Kuş sevgisinin böylesi
Güvercin hastası Abdi Büyükağaççı, evinin çatısında beslediği 600 adet güvercini fotoselli alarm sistemi ile koruyor. Büyükağaçcı, 65 yıldır güvercinlerle iç içe olduğunu belirterek kuş gribiyle ilgili şunları söyledi.
Çetin TOFAN
“Şimdiye kadar hiç hasta olmadım. Hiç doktora gitmedim. Güvercinlerde virüs olsaydı, ilk önce ben kuş gribi olurdum." Kuşsever 71 yaşındaki Abdi Büyükağaççı, yaşadığı Taşrakaraarslan Mahallesi'nde 65 yıldır güvercin besliyor.
Mahallede 3 dönem muhtarlık da yapan Büyükağaççı, fiyatları 100 ila 500 YTL arasında değişen güvercinlerini gözü gibi koruyor. Evinin çatısında oluşturduğu barınakta güvercinlerine bakan Büyükağaççı, kuşlarını her gün yemleyip sabırla onların sularını değiştiriyor. Hastalanan kuşlarına ilaç veren Büyükağaççı'nın en büyük zevki gözü gibi baktığı güvercinlerini uçarken ve takla atarken seyretmek. İlerlemiş yaşına rağmen kuşlarının bakımını aksatmayan güvercin sevdalısı, önceleri 800 olan güvercin sayısını 600'e düşürmüş.
Tek tek bütün kuşlarının özelliklerini, cinslerini, soylarını iyi bilen Büyükaağaççı, yumurtadan çıkan yavru güvercinleri anneleriyle beraber ayrı bölmelere alıyor. Güvercin aşığı, en çok, kuşlarına hırsızların ve yabani hayvanların dadanmasından korkuyor. Değerli kuşlarından bazıları baykuş ve gelincik tarafından telef edilen Büyükağaççı, yıllardır emek verdiği güvercinlerini bir kaç kez hırsızlara kaptırınca çare aramaya başlamış. 6 yaşından buyana güvercinlerle iç içe yaşayan Büyükağaççı, kuşlarının hırsızlar ve yabani hayvanların eline geçmemesi için elektrik mühendisi olan oğlu Ahmet'ten yardım istemiş. Oğlu Ahmet ise bazı apartmanlarda ışığın kendiliğinden yanmasını sağlayan 'fotosel'e, alarm sistemi de ilave ederek, bu düzeneği evlerinin çatısına kurmuş. 6 metre karelik alanı taramaya ayarlı olan sistem sayesinde artık ne hırsızlar ne de baykuş ve gelincik gibi yabani hayvanlar güvercinlere zarar verebiliyor.
Peki sistem nasıl çalışıyor?
Gece ortamına ayarlı 'fotoselli alarm sistemi', çatının çevreye hakim bir yerine kurulmuş. 6 metreden beriye yaklaşan herhangi bir cisim fotosel sayesinde algılanıyor. Bu, fotosele bağlı lambanın yanmasını sağlıyor. Işık yanınca da alarm devreye giriyor. Böylece hırsızlar neye uğradığını şaşırıp kaçıyor. Yabani hayvanlar da alarmın sesini duyup çatıdan uzaklaşıyor.
65 yıldır güvercinleri severek beslediğini anlatan Büyükağaççı, son yıllarda güvercin hırsızlığının artmasından yakınıyor. Hırsızlar ve yabani hayvanlarla baş edemediğini dile getiren Büyükağaççı, "Önceden geceleri güvercinlerimin çalınmasından ve zarar görmesinden korkup uykularım kaçıyordu. Hırsızlar güvercinlerimi ele geçirmek için çeşitli yöntemlere başvuruyordu. Özellikle yağmurlu günlerde gelincik gibi hayvanlar kuşlarımın korkulu rüyası haline geliyordu. Şimdi rahat rahat uyuyabiliyorum. Bu sistem sayesinde artık ne hırsızlar yaklaşabiliyor ne de gelincik ve baykuşlar. Allah oğlum Ahmet'ten razı olsun. Onun sayesinde kuşlarım hırsızlar ile baykuş ve gelinciklerin şerrinden emin oluyor. Geceleri kafam rahat oluyor" diye konuşuyor. Gündüzleri sürekli kuşlarıyla beraber olduğunu kaydeden Büyükaağaççı, gündüz çalınma riskinin bulunmadığını belirtiyor.
Kuş gribi olsaydı, ben olurdum
Güvercinlerle ilgilenerek stres attığını dile getiren Büyükağaççı, muhtarlık yaptığı yıllarda aldığı maaşı, emekli olduktan sonra ise emekli maaşını güvercinlerine harcadığını ifade ediyor. Güvercinlerle ilgilenmenin kendisini kötü alışkanlıklardan uzak tuttuğunu vurgulayan Büyükağaççı, "Her gün kuşlarımın yemini, suyunu veriyorum. Kafeslerinden çıkarıp uçuruyorum. Hasta olanlara veterinerden aldığım ilaçları veriyorum. Bu uğraşım sayesinde içki sigara gibi kötü alışkanlıklarım olmadı" diyor. Kuş gribi ile ilgili görüşlerini açıklayan Büyükağaççı, esprili bir dille, "65 yıldır güvercinlerle iç içeyim. Şimdiye kadar hiç hasta olmadım. Hiç doktora gitmedim. Güvercinlerde virüs olsaydı, ilk önce ben kuş gribi olurdum" şeklinde konuşuyor.