Konyalı gazetecilerle birlikte Kıbrıs’taydık
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 35. yıldönümünde, Konyalı gazetecilerle birlikte Kıbrıs’taydık.
M. Ali Köseoğlu
20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 35. yıldönümünde, Konyalı gazetecilerle birlikte Kıbrıs’taydık. Özgürlüğün ne demek olduğunu içimize sindirerek geri döndüğümüz bu seyahatte Anadolu’nun kıymetini bir kez daha anladık…
20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekâtı’nın 35’inci yıldönümü, KKTC düzenlenen parlak törenlerle kutlandı. Kutlama etkinlikleri çerçevesinde başkent Lefkoşa’da, Atatürk Anıtı’nda, Dr. Fazıl Küçük’ün Anıttepe’deki kabri başında törenler düzenlendi; çelenkler kondu ve anıt özel defterleri imzalandı. Ayrıca Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda resmigeçit töreni düzenlendi. Başkentin yanı sıra, Boğaz Şehitliği’nde, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 20 Temmuz 1974’te adaya adım attığı Yavuz Çıkarma Plajı’nda da gerçekleşen törenler de görülmeye değerdi.
MECLİS BAŞKANINI RESEPSİYONU
Konyalı gazeteciler olarak Kıbrıs Türkünün bayramını paylaşmak üzere çıktığımız yolculukta ilk olarak 19 Temmuz akşamında Meclis Başkanı Dr. Hasan Bozer’in Malpas Otel’deki resepsiyonuna katıldık. Bu resepsiyona Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in yanı sıra AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem de iştirak etti. Hem Bakan Çiçek’le hem de Orhan Erdem’le ayaküstü ettiğimiz sohbetlerde elbette Kıbrıs Türk halkının meselelerini konuştuk. Bakan Çiçek, kalıcı bir barış için adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk ve iki ayrı demokrasi olduğunun ve barışın ancak bunun üzerine inşa edilebileceğinin bilinmesi gerektiğini belirterek bir gün sonra bayramda vereceği mesajın ipuçlarını ortaya koymuştu. Resepsiyonda, Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, Konyalı heyetle birlikte Rauf Denktaş’la görüştü. Denktaş, Konya’dan bayram dolayısıyla adaya iştirakimize fevkalade sevindi, memnuniyetini ifade etti.
LEFKOŞA’DA COŞKULU KUTLAMA
Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’nda gerçekleştirilen resmigeçit töreni oldukça önemliydi. Törene Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhurbaşkanlığı temsilcisi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Meclis Başkanı H
asan Bozer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) temsilcisi TBMM İdare Amiri Orhan Erdem, Başbakan Derviş Eroğlu, Türkiye Hükümeti temsilcisi Türkiye Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Temsilcisi 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı (KTBK) Korgeneral Hilmi Akın Zorlu, 28’inci Tümen Komutanı Tümgeneral İsmail Serdar Savaş, 39’uncu Tümen Komutanı Tümgeneral Kamil Başoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı (GKK) Tümgeneral Abdullah Recep, 14’üncü Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Faruk Şengün, Kıbrıs Yüksek Mahkeme Başkanı Nevvar Nolan, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, bakanlar ve milletvekilleri ile üst düzey bürokratlar, siyasi parti, kurum, kuruluş dernek yetkilileri, üniversite rektör ve temsilcileri, KKTC’de bulunan yabancı konuklar, parlamenterler ve gazeteciler katıldı.
“HER KOŞULDA YANINIZDAYIZ”
Törenlerin hemen başında Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün mesajı Türkiye Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen tarafından Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a iletilirken, Talat da teşekkür mesajını Gül’e iletilmek üzere İsen’e verdi. Mustafa İsen Gül’ün mesajını iletirken yaptığı konuşmada, Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman ve her koşulda Kıbrıs Türkünün yanında olacağını söyledi.
Bu arada Yavuz Çıkarma Plajı’ndan atletler tarafından getirilen timsali Türkiye ve KKTC bayrakları Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a sunuldu.
ÇİÇEK’TEN ANLAMLI MESAJLAR
Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Temsilcisi Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, müzakerelerin ilelebet devam edemeyeceğini mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağını herkesin anlaması gerektiğini söyledi. Çiçek, Türkiye’nin her koşulda her zaman ve her sahada Kıbrıs Türkü’nün yanında olacağını, Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğü, hukuku ve refahının milli dava olduğunu belirterek, Milli dava olan Kıbrıs meselesinde de birlik ve beraberliğin kararlılıkla muhafaza edileceğini söyledi. Kalıcı bir barış için adada iki ayrı devlet, iki ayrı halk ve iki ayrı demokrasi olduğunun ve barışın ancak bunun üzerine inşa edilebileceğinin bilinmesi gerektiğini belirten Cemil Çiçek, “Bu hususlardan kimse kuşku duymasın” şeklinde konuştu. İlgili tüm tarafların Kıbrıs Türk tarafı gibi yapıcı bir anlayışla hareket etmesi halinde 2009 yılı sonuna kadar kapsamlı çözüme ulaşılmasının mümkün olabileceğine de dikkat çeken Çiçek, müzakerelerin ilelebet devam edemeyeceğini mevcut fırsat penceresinin sonsuza kadar açık kalamayacağını herkesin anlaması gerektiğini, bu fırsatın da harcanması halinde Kıbrıs Türkleri aleyhindeki mevcut durumun devamına tahammül edilemeyeceğini vurguladı. Cemil Çiçek, Kıbrıs sorununun Türkiye’nin AB katılım süreci bağlamında kullanılmaması gerektiğine de vurgu yaparak, “Ya Kıbrıs ya AB açmazına Türkiye hiçbir zaman girmeyecektir. Bilinmelidir ki Türkiye’nin Anavatan ve garantör ülke olarak sorumluluklardan vazgeçmesi asla mümkün değildir” şeklinde konuştu.
