Küçük, sorulardan neden kaçıyor?

Küçük, sorulardan neden kaçıyor?

Asrın davasında tutuklu emekli Tuğ. Veli Küçük, hangi sorulara cevap vermedi?

Ergenekon terör örgütü davasında, tutuklu sanıklardan emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün önceki gün başlayan çapraz sorgusu dün tamamlandı. Örgütün üst düzey yöneticisi olmakla suçlanan ve hakkında iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen Küçük, savcıların sorularına genellikle cevap vermedi.

Birçok soruyu "Daha önce açıklamıştım. Dilekçemde var, oradan okuyabilirsiniz." sözleriyle geçiştiren sanık, bazı konularda ise topu askerî makamlara attı. Ajandasıyla ilgili soruya "Genelkurmay Başkanlığı'nın yasağı var. Sorunun geri alınmasını istiyorum." diyen Küçük, JİTEM konusunda da tavrını değiştirmedi: "Jandarma Komutanlığı'nda görev yaptım. Bu kurumdan sorulabilir."

Ergenekon davasının 27. duruşması dün yapıldı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dün görülen duruşmada Veli Küçük'ün çapraz sorgusuna devam edildi. Sanığa ilk soruyu tutuksuz sanıklardan Ali Yasak'ın avukatı Şevket Küçük yöneltti. Susurluk kazasındaki çanta konusunda müvekkili hakkında dava açıldığını belirterek, "Yasak'ı kazadan önce mi, sonra mı tanıyorsunuz?" diye sordu. Küçük, kazanın 1996 yılında olduğunu belirterek, Yasak'ı da 1998 ya da 1999 yıllarında bir lokantada tanıdığını söyledi. Avukat, çantadan haberi olup olmadığını sordu. Veli Küçük, "Çantadan baştan beri haberim yok." dedi. Cumhuriyet savcılarının soruları sırasında söz alan sanık avukatı Tayfun Ilıca, iddia makamının müvekkiline önceki gün sorularını yönelttiğini belirtti: "Dün akşam ne oldu? Yeniden mi dosyasına çalıştı da soru soruyor? Her duruşmada yeniden başa dönülüp soru mu sorulacak?" Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de bunun üzerine, bu konudaki yasa maddesinin açık olduğunu belirterek, sanığa tekrar soru sorulabileceğini dile getirdi. Sanık, mahkeme heyeti üyelerinden Hasan Hüseyin Özese'nin "Tuncay Güney ile ne zaman tanıştınız?" şeklinde sorusuna, "1990-1991 olabilir." cevabını verdi. "Tuncay'ın benim personelimmiş gibi devamlı yanımda kaldığı zannediliyor." demesi üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, "Siz de buna açıklık getirin." dedi. Küçük şunları söyledi: "Tuncay Güney, 'Veli Paşa ile konuşuyorum' havasını yaratmak için 3-5 ay ara ile beni arar. Bu konuşmalarda Güney'i terslerdim, azarlardım. Güney ile 5-10 kere yan yana gelmişizdir, samimi arkadaşım gibi değil. Güney bana yardımcı olmak için istihbarat bilgisi verir; ancak verdikleri bilgilerin hiçbir şeye benzemediğini söyledim. Hele cip meselesi olduktan sonra da görüşmeyi koparttım. En son emekli olduktan sonra 2000 yılında gördüm."

Veli Küçük, iddiaların aksine sinagoga değil, Türk Ortodoks Patrikhanesi'ne gittiğini ve gitmeye devam edeceğini belirtti. Üye Hakim Özese'nin "Süleyman Esen'i tanıyor musunuz?" sorusuna da "Hayır" cevabını verdi.

Zeynep Küçük: Delilleri saklıyoruz

Veli Küçük'ün avukatı Zeynep Küçük, Tayfun Ilıca ve Taciser Ilıca da öğleden sonraki bölümde savunmalarını tamamladı. Sanığın aynı zamanda kızı olan Zeynep Küçük, savunmasında gizli tanık ifadelerini eleştirdi. Davanın yanı sıra devam eden bir soruşturma da olduğu için elindeki delilleri mahkemeye sunamadığını, bu konuda çekinceleri olduğunu dile getirdi. Delillerini sunduğu takdirde bunlara kumpas kurulabileceğini iddia etti. Duruşmada söz alan Sami Hoştan da Hanefi Avcı'ya, Ataköy'de Abdullah Çatlı ile bir araya gelip gelmediğinin sorulmasını istedi. Kendisinin de bu görüşmede bulunduğunu belirten Hoştan, Avcı'nın duruşma salonuna getirilmesini talep etti. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de "Gelince sorarsın," diye konuştu. Başkan Şengün, tutuklu sanıklardan Abdulmuttalip Tonçer'i duruşma salonundan çıkardı.

Ajandaya TSK yasağı iddiası

Davanın savcılarından Mehmet Ali Pekgüzel'in, ajandasındaki notlar arasında avukat Behiç Aşçı'nın ölüm orucu eylemi nedeniyle 45 kiloya kadar düştüğü şeklindeki yazılar bulunduğunu söylediği Veli Küçük, "Sayın savcının sorusunu geri almasını teklif ediyorum. Ajandalarımın yayımlanmaması konusunda Genelkurmay Başkanlığı'nın yasağı olmasına rağmen açıklama yapıyor." dedi. Pekgüzel ise kendisinin sorduğu ajandayla ilgili herhangi bir yasak olmadığını belirterek, Genelkurmay Başkanlığı'nın, Küçük'ün görevde olduğu dönemdeki ajandalarıyla ilgili bir yasağı bulunduğunu söyledi. Sanık bunun üzerine "Cevap vermiyorum." dedi.

