“Kürtleri APO birleştirdi”

“Kürtleri APO birleştirdi”

Konya Aydınlar Ocağı’nda Kürtler’i konuşan Yrd. Doç. Dr. Bekir Biçer, “Kürtleri ilk defa APO birleştirdi. Ya değilse aşiretler halinde yaşayan Kürtlerin düşmanı yine kendi içlerindeki Kürt aşiretleri oluyor” dedi

KÜRTLERİN ALTIN ÇAĞI

Biçer: “Müslüman Kürtlerin “Altın Çağı” Selçuklular dönemidir. Kürtler genellikle sarp dağlık arazilerde kabileler şeklinde yaşamış ve Müslüman devletlere bağlı olarak özerk yapılarını asırlarca korumuşlardır.” Konya Aydınlar Ocağı’nın bu haftaki Salı Sohbetleri’nde “Kürtler” konuşuldu.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Biçer, Çizgi Kitabevi Yayınları arasında yeni çıkan “Kürtler” adlı eserinden hareketle Kürtler’in tarihi, adı, devlet kurup kurmadıkları, isyanları ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.

“KÜRTLER MÜSLÜMAN”

“Kürtler müslümandır” diyen Yrd. Doç. Dr. Bekir Biçer, Türkiye’de Kürt tarihi araştırmalarının henüz başlangıç düzeyinde olduğunu ve son yıllarda, Kürtlerle ilgili yayınlarda belli bir artış olmasına rağmen Kürt tarihinin yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından akademik seviyede ele alınmadığına işaret ederek “‘Kürtler’ adını taşıyan bu eser, konuyu akademik düzeyde ele alan ilk kitaptır denilebilir. Kürtlerin tarihini Kürtçe yazan bir tarih kitabı yoktur. Kürt tarihinin temel kaynakları Arapça ve Farsçadır” dedi. Yazar Biçer, konuşmasında “Kürtlerin etnik kökeni nedir? Kürdistan var mıdır? Kürtler ne zaman ve nasıl Müslüman olmuştur? Aşiret kavramı Kürtler için neden önemlidir? Kürtler devlet kurmuş mudur? Kürtler Anadolu’ya ne zaman gelmiştir? Kürtlerin altın çağı ne zamandır?” sorularına cevaplar aradı.

KÜRTLER SAVAŞÇI VE İSYANKÂR…

Kürtler ve Kürt toplumunun varlığı ile ilgili pek çok kaynağa rastladığını fakat, Kürt dili ile ilgili şimdiye kadar bir kaynağa hiç rastlamadığını belirten Biçer, Kürtler’in yaşadığı coğrafya ile ilgili bir haritayı da paylaşarak Kürtlerin tarih boyunca birlikte yaşadıkları bir coğrafyaları olmadığını söyledi. Kürtlerin, anavatanının Mezopotamya olduğunu ve etnik kökenleri hakkında fazla bir bilginin mevcut olmadığına dikkati çeken Dr. Bekir, “Kürtlerin tarihi, yaşadıkları coğrafya, anavatanları, siyasi özellikleri, etnik yapıları, eski din ve inançları, kültürel faaliyetleri, dil ve edebiyatlarına ve kısaca medeniyetlerine dair bilinenler bugün bile çok kısıtlıdır” dedi. Müslümanlar ile Kürtlerin ilk defa Hz. Ömer zamanında 640 yılında Hulvan ve Tikrit’in fethi sırasında karşılaştıklarını ve dört halife devrinde, Kürtlerin yaşadığı bölgelerin tamamıyla Müslümanların hâkimiyeti altına girdiğini ve Kürt halkının tamamının da kendi irade ve istekleriyle 14. asırda Müslüman olduklarını söyleyen Biçer, “Kürtler, Türklerden 300 yıl sonra Müslüman olmuşlardır” dedi. Kürtlerin Arap ve Farslar’dan iç içe yaşadıkları için önemli ölçüde etkilendiklerini ifade eden Biçer, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi’nin ordusunun yüzde 40’ını Kürt aşiretlerine mensup askerlerin oluşturduğunu da söyledi. Eyyubi’yi, fetihlerde en çok uğraştıranların da  sık sık isyan eden Kürt aşiretlerin olduğunu sözlerine ekleyen Dr. Bekir Biçer, “Kürtler için başlarındaki devlet veya liderin kim olduğu hiç önemli değil. Kürt aşiretler çeşitli sebepler yüzünden devamlı isyan ediyorlar” dedi.

