız Türkiye'ye, çok partili sisteme geçtiğimiz yetmiş yıla yaklaşan dönemin tam 40 yılını koalisyonlarla geçirdi. Bugün Türkiye'de yapılmış olan ne varsa, hemen tamamı kalan 30 yıllık tek parti iktidarları dönemin ürünü. Geçmişte bu milletin 70 yılını, 40 yılını çalanlar şimdi aynı düzenin devam etmesini istiyorlar. Seçimlerde, projesi koalisyon olan bir muhalefet partimiz var veya muhalefet partileri var. Şimdi ne diyorlar, bakın burası çok manidar, 'Biz koalisyon kurmaya hazırız' diyorlar. Daha baştan neticeyi görüyorlar. Biz koalisyon dönemlerinin Türkiye'ye hep kaybettirdiğini söylüyoruz. Onlar çıkmış, 'Seçimden sonra yeterli çoğunluğu bulursak koalisyon kuracağız' diyorlar. Bu ifade 'Türkiye'ye kaybettirmeye talibiz' demektir. Yani, 'İstikrar ve güven istemiyoruz' demektir. Halbuki biz, artık güçlü tek parti hükümetleri bile 'Türkiye'ye yetmiyor, bu gömlek bu cüsseye dar gelir' diyoruz. Yeni Türkiye'yi inşa edebilmek için, yeni anayasa ve onunla birlikte başkanlık sistemine ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Türkiye'nin geleceği için, ihtiyaç duyduğu proje koalisyon değil işte o budur."
- "Koalisyon demek, kriz demektir"
Erdoğan, koalisyon ihtimaline bel bağlayanların, ülkenin ve milletin değil sadece kendi istikballerini düşünenler olduğunu aktararak, "Bizim milletimiz koalisyonların ne olduğunu çok iyi bilir. Koalisyon demek, kriz demektir. Koalisyon demek, enflasyon demektir, işsizlik, fakirlik ve iflas demektir" dedi.
Bunların geçmişini gördüklerini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Koalisyon demek; bir avuç seçkinin, bir avuç zenginin, bir avuç bürokratın milletin sırtına kene gibi yapışması demektir. Koalisyon demek; IMF'nin kaplarında birkaç yüz milyon dolar için para dilenmek demektir. Koalisyon demek; emeklinin, işçinin, esnafın, memurun kaybetmesi, yüksek faizle parasına para katan üç beş seçkinin de kazanması demektir. Koalisyon demek; eski Türkiye demektir. Biz yeni Türkiye'ye bakıyoruz. Yani Türkiye'nin 2 trilyon dolar gayri safi milli hasılaya, kişi başı 25 bin dolar milli gelire, 500 milyar dolar ihracata ulaşması, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olması için bir araya gelemeyenler, koalisyon için can atıyor. Bugüne kadar ülkenin ve milletin menfaatine olan hiçbir meselede bir araya getiremediklerimizin koalisyon denen dibi delik tekneye doluşma konusunda bu derece istekli, bu derece heyecanlı olmaları, gerçekten çok ibret vericidir. Ülkemizi koalisyonla yönetmeye onlar ne kadar hevesliyse inanıyorum ki milletimiz de bu durumdan o kadar endişelidir. Tek başına iktidar olmayı hayal dahi edemeyenlerin koalisyon denen çürük ipe sarılmaları onları kurtarmaz. Tam tersine daha büyük hayal kırıklığına uğratır. Koalisyon bir proje değil, bir kabustur."
- "Mevcut imkanları nasıl yağmalayacağının hesabını yapanlara, bu millet ülkeyi teslim etmez"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye'nin inşası projenin için yeni anayasa ve başkanlık sistemi olması gerektiğine işaret ederek, "Şimdi soruyorum, yeni Türkiye'ye evet mi? Yeni anayasaya evet mi? Başkanlık sistemine evet mi? Onun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Türkiye'yi nasıl daha büyütebileceğimizin, milletimizi nasıl daha huzurlu ve müreffeh yapabileceğinin değil, mevcut imkanları nasıl yağmalayacağının hesabını yapanlara bu millet ülkeyi teslim etmez" ifadelerini kullandı.
Yağma düzeninin eski Türkiye'de kaldığını vurgulayan Erdoğan, dereyi görmeden paçayı sıvayıp koalisyon hesabı yapanlara, Türkiye'yi geriye götürmek için değil, ileriye taşımak için kafa yormalarını tavsiye etti.
