‘Konya’yı kapatırsak tüm imam hatipler kapanır’
28 Şubat sürecindeki Konya İmam Hatip Lisesi Müdürü Bekir Yiğit, 20 yıllık sessizliğini bozdu.
Bekir Yiğit, 28 Şubat 1997 yılındaki Post Modern darbeden en çok etkilenen ve baskılara maruz kalan Konya İmam Hatip Lisesi, kapanmanın eşiğinden döndüğünü anılarla birlikte anlattı. 20 yıl önceki 28 Şubat zulmünde, tehlikenin çok büyük olduğunu anlayan ve baskılara direnen Emekli Müdür Bekir Yiğit, o dönem Konya İmam Hatip Lisesi’nin kapatılması için her türlü baskının yapıldığını söyledi.
.jpg)
28 Şubat 1997’de o zamanın iktidarına askeriye tarafından muhtura verimesiyle başlayan süreçte bir çok vatandaşın ve öğrencilerin mağdur olduğuna tanık olan Bekir Yiğit, bu süreçte her zaman dik olduğunu ve imam hatip lisesine yapılanları dile getirdi. Ordunun, İmam hatip okullarının Türkiye’de yaşamaması yapılanları anlatan Yiğit, “ 28 Şubat’ı en iyi yaşayan biri olarak, bu zihniyetin ne amaç taşıdığını iyi biliyorum. Bunu bilerek konuşuyorum. 28 Şubat gününden sonra okula baskılar armaya başladı. Hem İl Milli Eğitim Müdürlüğünden hem valilikten teftişe ve resmi baskı yapılmaya geliyorlardı. 28 Şubat’tan sonra bizi her gün arayarak kaç öğrencinin okuldan ayrıldığını soruyorlardı. Öğrencilerin okuldan ayrılmadığını duyunca baskıyı artırıyorlardı. Bu baskılar arasında öğrencilerin başının kesinlikle açılması gerektiğini söylüyorlardı. Bunun yanında en büyük baskıyı erkek ve kız öğrencileri karışık olarak eğitim verilecek diyorlardı. Laik eğitimde erkek kız ayrı sınıflarda olamaz bunları karıştıracaksınız diyorlardı. Ben bu verilenleri yapmayacağımı bu isteklerin imam hatip ruhuna ters düştüğünü söylüyordum. Benim bu çıkışlarımı ise bana özel resmi baskıyı artırarak yıldırmak istiyorlardı.
.jpg)
“KONYA’YI KAPATIRSAK TÜM TÜRKİYE’DE KAPATIRIZ”
28 Şubat süreçinden sonra çok ilginç hadiselerle ve itiraflarla karşılaştığını anlatan Yiğit, bir müfettişin bir yıl sonraki itirafını da dile getirdi. İtirafın korkunçluk derecesini anlatan Konya İmam Hatip eski Müdürü Yiğit, şu sözlerle olayı anlattı, “28 Şubat’ın amacı, Türkiye’deki tüm imam hatip okullarını kapatmaktı. Ankara, Milli Eğitim Bakanlığı’nda görev yapan bir müfettiş arkadaşım bana gelerek şu itirafta bulundu: Müdürüm, en çok baskıyı sizin okula yapacaklar. Müfettişler kendi aralarında sürekli şöyle diyorlar: “Konya İmam Hatip Lisesini kapatırsak, Türkiye’de imam hatip davasını bitirmiş oluruz” Ben bu sözleri duyduktan sonra durumun ne kadar ciddi olduğunu anladım. Konya, Türkiye için çok önemli bir merkezdi ve Konya İmam Hatif Lisesini kapatmak için çok uğraştılar. Ama başaramadılar” diye anılarını anlattı.
-001.jpg)
GARNİZON KOMUTANIN BALANS AYARI VALİYE TAKILDI
28 Şubat dönemindeki baskıların çok çeşitli olduğunu söyleyen Yiğit, özellik Konya İmam Hatip Lisesinin cuntacılar için çok önemli olduğunu ve kesin kapatmak için ellerinden geleni yaptıklarına vurgu yaptı. Gözleri dolarak o günleri anlatan Eski Müdür Bekir Yiğit, “Okula gelen müfettişler, okulun bina giriş kapısının üzerinde yazan levhayı kaldırmam için çok baskı yaptılar. Devletin okulunda böyle bir yazı olmaz dediler. Bende tüm baskılara rağmen o levhayı kaldırmadım” dedi.