KÜRTLERİN ALTIN ÇAĞI…

Oğuzlar ile Kürtlerin birbirleriyle kıyasıya savaştıklarını ve ortak noktalarının da savaşçı olmaları olduğunu söyleyen Biçer, Abbasiler döneminde bir Kürt devletinin varlığından söz edilebileceğini ve onun da sembolik olduğunu ifade etti. Emeviler ve Abbasiler döneminde büyük zorluklar yaşayan  Kürtlerin altın çağının, Selçuklular döneminde başladığını ve Anadolu’daki nüfuslarının da bu devirde arttığını söyleyen Biçer, Selçuklu sultanlarının Kürt hanedanlar arasındaki çatışmaları önlediklerini ve Selçuklular ordusunun bir bölümünü Kürtlerden oluşturduklarını öne sürdü. Biçer, “Müslüman Kürtlerin kültürel olarak gelişmesine en önemli katkıyı İmadeddin Zengi yapmıştır. Eyyubiler ise Selçukluların devamıdır. Müslüman Kürtlerin “Altın Çağı” Selçuklular dönemidir.

Kürtler genellikle sarp dağlık arazilerde kabileler şeklinde yaşamış ve Müslüman devletlere bağlı olarak özerk yapılarını asırlarca koruyabilmiştir. Kürdistan değişik devletlerin egemenliği altına girmesine rağmen Kürtler, Kürt aşiret liderleri ve beyleri tarafından yönetilmiştir. Kürt tarihi bir anlamada özerk Kürt aşiretlerin ve emirlerin tarihidir ” dedi.

Osmanlı devleti ile Kürtler arasındaki yakınlaşmanın da 1514’te Çaldıran Savaşından sonra başladığını belirten Biçer, Bitlis emiri İdris-i Bidlisi’nin, kendilerine zulmeden Safevî Devleti’ne karşı Osmanlı sultanından yardım isteyen bir mektup yazdığını ve 27 Kürt aşiretin daha sonra Osmanlı’ya bağlandıklarını söyledi. 

“KÜRTLERİ APO BİRLEŞTİRDİ”

Kürt aşiretlerin 17. Yüzyılın sonlarına doğru feodal bir sisteme geçtiklerini ve Kürt Milliyetçiliğinin de 19. Yüzyılın sonlarında doğduğunu sözlerine kaydeden Biçer, “Kürtleri ilk defa APO birleştirdi. Ya değilse aşiretler halinde yaşayan Kürtlerin düşmanı yine kendi içlerindeki Kürt aşiretleri oluyor” dedi. Cumhuriyet döneminde Kürt sorununun olmadığına dikkat çeken ve Kürt aşiretlerini en iyi tanıyan paşanın da Kâzım Karabekir Paşa olduğunu belirten Biçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin yanlış politikaları olduğunu ve günümüzde Kürtlerin uluslaşma sürecini yaşadıklarını sözlerine ekledi. Biçer, bir soru üzerine “Kürdistan’ın tamamında tarihin hiçbir devrinde Kürtler tamamen egemen olamamış ve devlet kurmamışlardır. Kürdistan, tarihin her döneminde diğer Müslüman halklarla birlikte Orta Doğu’nun hatta dünyanın büyük devletleri tarafından kontrol edilmiş ve yönetilmiştir” diye cevap verdi.