Kutsal değerlerimize saldırdılar
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi Numune Hastanesi’nde yaşandığı iddia edilen olaylar üzerine Konya’nın dindar kimliğine ve Müslümanların kutsal değerlerine saldırı amaçlı kullanıldığını söyledi.
Memur-Sen Genel Sekreteri Ali Küçükkösen hiçbir ilgisi olmadığı halde iddia edilen olayın başörtüsüyle ilişkilendirilmesinin kamu vicdanını yaraladığını ifade ederken Sağlık Sen Konya Şube Başkanı Adem Sazak ise yaptıkları incelemede olayla ilgili medya dışında kimsenin kusurlu olmadığını belirtti.
Konya Sivil Toplum Kuruluşları İcra Heyeti Başkanı Latif Selvi bazı vakıf ve dernek temsilcileriyle birlikte düzenlediği basın toplantısında Numune Hastanesi’nde yaşandığı iddia edilen olaylar üzerine başta Hürriyet gazetesi olmak üzere Doğan Grubu’na ait gazete ve TV’lerde çıkan haberlerin Konya’nın dindar kimliğine ve Müslümanların kutsal değerlerine saldırı amaçlı kullanıldığını söyledi.
“Tesettür Faciası” başlığıyla yayınlanan haberlerin hasta ve görevli memurların ve bütün Konyalılar’ın kişilik haklarının ihlal edildiğini savunan Selvi, Doğan Grubu’na ait medya kuruluşlarına “Yayınlarda hiç kimse ırkı, cinsiyeti, yaşı, sağlığı, bedensel özrü, sosyal düzeyi ve dini inançları nedeniyle kınanamaz, aşağılanamaz”, “Soruşturulması gazetecilik imkanları içinde bulunan haberler, soruşturulmaksızın veya doğruluğuna emin olmaksızın yayınlanamaz” ilkelerini hatırlattı.
“Konyalılar olarak sabrımız ve suskunluğumuz vakarımızdandır” diyen Selvi, Hürriyet gazetesini ve bu çerçevede yayın yapan kuruluşları kınadıklarını ve uyardıklarını belirterek, Konyalıların adı geçen medya kuruluşlarının oyunlarına gelmeyeceğini vurguladı.
Selvi sözlerini şöyle tamamladı: Konya’nın haklarına sahip çıkması gerekenlerin Konya’ya haksızlık yapanlarla birlikteliğini anlayabilmiş değiliz. Sözkonusu haberi fırsat bilip Konyalı’nın kutsal değerlerine saldıran CHP Konya Milletvekillerini de aklı selime davet ediyoruz. Konya Sivil Toplum Kuruluşları olarak Doğan Holding’e ait gazete televizyonları ve aynı paralelde davranan basın kuruluşlarını ve siyasileri Konya’dan, Konyalı’dan özür dilemeye davet ediyoruz.
‘HABERLER KAMU VİCDANINI YARALADI’
Memur-Sen konfederasyonuna bağlı Sağlık-Sen Konya Şube Başkanı Adem Sazak, Memur-Sen Genel Sekreteri Ali Küçükkösen’li birlikte bir hafta boyunca medyada yer alan ve Numune Hastanesi’nde gerçekleştiği iddia edilen olayla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Hekimevi’nde yapılan toplantıya Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Servet Buzcu, Sivil Toplum Platformu İcra Kurulu Başkanı Latif Selvi ve Konya-Karaman Tabip Odası Başkanı Ömer Karahan da katıldı.
Medyada yer alan haberle ilgili yaptıkları incelemede ne doktorların, ne hastane yönetiminin bir kusurunun olmadığının anlaşıldığını ifade eden Adem Sazak, medyada yer alan haberlerin mağdurları doğurduğunu belirterek “Hasta mağdur, haklarında iddia olan doktorlar mağdur, hastaya müdahale eden hekim açıkta. Peki kim kârda, sonuçtan kim memnun?” diye sordu.
Tek büyüyen memur konfederasyonunun Memur-Sen olduğunu ileri sürerek konuşmasına başlayan Memur-Sen Genel Sekreteri Ali Küçükkösen ise başörtüsüyle hiçbir alakası olmadığı halde yaşandığı iddia edilen olayın başörtüsüyle ilişkilendirilmesinin kamu vicdanını yaraladığını ifade etti. Türkiye ve dünya şartlarında başörtüsü yasağının daha uzun süre devam edemeyeceğini hatırlatan Küçükkösen Memur-Sen’in sendikal ilkeleri arasında yer alan tüm topluma özgürlük ve refahı savunmaya devam edeceklerini bildirdi.
KART: DELİLLERE MÜDAHALE EDİLDİ
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Parlamentoda düzenlediği basın toplantısında, Numune Hastanesinde yaşandığı iddia edilen olayla ilgili medya savaşları yapıldığını söyledi. Hastane yönetimini aklamaya yönelik idari soruşturma yürütüldüğünü öne süren Kart, hastane yönetimi yerine, olayı bildiren doktorun açığa alınmasının tarafsız bir soruşturma yürütülemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi.
Kart, Sağlık Bakanlığının olayda taraf olma konumuna geldiğini öne sürerek, hastane kayıtlarıyla ilgili iddialarda bulundu. Kart, şöyle konuştu: Olay tarihindeki, filmin çekildiği 13 Kasımda saat 13.00-18.00 ve 14 Kasımda 08.00-13.00 saatleri arasındaki bilgisayar kayıtları ve nöbet çizelgeleri üzerinde tahrifat ve oynama yapıldığı yolunda, son derece ciddi ve somut bilgiler tarafımıza ulaşmıştır. Olayın tarafı konumu olan idari kademelerin, delilleri kararttıklarını ve delillere müdahale ettiklerini görüyoruz.
Soruşturmanın Sağlık Bakanlığı yerine Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından yapılmasını isteyen Kart, nöbet çizelgeleri ve bilgisayar kayıtlarında yapılan oynamaların teknik tespitinin, üniversitelerce yapılabileceğini söyledi.
Sağlık Bakanlığı’nın sürdürdüğü idari soruşturmayı göstermelik şeklinde niteleyen Kart, ayrıca TBMM Başkanlığına, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cevaplaması istemiyle aynı iddialara ilişkin soru önergesi verdi. Memleket