Can Ataklı için Emin Şirin'le konuştum

Veli Küçük, gazeteci Can Ataklı'nın, çalıştığı Business Channel'dan çıkarılmasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Ataklı'nın görevine son verildiğini 'dostu ve arkadaşı' Emin Şirin'den öğrendiğini anlattı. Tekrar işe alınması konusunda Şirin'le konuştuklarını söyledi. Sorgunun ardından söz alan Business Channel'ın sahibi tutuklu sanık Hayrettin Ertekin, Ataklı'yı tekrar işe alması için 7-8 generalin kendisini aradığını ileri sürdü. Açıklamalar Can Ataklı'yı kızdırdı. Zaman'ın sorularını cevaplayan Ataklı, kimseden ricada bulunmadığını, askerlerin yönetime geçmesine itiraz ettiği için televizyondan kovulduğunu belirtti.

Standart cevap: Daha önce açıkladım

Sanık Veli Küçük, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın'ın sorularına genellikle 'Daha önce açıkladım, bunu da belirttim.' şeklinde cevaplar verdi. İşte o diyaloglar:

Savcı: Eski Esenyurt Belde Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ı tanıyor musunuz?

Küçük: Gürbüz Çapan ile Kemal Özden'in davet ettiği bir yemekte tanıştık. Daha sonra görüşmedik. Telefonunu da bilmiyorum.

Savcı: İzmir'de öldürülen İbrahim Çiftçi'yi tanıyor musun?

Küçük: Bu kişinin ismini Yalçın Tanfer'in oğlu Osman Tanfer'den duydum.

Savcı: Tuncay Güney ile aranızda bir husumet var mı?

Küçük: Bunu savunmamda açıkladım.

Savcı: Tuncay Güney ile sizi tanıştıran Necmettin Ergenekon mu?

Küçük: Bunu da açıkladım.

Savcı: ABD'ye gittiğinizde Güney'i telefonla aradınız mı, telefonun numarasını nereden buldunuz?

Küçük: Savunmamda söyledim.

Savcı: Tuncay Güney, Bilecik'te sizi ziyaret etti mi?

Küçük: Bunu da savunmamda belirttim.

Savcı: Hüseyin Tepekal'ı tanıyor musunuz?

Küçük: Bu sorular yönlendirme sorusu mu öğrenmek istiyorum. Ona göre cevap vereceğim.

Savcı: Sorular yönlendirme amaçlı değil. İsterseniz bu sorulara cevap vermeyebilirsiniz.

Küçük: ....

Savcı: Sanıklardan Muzaffer Tekin, Batı Trakya Dergisi'nde hangi sıfatla bulunuyordu?

Küçük: Mahkeme başkanlığına verdiğim dilekçede bu konuyu açıkladım. Buradan alıp okuyabilirsiniz.

Savcı: Ahmet Cinali'yi tanıyor musunuz?

Küçük: Tanımıyorum.

Savcı: Eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Adil Serdar Saçan ile aranızda herhangi bir husumet var mı?

Küçük: (Savcı Pekgüzel'e yönelik olarak) Savunmamı dinlememiş herhalde. Açıklama yaptım.

Savcı: JİTEM'in kuruluşunu siz mi yaptınız?

Küçük: Jandarma Komutanlığı'nda görev yaptım. Bu kurumdan sorulabilir.

Bu arada söz alan Küçük'ün avukatı Tayfun Ilıca da kurulan teşkilatın JİTEM olmadığını, jandarma istihbaratıyla ilgili bir teşkilat olduğunu ve yasaya uygun olarak kurulduğunu söyledi. Ilıca, bu teşkilatın Meclis kararıyla kurulduğunu, dolayısıyla müvekkilinin böyle bir teşkilat kuramayacağını ifade ederek ''Siz mi kurdunuz?'' şeklindeki sorunun yanlış anlamalara yol açacağını kaydetti.

Savcı: Cem Ersever'i tanıyor musunuz, ölümü ile ilgili bilginiz var mı?

Küçük: Buna daha önce cevap verdim ve tanıdığımı söylemiştim.

Savcı: Hanefi Avcı; Sami Hoştan, Ali Fevzi Bir, Abdullah Çatlı, Hadi Özcan gibi kişilerin sizinle irtibatlı olduğunu söyledi.

Küçük: Susurluk konusunda bununla ilgili açıklama yaptım. Hanefi Avcı'nın bu düzmece, sahte ifadeleri verdiği açık açık ortadadır.

Savcı: Nuri Ergin, (suç örgütü lideri) "Bu devlet bana Mustafa Duyar'ı öldürttü", kardeşi Vedat Ergin de "Bizi Veli Küçük'e sorun." dedi. Bu kişileri tanıyor musunuz?

Küçük: Kendilerinden sorsunlar, savcıların onları nasıl yönlendirdiklerine ilişkin dilekçeleri dosyalarda mevcuttur.