Kopan bacağının yerine azmini koydu
SÜ İnşaat Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Ahmet Cavit Ziya’nın yaşama azmi ve sözleri ibretlerle dolu…
2005 yılında bir bacağını kaybeden Afganistanlı Ahmet Cavit Ziya, hastaneden taburcu olduktan sonra hayata küsmeyerek yüzmeye, bisiklete binmeye ve tenis oynamaya devam ediyor. Rusya’nın Afganistan işgalinden kalan mayınlardan birisine basarak bacağını kaybeden ve beş yıldır protez bacakla yaşayan Ahmet Cavit Ziya, beş yıl önce yaşadığı o olayı hiçbir zaman unutamayacağını söyledi. Mayın patlamasından önce kendisini dünyayı elleriyle sallayabilecek kadar güçlü hissettiğini kaydeden Ahmet Cavit Ziya, yaşadığı olay sonrası gururlanmanın ne kadar yanlış olduğunu anladığını anlattı. Bir anda toz bulutu içinde gözlerini açtığını belirten Ahmet Cavit yaşadığı olayı şöyle anlatıyor: Ne o günü ne de olayı hayatım boyunca unutamam.
Tarih 19 Ağustos 2005’ti. Perşembe günü arkadaşlarım bana pikniğe gidelim dediler. Ben normalde onları fazla dinlemezdim. Ama o gün onları dinledim ve pikniğe gittim. Piknik alanına gittiğimizde otururken karşımızda bir dağ vardı. Ben o zamanlar hiperaktif bir kişiliğe sahiptim. Yerimde duramadığım için arkadaşlarıma dağa çıkalım dedim. Onları dağa çıkmak için kandırdım ve dağa çıkmaya başladık. Benim aklımda ise hep Rusya işgalinden kalan mayınlar vardı. Çevremdeki insanların bu konu hakkında söyledikleri beni hep endişelendirirdi.
Dağa çıkarken hep bu duyduklarım ve korkularım vardı. Bu korkularımdan dolayı taşlara basarak dağa çıkıyorduk. Belli bir mesafe kat ettikten sonra büyük bir taşın üzerine oturduk. Biraz dinlendikten sonra az ileride su kaynağı gördüm. Arkadaşlarıma su içmeye gidelim dedim. Onlar biraz beklememi istediler fakat ben dinlemedim. Ben laf dinlemeyen yapımı bildikleri için suyun olduğu tarafa gitmek için hareketlendim. Bir arkadaşım beni tuttu ve o an nasıl olduysa taşa değil yere bastım ve bir anda her taraf toz bulutu ile kaplandı. Gözlerimi açtığımda bacaklarımdan birisi diz kapağımdan kopmuş diğeri ise kemiğe kadar ayrılmış bir vaziyette idi.
Arkadaşlarım nasıl olduğumu sorduklarında onlara iyi olduğumu, onların nasıl olduğunu sordum. Belli bir zaman o halde bekledikten sonra insanların olay yerine geldiğini beni ve sırtlarında araca bindirerek hastaneye gittiğimi hatırlıyorum. Araca bindiğimde Allah’tan istediğim tek şey o an orada ölmek veya bayılmaktı. Fakat hiçbirisi olmadı ve ben hastaneye kadar bacaklarıma bakarak gittim. Hastaneye gittiğimde en son dayanamayarak doktora beni bayıltmasını söyledim. Gözümü açtığımda bir tarafımda annem bir tarafımda babam ve karşımda da ağabeyim vardı”.
ANNE KORKMA AĞLAMA DUA ET
Hastanede gözlerini ilk açtığında annesinin ağladığını gördüğünü ifade eden Ahmet Cavit, annesine ağlamamasını ve dua etmesini istediğini söyledi. Hastane de dahil 8 ay yatakta yattığını anlatan Cavit, ilk günlerin kendisi için çok yorucu ve zor günler olduğunun altını çizdi. Hastanede geçirdiği günleri anlatırken yüzündeki gülümsemesini hiç kaybetmeyen Cavit, kendisine moral vermesi için elleri ve ayakları olmayan birisinin yanına getirildiğini anlattı. Yanına gelen kişinin ilk önceleri hayatın güzelliklerinden bahsettiğini, kendisinin durumunun çok iyi olduğunu söylerken zaman geçtikçe o kişinin hayata küstüğünü söyledi.
İTALYAN BAYAN BİR DOKTOR BENİ TEDAVİ ETTİ
Hastanede kendisiyle ilgilenen doktorun İtalyan bayan bir doktor olduğunu ve kendisiyle bir zaman sonra şakalaşmaya başladığını anlatan Cavit, sürekli hastanede yattığı için hastalara neler söyleneceğini bildiğini ve şaka olarak hastalara bunu söylediğini kaydetti. Bayan doktorun tüm hastalarla tek tek ilgilendiğini ve çok sıcakkanlı olduğunu ifade eden Cavit, anlayamadığı tek şeyin Afganistan gibi ülkede İtalyan bir doktorun olmasına şaşırdığını söyledi.
ABİ BEN BEŞ ADIM ATTIM, EE NE OLMUŞ…
Geçirdiği ameliyatlardan sonra bacağının birisini tamamen kullanamayacağını öğrendiğini belirten Cavit, doktorun kendisine beş günde beş adım atmasının bir mucize olduğunu söyledi. Doktorun bu sözünden sonra birkaç gün adım atabilmek için uğraştığını ancak bunu ilk başlarda başaramadığını kaydetti. Daha sonraki zamanlarda birkaç adım atmayı başardığını ve durumu ağabeyine haber verdiğini kaydeden Cavit, ağabeyinin kendisine verdiği cevabın kendisi için bir ders olduğunu belirtti. Ağabeyinin kendisine ‘Ee ne olmuş beş adım attıysan’ dediğinde aklına ilk gelen düşüncenin şu olduğun kaydetti: O da haklı. Onun iki ayağı var ve bu durum onun için çok normal bir durum.” Bu olaydan sonra kendisine bir söz verdiğini anlatan Cavit, o günden sonra hayata başka bir gözle baktığını ifade etti.
YÜZÜYORUM, OKUYORUM, BİSİKLETE
BİNİYORUM VE TENİS OYNUYORUM
Şu anda İnşaat Mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi olduğunu kaydeden Cavit, TÖDER sınavını vererek Türkiye’de okumaya başladığını ifade etti. Türkiye’ye geldikten sonra çok güzel arkadaşlıklar kurduğunu belirten Afganistanlı Ahmet Cavit Ziya, “Hayata hiç ama hiç küsmedim. Sürekli hayata olumlu baktım. Allah verdi Allah aldı diyorum ve hayatımı bu anlayış içerisinde yaşıyorum. Şu anda protez bacağım var diye evde dünyaya küsmüş oturmuyorum. Yüzmeye gidiyorum, bisiklete biniyorum, tenis oynuyorum, arkadaşlarımla gönlümce gezip dolaşıyorum. Buradan da insanlara sesleniyorum, hayat o kadar güzel ki sana elinden gideni veren Allah elbet aldığının yerine bir başkasını verir. İnsanlar bunu bildiği sürece hayata küsmenin yanlış olduğunu göreceklerdir. Ben bu çerçevede hayatımım yaşıyorum ve çok mutluyum. Umarım herkes bu doğrultuda hayatını yaşar” diye konuştu. Ömer Ersoy-Yaşar Sarı-Memleket