GAZETECİ GÖZÜYLE BARIŞ HAREKÂTI PANELİ YAPILDI
Kutlama programından sonra öğleden sonra Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan panelde 1974 Barış Harekatı sırasında Kıbrıs’a gelerek görev yapan Ertürk Yöndem, Engin Konuksever, Bedir Seferoğlu ve Sökmen Baykara anılarını, harekat sırasında Rumların yaptıkları zulüm ve davranışları gazeteci gözüyle aktardılar. Panele 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Enformasyon Dairesi Müdürü Mustafa Güçlü, TC Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Salih Melek, Dış Basın Birliği Başkanı Fevzi Tanpınar, TAK Müdürü Emir Ersoy, Anadolu Ajansı Müdürü Hilmi Bengi, UBP Milletvekili Zorlu Töre, gazeteciler ve konuklar katıldı.
KÖPRÜLER SAĞLAMLAŞIYOR
Dış Basın Birliği Başkanı Fevzi Tanpınar, paneli düzenlerken amaçlarının 1974’de kurulun köprünün daha da sağlamlaştırılması olduğunu belirterek, böylece Anavatan Yavruvatan’ın daha da yakınlaşacağını söyledi. Tanpınar, Anavatan Türkiye’nin KKTC’ye verdiği desteğin önemine de dikkat çekti. TC Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Salih Melek de konuşmasında, insanlık tarihinin en meşru ve en haklı mücadelelerinden biri olmasına rağmen Türkiye ve Kıbrıs Türkü’nün yaşama ve güvenlik haklarını kısıtlayacak ambargolara maruz bırakıldığına dikkat çekerek, "Kıbrıs’ta varoluş mücadelesi veren bir halk meşru müdafaa yaptı diye; Anayasal düzene kastedildiği için garantörlük haklarını kullandı diye uzun yıllar uluslar arası toplumda ve kuruluşlarda sıkıntılar yaşamıştır. Bu sıkıntıların bir kısmı halen devam etmektedir, ama artık bunun böyle devam edemeyeceği de ortaya çıkmıştır. Söz verip de tutamayanlar mahcup, psikolojik üstünlüğünü yitirenler yeni arayışlar içindedir. Mevlana’nın dediği gibi ’Dünle beraber gitmiş, dün söylenenler’ artık yeni şeyler söyleyenleri sözleri muteber olmuştur" şeklinde konuştu.
DENKTAŞ BASINI UYARDI
1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da panelin sonunda yaptığı konuşmada, basının önemine dikkat çekmek için 1974 öncesi bir anısını anlattı. Basının Annan Planı’nda Kıbrıs meselesine sahip çıkarak TBMM’de oybirliği ile alınan milli çizgiyi halka unutturduğunu ifade etti. Denktaş, Türkiye’deki "Mega basın"ın Annan Planını kabul ettirmek için elinden geleni yaptığını ve kendisi gibi planın ne kadar zararlı olacağını söyleyenlerin sesini kıstığını ifade etti. Yüzde 65 evet ile dünyaya, "Bizim Rumla birleşmenin ötesinde bir niyetimiz yoktur" mesajı verildiğini ve ABD’nin bir yorumla Annan Planı’na evet diyen Türk tarafının ayrı egemenlik ayrı devlet isteyemeyeceğini söylediğini anlatan Denktaş, ABD’nin Türkiye’den mükellefiyetini yerine getirmesini ve önerilerini Rumların kabul edebileceği seviyeye çekmesini istediğini belirtti. TC Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in yaptığı konuşma ile içlerine su serptiğini kaydeden Denktaş, "Çünkü Annan Planı öncesindeki milli çizginin milli çizgi olmaya devam ettiğini söyledi ve bizi AB ile Kıbrıs arasında seçim yapmak zorunda bırakırlarsa Kıbrıs’ı seçeriz AB’ye arkamızı döneriz diyerek susadığımız mesajlar verdi" diye konuştu. Bu mesajın bir ikilem oluşturmakta olduğunu da kaydeden Denktaş, milli dava ’Kıbrıs’ta iki halk iki demokrasi iki devlet ve TC’nin garantörlüğü" olduğuna dikkat çekerek, görüşmelere ise Cumhurbaşkanı Talat’ın ’KKTC yok ayrı egemenlik istemiyoruz, tek egemenlik, tek hükümet ve tek halk’ yorumu ile başladığını TC’nin ise müzakerelerin sonuna kadar arkasında olduğunu söylemekte olduğunu bu ikilemin halkı tedirgin etmekte olduğunu söyledi. "Biz Türkiye’nin Kıbrıs’tan vazgeçeceğine inanmıyoruz" diyen Denktaş, Türkiye’nin burada şehitler verdiğini ve denizlerin onun için önemli olduğuna dikkat çekti.
MEVLANA’DAN ANLAMLI MESAJ
Programın sonunda Anadolu’dan adaya kutlamalar dolayısıyla gelen basın birliklerinin başkanları Rauf Denktaş’a çeşitli hediyeler verdiler. Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir’de, Mevlana’nın diyarı Konya’dan Kıbrıs’a barış mesajları getirdiklerini belirterek Denktaş’a sıhhat diledi, elini öptü. Denktaş da Özdemir aracılığıyla Konya’ya selamlar gönderdi.