-001.jpg)
8 Ocak 1998 yılında dönemin garnizon komutanının okulu ziyarete geldiğini ve ayar vermek istediğini söyleyen Yiğit, “Okulumuzun birkaç öğretmeni trafik kazası geçirdi ve ben hastaneye ziyarete gitmiştim. Okula döndüğümde flaması açık askeri bir komutan aracının okulun içinde olduğunu gördüm. Hemen makamıma giderek Garnizon komutanının olduğunu anladım. Hemen yanına geldim ve elimi uzattım. Komutan beni küçük görerek elini uzatmadı ve ben elimi indirdim. Tam o sırada da teneffüs zili çaldı ve tüm bahçe beyaz başörtülü öğrencilerle doldu. Garnizon komutanı bana dönerek ‘Müdür, bu ne hal’ dedi. Ben de, Komutanım burası bir imam hatip okulu. Biz burada bu öğrencilere böyle olmaları için eğitim veriyoruz. Bu öğrencilere kapanmanız farzdır ama şimdi başınızı açın diyemeyiz’ dedim. Daha sonra bana ‘Yarın herkes bu okula başı açık gelecek’ dedi. Olmaz Komutanım, yapamam böyle bir şeyi’ dedim. O anda komutan bana çok sinirlendi ve bağırmaya başladı. Ertesi günlerde okula her gün müfettiş gelmeye başladı. Ben hemen vali beye giderek durumu anlattım. Vali bey teftişlerin azalmasını sağladı. Çok bir şey yapamadılar fakat milli güvenlik dersine girmeyen birçok öğrenciyi sınıfta bıraktılar. Kadın öğretmenler okuldan atılmamak için peruk veya bere ile okula geldiler. 28 Şubat ve sonrasında okulun tepesinde helikopter uçurarak sürekli okulun fotoğrafını çektiler”
“OKUL KAPANMASIN DİYE ÖĞRECİLERİN EVİNE GİTTİM”
Konya İmam Hatip Lisesinin kapatılması için bir çok yöntem denendiğini anlatan Yiğit, “Okulu kapatmak gibi bir yetkileri bulunmuyor. Böyle bir anayasal hak da bulunmuyor. Okullar bir tek gerekçeyle kapatılabilir, o da okula öğrenci gelmediği durumunda kapanabiliyor. Okuldaki öğrencileri yıldırarak okula gelmemelerini sağlamak ve okulu bu gerekçeyle kapatmak istiyorlardı. Bunun için baskıları ellerinden geldiği kadar sürdürdüler. 28 Şubat’tan sonra 1997 – 1998 Eğitim Öğretim yılı başında çok az bir öğrenci kayıt yaptırdı. 10 bin kişilik Konya İmam Hatip Lisesine yeni dönemde 600 öğrenci kayıt yaptırdı. Bu öğrenciyle okul kapanabilirdi. Ben o dönem tüm okulları ve mahalleleri gezerek öğrenci toplamaya çalıştım. Okulun kapanmaması için elimden gelen her şeyi yaptım. Bu okula gelen öğrencilere servis, yiyecek, giyecek ve ders kitaplarını bedava vereceğimi söyledim. Bu girişimlerin ardından öğrenci sayısı arttı ve okul kapanmaktan kurtuldu. Daha sonrasında ise erken seçim oldu ve daha sonrasında Ak Parti hükümetin başına geçerek böyle bir tehlike ortadan kalktı”

(Foto: Mustafa Balkan)
MEŞHUR FOTOĞRAFIN GERÇEK ÖYKÜSÜ
Konya tarihinde önemli bir fotoğraf olarak geçen Gazeteci Mustafa Balkan tarafından çekilen Konya İmam Hatip Lisesi önümde, valinin teftiş edildiği sanılan meşhur fotoğrafın gerçek öyküsünü Eski müdür Yiğit anlattı. ‘O fotoğrafın aslı çok masumdur” diyen Yiğit sözlerini şöyle sürdürdü: “O fotoğraf bilindiği gibi değil. Okul olarak Konya’da en büyük salonlardan birisi bizim okuldaki salondu. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün programları genelde bu solanda yapılıyordu. Dönemin valisi teftişe gelmedi aksine kurumumuzdaki öğretmenleri kura çekimi vardı. İl Milli Eğitim Müdürlüğünün düzenlediği kura programına katılmak için vali geldi. O bahçe aslında kızların bahçesidir, oraya erkekler giremezdi. O dönemin İl Milli Eğitim Müdürü ve teftiş kurulu başkanı da o toplantıya katılmaya gelecekti. Vali ve yanındaki heyet, kız öğrencilerin başörtülü olduklarını görmemeleri ve başörtüleri dikkat çekmesin diye, erkek öğrencileri iki taraflı sıraladım ve tüm dikkatleri tek tarafa topladım. Böylece vali ve beraberindeki heyet, kız öğrencilerinin başörtüleri göze batmadı ve okulun salonuna geçtiler. Üstelik öğrencileri öyle sıralamamı vali, jest gibi algıladı ve bizim okulla çok fazla uğraşmadı” Servet R. Çolak – Memleket