Konya ve ilçelerinde bu rehavet varken bu iş uzar da uzar…

Türkiye’de 5 aya yaklaşan koronavirüs salgını mücadelesi için ülke genelinde devam eden süreçte, uzun süredir 1500 üstü rakamları seyrederken, vaka sayısı son haftada 900’lü rakamlarda sabitlenmiş görünüyor.

Vakalarını en çok artıran bölge olarak İstanbul tek başına her zamanki yerini koruyor. 

Orta Anadolu olarak tabir edilen Ankara, Konya ilk beşteki yerini uzun süre korudu.

Ankara, Konya ve Karaman’da 11 günlük vaka sayıları 120 ile 160 arasında gezip duruyor. 

Büyükşehir Belediye Başkan Uğur İbrahim Altay sosyal medya hesabından Konya’da bir farkındalık oluşturması ve ilk beşlerde olan Konya’yı Korona listesinden düşürmek amacı ile kampanya başlattı ama…

Sosyal Medyadan geniş şekilde destek bulan kampanyanın, sokaklarda yeterince destek bulmadığı ise işin acı tarafı.

İnsanların, maske, sosyal mesafe ve temizlik kurallarına uymaması yüzünden istenilen düzey yakalanamıyor. 

Basın olarak biz de "evet gündemden düşmeli, insanların üzerinde baskı azaltılmalı, diyoruz ama bu arada virüs ile mücadeleyi de bırakırsak sonuç felaket olur.

Milli eğitim bakanı televizyon programında "31 Ağustos'ta okulların açılıp açılmaması konusunu tamamen önümüzdeki süreçte yaşananların belirleyeceğini" söyledi.

Önümüzdeki süreç ne? Önümüzdeki süreç yaz ayı, tatil ayı... İnsanların bir yerlerden başka yerlere aktığı ay... Önümüzdeki süreç, düğün ayları, insanların birbirleriyle daha çok temas ettiği aylar, önümüzdeki süreç kurban bayramı... Ramazan bayramını evinde geçiren Türkiye Kurban bayramında acısını çıkacaktır, diye düşünüyoruz.

İşin ciddiyeti kalmadı. İnsanlar virüse karşı çok cür'etkâr davranıyorlar.

"Nişan sonrası pozitif çıktı", "taziye sonrası pozitif çıktı", "maç sonrası pozitif çıktı", "düğün sonrası pozitif çıktı." "İstanbul’dan geldi virüsü yaydı", İzmir’den geldi virüsü bulaştırdı..." Bu iş uzar gider… 

Sonrası Seydişehir’i düşünün. Sıcak havanın bunalttığı günlerde bir iki vaka yüzünden apartmanların mahallelerin karantinaya alındığını ve o bölgede yaşayan insanların durumunu düşünün.

Sabit maaş olup ta her ay kartını götürüp maaşını alanlar rahat olabilir ama esnafı düşünün. Kirasını ödeyemeyen, borçlarını ödeyemeyen, SGK primlerini, ödeyemeyen, evine ekmek götüremeyen, esnaf bankalara köle oldu. Onları düşünün. Faizle para çekip ne zamana kadar günü kurtaracaklar?

Konya sıkıntılı, ilçeler sıkıntılı, Seydişehir sıkıntılı. Karantinanın biri bitmeden birisi başlıyor. Il olarak ilk beşteyiz. İlçeler olarak virüs yayılıyor.

Neler olup bittiğini Vatandaş yolda sokakta sürekli basına soruyor. Evet basın olarak üzerimize düşen görevi yapalım. Net ve doğru açıklamalar yapalım istedik ve şimdiye kadar elimizden geldiğince yapmaya çalıştık. Ama bilgi akışı olmayınca, alınacak önlemlere katkı sağlayamıyoruz. 

Vatandaş yönlendirilmeli ve sürekli olarak uyarıl mali ki bu süreç istenilen düzeyde ilerlesin.

Şehirdeki bu suskunluk vakaların önlenmesine hiç bir katkı sağlamıyor. Bir mahallede bitip başka bir mahallede başlarken, şimdi tüm mahallerde var… Aşı bulunana kadar "maske, sosyal mesafe ve temizlik" konusuna hiç uyarı yapılmadan insanlar kendileri uyması gerekirken, ne yazık ki kendimizi bu konuda polise göre ayarlıyoruz. 

Ne yapalım "kendi düşen ağlamaz." Ama ne yazık ki birçoğumuz, sadece kendini değil, etrafını da düşürüyorlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.