Kürtler: Seviyoruz ve terk etmiyoruz
Doğu ve Güneydoğu'da seçimler sonrası ortaya çıkan sonucu açıklamak için sanırız bu cümle yeterli: Güneydoğu Türkiye'yi sevdiğini gösterdi."Ya sev ya terk et” tezleri karşı “Seviyorum ve terk etmiyorum” cevabını verdi.
Doğu ve Güneydoğu'da ortaya çıkan sonuç Türkiye'de yeni bir siyaset anlayışının oluşacağına işaret. Yıllardır bölgede adeta tek güç olan Demokratik Toplum Partisi oylarının büyük bir bölümünü AK Parti ile paylaştı. Daha önceki değerlendirmelerimizde bölgede seçimin AK Parti ve DTP'nin desteklediği "Bin umut adayları" arasında geçeceğini belirtmiştik. Türkiye'de 1990'lı yıllardan sonra ilk defa bu kadar net mesaj verildi: "Gerginlik ve çatışma istemiyoruz, sorunların çözümünü demokraside arıyoruz".
Bölgedeki seçim sonuçları sonrası Kürt vatandaşlarının bölünmeden yana değil bilakis Türkiye'nin birliğinden yana tavır koydukları çok net gözüktü. Güneydoğu halkı siyasi krizden yana tavır almadı, siyasetin Kürt ve Türk siyasi ekseninden çıkarılması gerektiğini ve DTP dışında bir Kürt kitlesinin olduğunu ve bunlarında hesaba katılması gerektiğini ortaya koydu.
Bölgede gerginlik siyaseti yürütenlerin esamesinin okunmaması ve DTP'nin de mecliste özgürlüklerden yana tavır koyması bölgede ve Türkiye'de artık ezberin bozulacağını gösteriyor. AK Parti’nin doğuda bu kadar güçlenmiş olmasında; sosyal devlet imkânlarını bölgede çok iyi kullandığı, bölgedeki yatırımları çok iyi organize ettiği, yerelde partilerin seçmenleri incitmeyecek dil kullanmaları, bölgede güçlü olan "Nakşibendi" başta olmak üzere bir çok din önderi ve cemaatin AK Parti'yi koşulsuz desteklemesi, Avrupa Birliği'nden taviz vermeden tutumunu sürdürmesi, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde yaşananları yorumlayan bölge halkının AK Parti'ye haksızlık yapıldığını düşünmesi gibi başlıca nedenler gösteriliyor. Memleket