Konya'dan 'Türkiye için sağduyu' çağrısı

Konya'dan 'Türkiye için sağduyu' çağrısı

Kamu çalışanlarının temsilcileri sağduyu çağrısı yaptı. 7 sivil toplum örgütü, Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak ortak basın açıklaması yaptı.

Konya’daki ortak basın açıklaması Konya Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda yapıldı. Toplantı, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Şekeroğlu, KSO Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, KTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kara, KTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Kolat, TESK -ESOB Başkan Yardımcısı Hasan Uzman, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hepokur, TÜRK-İŞ İl Temsilcisi Mehmet Solak, HAK-İŞ İl Temsilcisi Mustafa Baran ve KAMU-SEN İl Başkanı Sadi Eriş’in katılımıyla gerçekleştirildi.

 

STK’lar adına basın açıklamasını yapan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Şekeroğlu, “Bir an önce kavga ve kaos ortamından çıkmak zorundayız. Türkiye’nin istikbalini karartmaya kimsenin hakkı yoktur” dedi. Şekeroğlu, “Bizler memur, işçi, işveren, çiftçi, esnaf, tüccar ve sanayicilerin temsilcisi olan, TOBB, TÜRK-İŞ, TESK, HAK-İŞ, TZOB, TİSK ve Türkiye KAMU-SEN şu anda genel başkanlarımız İstanbul’da ve tüm 81 ilimizde her ildeki teşkilatlarımızın yöneticileri olarak bir araya geldik. Basın açıklamasını tüm Türkiye’de kamuoyunun dikkatlerine arz ediyoruz” diyerek başladığı basın açıklamasında, "Türkiye için sağduyu" başlıklı bildiriyi okudu. Bildiride öne çıkan ifadeler şunlar: Türkiye bu günlerde zor bir demokrasi ve hukuk sınavından geçmektedir. Ülkemizin bu kritik döneminden hiçbir yara almadan çıkması hepimizin ortak dileğidir. Uluslararası finansal krizin dalgalarını hissetmeye başladığımız bu günlerde iktisadi tedbir arayacağımıza hala sağ duyu arıyor olmamız bir talihsizliktir. Türkiye’nin biran önce uzun dönemli ve tempolu büyümesini sağlayacak ve işsizlik başta olmak üzere tüm iktisadi ve sosyal sorunlara odaklanması gerekmektedir.

 

Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partilerin kolaylıkla kapatılabilmesi, aynı kolaycı yaklaşımla kurum ve bireylerin özgürlüklerinin kısıtlanması, demokratik süreç ve kurumların güçlenmesine hizmet etmek yerine zarar vermektedir.  Kuvvetler ayrılığı ilkesi demokrasimizin işleyişi için son derece önemlidir. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin kuvvetler arasında uyum sağlaması, çatışmaya neden olmaması, toplumda yaratılmak istenen kamplaşmayı beslememesi ve “kuvvetlerin” bağımsızlığını temin etmesi de esastır.

 

Ülkemiz yaklaşık bir yıldır Anayasa’yı ve Siyasi Partiler Kanununu ilgilendiren çeşitli sorunlar etrafında gergin ve çözüm üretmeyen bir süreç içerisindedir. Halbuki yapmamız gereken ekonomik, siyasi ve sosyal standartlarımızı gelişmiş ülkelere ulaştırmak ve AB sürecini hızlandırmak olmalıdır.

 

Türkiye’nin gelişen dünya şartlarına uygun, toplumun beklentilerini karşılayan, her ferdini kucaklayan, evrensel değerler ile kendi değerlerimizi bütünleştirecek bir anayasaya ve siyasi partiler kanununa ve hukukun üstünlüğü ilkesini güçlendirmeye ihtiyacı vardır. Türkiye, kendi meselelerini sindire sindire tartışarak, katılımlı bir süreç içinde tüm kesimlerin mutabakatıyla hazırlanacak bir Anayasa’yı hak etmektedir. Biz memur, işçi, çiftçi, esnaf, tüccar ve sanayiciler olarak bu zor zamanda sağduyu ve serinkanlılıkla Türkiye’nin temel sorunlarının çözümüne her zaman olduğu gibi katkı sağlamaya ve sorumluluk üstlenmeye hazırız. Demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla hayata geçirildiğinde bütün kurumları kısır çekişmelerden uzaklaşarak uyum içinde çalıştığında, ülkemizin aydınlık yarınlara yürüyeceğinden hiç kuşkumuz bulunmamaktadır. Türkiye’nin istikbalini karartmaya kimsenin ama hiç kimsenin hakkı yoktur.

Memleket