Konya'nın adı Hristiyan tasviri!
Çok dindar Konya'nın adı Hristiyan tasvirinden, çok Türk Erzurum'un adı Rumca'dan geliyor. Türkiye bile Türkçe değil... İşte kökenler;
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Güroymak'a Norşin demesiyle başlayan, Başbakan Erdoğan'ın kendi köyü Güneysu'ya "Buraya da Potemya" diyorlar demesiyle tırmanan polemikte son noktayı siyasetbilimci ve yazar Prof. Dr. Mehmet Ali Kılıçbay koydu. Kılıçbay'a göre Türkiye ismi de Türkçe değil...
ANADOLU YUNANCA
"(...) Ülkemiz toprakları, dünyanın ilk yerleşik toplumlarının vatanı; o halde kökü en aşağı 10 bin yıl gerilere giden ayrıntılı bir coğrafya adlandırması söz konusu. Bu toprakların yerlisi veya göçle gelen Hititler, Frigler, Galatlar, Kimmerler, Helenler, Romalılar, Süryaniler, Bizanslılar, Selçuklular, Osmanlılar (…) ile bunlara eklenecek binlerce yerel etnik unsur, bu ülkenin yer adları haznesinin oluşmasına katkıda bulunmuşlardır. Birçoğumuz için şaşılacak şey şu ki, en az katkısı olan Osmanlılardır. Ele geçirdikleri topraklardaki hemen hemen hiçbir yer adını değiştirmeyen Osmanlılar Anadolu’yu ayrı tutmamışlardır (Anadolu, Yunanca Anatolia’dan gelir).
TURCIA ADI İTALYANLARDAN
En başta bu ülkenin adı Türkçe değildir. Selçuklular ve Osmanlılar’ın Diyar-ı Rum (Roma ülkesi) dedikleri Anadolu’ya Turchia adını 12. yüzyılda İtalyanlar vermişlerdir. Osmanlı, Türkiye adını hiçbir zaman kullanmamış; ya Memalik-i Osmani (Osmanlı’nın Mülkü) ya da Rum ülkesi (kendine de Rum sultanı) demiştir.
ANKARA GALAT DİLİNDEN GELİYOR, İSTANBUL RUMCA, İZMİR YUNANCA
Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinin adı bir Kelt kabilesi olan Galatların dilindeki Ancyra’dan gelir. En büyük şehrinin adı Rumca Eis tin polis’ten (işte şehir, İstanbul) türemiştir. Üçüncü en büyük kentinin adı Luvice Zmirna’dan türeyen Yunanca Smirna, Smirni, Zmirni adlarından gelir. Cumhuriyetin ilk yıllarında bile İzmir’e, Yunanca telaffuzuyla Zmirni denmekteydi.
KAYSERİ, RİZE, ANTALYA YUNANCA, OSMANİYE ARAPÇA
Cumhurbaşkanımızın Kayseri’si, Yunanca Kaisareia’dan; Başbakanımızın Rize’si, Yunanca Rhizios’tan; Deniz Baykal’ın Antalya’sı, Yunanca Attalia’dan; Devlet Bahçeli’nin Osmaniye’si, Arapça Otman’dan gelmektedir.
Türkiye’deki bütün yer adlarının neredeyse tamamı Türkçe dışındaki dillere aittir. Maraş (Markasi), Malatya (Maldiye) veya Adana (Atana), Hititçe’den; Van, Urartuca Vaini ve Ermenice Van’dan; Artvin bir Kafkas dilinden (Artvan); Ardahan, Gürcüce Ardana’dan;
Bayburt, Ermenice Payberd’den gelmektedir.
DİNDAR İL KONYA HRİSTİYON TASVİRİ İKONA'DAN!
“Çok dindar” Konya İkonion’dan (Hıristiyan tasviri, ikona), “çok Türk” Erzurum Arz-ı Rum’dan (Roma toprağı) türemiş adlardır. “Artık bunlar da mı Türkçe değil” diye gözlere sokulan Bitlis, İskender’in generali Badlis’ten, Niğde Nahida’dan, Balıkesir Paleokastro’dan, Aksaray Garsama’dan, Çankırı Gangra’dan, Bartın Barthenios’tan, Gaziantep Hititçe Hantap’tan, Urfa Süryanice Urbai’den, Bilecik Belo Kene’den gelir ve bu iş burada sayıp dökmekle bitecek gibi değildir. Çünkü herkesin eski adının Halikarnassos olduğunu bildiği ve şimdiki adının Türkçe olduğundan emin olduğu Bodrum bile Türkçe değildir. 15. yüzyılda Malta Şövalyeleri tarafından inşa ettirilen Petronium (İsa’nın havarisi aziz Petrus adına) kalesinden gelmektedir.
TÜM TARİH BİZİM MİRASIMIZ
Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, Bitlis’in Güroymak ilçesinin eski adı olan Norşin’i kullanınca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Karayoluyla İstanbul’a giderken, Gebze’den sonra İstanbul levhasını değiştirip Konstantinopolis mi yapacaksınız” dedi. Gebze, Frigçe Dahibuza’dan gelmektedir, İstanbul da Konstantinopolis’ten. Zaten Osmanlı devleti sona erene kadar, başkentin resmi adı Konstantiniyye olmuştur. Adının İstanbul olması, 1930 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyladır.
Cumhurbaşkanı son derece haklıdır. Bu ülkenin bütün tarihi bizim mirasımızdır. Türkiye’nin tarihi 1071 Malazgirt’le başlamaz. İslamiyet’in zuhuruyla da başlamaz. Bu toprakların ilk insanlarına kadar uzanan bütün tarihi bizim mirasımızdır. Putataparı, Hıristiyan’ı, Musevi’si ve Müslüman’ıyla; Hitit’i, Galat’ı, Bizanslı’sı, Kürt’ü, Gürcü’sü, Ermeni’si, gelmiş geçmiş ve yaşayan, bu toprağa ait herkes bizim yurttaşımızdır.