'Kur'an'da Cin Kavramı' konuşuldu
BİLKAD’da bu haftaki Salı söyleşilerinin konuğu Eğitimci Yaşar Yalçın oldu.
BİLKAD’da bu haftaki Salı söyleşilerinin konuğu Eğitimci Yaşar Yalçın oldu. SÜ İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sait Şimşek’in yönettiği “Kur’an’da cin kavramı”nın ele alındığı söyleşide Yalçın, Kur'an’ın bir hidayet kitabı olduğunu ve içinde çelişki barındırmadığını belirterek mevcut cin anlayışının bu çerçevede ele alınıp sorgulanması gerektiğini söyledi.
Geleneksel cin telakkisinin Müslümanlar’a bir sorumluluk yüklemediğini, bu anlamda sorgulanmaya muhtaç olduğunu vurgulayan Yalçın, Elmalılı H. Yazır’ın cinden bazen “yeraltı faaliyetlerinde bulunan kötü niyetli kimselerin” kastedildiğini söylediğini aktararak Mekkeli müşriklerin Medine’de sığındıkları liderlerinin Kur'an’da cin olarak isimlendirilen insanlar olduklarını, bu kimselerin aralarında ünsiyet peyda olunca cin oluşlarının sona erdiğini ve böylece Medeni surelerde de cin kelimesinin geçmediğini ifade etti.
Kur'an-ı Kerim’de geçen ‘insanlar ve cinler’ tabirinin tıpkı “sabah ve akşam, gece ve gündüz” gibi özel ifadeler kullanıp genel bir durumu kasteden bir terkip olduğunu ve ‘bildiğiniz ve bilmediğiniz tüm insanlar’ şeklinde bir anlama sahip olduğunu ileri süren Yalçın görünmezlik anlamında meleklerin de cin kapsamına girdiğini kaydetti.
Yalçın, mevcut cin telakkisine sahip olanların Rahman suresinin 15. ve 16. ayetlerinde geçen “Cinleri de hâlis ateşten yarattı. Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?” ayetini de nasıl anlamlandırdıklarını merak ettiğini zira kendisinden korkulan, kötü işler çevirdiğine inanılan cinlerin bir “nimet” olarak takdiminin mümkün olmadığını ifade ederek sözlerini tamamladı. Murat Kayacan-Memleket