Erdoğan, "Buna hazır mıyız? Fakat tabi çok koşmamız gerekecek. Çok çalışmaya hazırız değil mi? Yeni Türkiye için çalışmaya, kapı kapı dolaşmaya hazırız değil mi? Ben A partisi, B partisi, C partisi demiyorum. 400 milletvekili diyorum. 400 milletvekili yeni Türkiye, 400 milletvekili yeni anayasa, 400 milletvekili ve başkanlık sistemi diyorum. Bunu millet, milli irade, hangi partiye verirse o bunu başaracak. İktidar hayallerini, işbaşına geldiklerinin ertesi günü kendileri gibi düşünmeyen medya organlarına el koyma üzerine kuranlardan daha iyisini beklemek zor. Bunu da biliyoruz ancak yine de ümit etmek istiyoruz. İnsan hakları ihlallerinden bahsediyorlar. Türkiye ihsan hakları ihlallerinin ne olduğunu, koalisyonla yönetilen 1990'lı yıllarda çok yakından gördü, yaşadı. Bugün bunların insan hakları ihlali, özgürlüklerin kısıtlanması diye ifade ettikleri şeylerin kat be kat fazlasını, terör bahanesiyle Amerika ve Avrupa ülkeleri uyguluyor. Bu ülkelerde yapılanları demokrasinin gereği olarak görenler, sıra Türkiye'ye gelince hep bir ağızdan insan hakları ve özgürlükler diye bağırmaya başlıyor" diye konuştu.
- "Kararlılıkla geleceğe yürüyoruz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teröre ve teröriste karşı yürütülen mücadele karşısında en büyük özgürlükçü kesilenlerin, terörün mağduru olan koskoca bir milleti görmezden, duymazdan geldiğine dikkati çekerek, "Fransa'da daha geçen ay teröre destek verdiği için internet siteleri kapatılınca kimsenin sesi dahi çıkmıyor. Fakat Türkiye aynı amaçla kılını kıpırdatsa, içeride ve dışarıda birileri ortalığı ayağa kaldırıyor. Öyle yağma yok. Bunun adı iki yüzlülüktür, riyakarlıktır, samimiyetsizliktir" değerlendirmesinde bulundu.
Milletin huzuru ve güveni için her şeyin yapılacağını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bundan rahatsız olan, milletin huzur ve güven talebinden rahatsız oluyor demektir. Bundan rahatsız olan terörden, kaostan, krizden medet umuyor demektir. Biz cumhurbaşkanlığıyla, hükümetiyle, bakanlıklarıyla, kurumlarıyla, Türkiye'ye daha iyisini, daha güzelini kazandırma çabası içerisindeyiz. Artık Türkiye çok daha farklı bir konuma gelecek. İstikrar ülkesi Türkiye. İnşallah, nasıl ki 230 milyar dolardan 840 milyar dolara çıktık, nasıl ki ihracatımızı 36 milyar dolardan 158 milyar dolara çıkardık, dış borcumuzu milli gelire oranı itibarıyla yüzde 73'ten aldık, 36'ya indirdik, devletin borçlanma faizi yüzde 63'ten aldık tek haneli rakama indirdik, enflasyonu 30'dan aldık tek haneli rakama indirdik, bütün bunların yanında, biz IMF'ye olan borcumuzu 23,5 milyar dolardan aldık ve sıfırladık, aynen bu şekilde kararlılıkla geleceğe yürüyoruz."
- "Safım milletin yanı"
Cumhurbaşkanı olarak safının daima milletin yanı olduğunu dile getiren Erdoğan, "Milletim neredeyse ben de oradayım. Ancak gücünü milletin gönlüne girmekten değil, milletin arasına nifak sokmaktan, ülkeyi güçlendirmekten değil, zayıflatmaktan almaya çalışanlara asla müsamaha göstermem. Onların da karşısındayım. İşte maalesef bu ülkede 6-7-8 Ekim olaylarını yaşadık değil mi? 40 vatandaşımız nasıl öldürüldü biliyoruz değil mi? Ve bu kardeşlerimizi, benim Kürt vatandaşlarımı istismar etmek suretiyle sokağa dökerek 40 vatandaşımın ölmesine neden olanlar, kardeşlerim hangi yüzle 'demokrasi' diyorlar, hangi yüzle 'özgürlük' diyorlar? Onun için ben özellikle Kürt vatandaşlarıma da sesleniyorum: Sizi istismar edenlere yüz vermeyin. Yüz vermeyin ki bu ülke birlik, beraberlik içerisinde daha da güçlensin" şeklinde konuştu.
- Törenden notlar
Tören alanının girişine büyük boyutlarda Türk bayrağı ile Atatürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'nun posterleri asıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce törene gelen Davutoğlu, kürsüye çıkarak vatandaşları selamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alana girişinde, vatandaşlar çeşitli tezahüratlarla sevgi gösterisinde bulundu. Erdoğan ile Davutoğlu, daha sonra birlikte platforma çıkarak vatandaşları selamladı.
Davutoğlu, daha sonra kürsü ile vatandaşların arasında bulunan setin arkasına geçerek vatandaşların yanına gitti. Davutoğlu, burada vatandaşlarla tokalaşarak, fotoğraf çektirdi ve taleplerini dinledi.
Törenin ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu beraberindekilerle metroya indi, Erdoğan burada metronun ilk seferini gerçekleştirdi.
Törene, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Erdem, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok ile vatandaşlar katıldı.
(Bitti)


Kaynak: