Konya Milletvekili Baloğlu TBMM Genel Kurulu’nda konuştu

Konya Milletvekili Baloğlu TBMM Genel Kurulu’nda konuştu

Baloğlu, başkanvekili olduğu 454 sıra sayılı Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu Raporu ile ilgili TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı

AK Parti Konya Milletvekili Dr. Mustafa Baloğlu, başkanvekili olduğu 454 sıra sayılı Sağlık Çalışanlarına Yönelik Artan Şiddet Olaylarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla  Kurulan Araştırma Komisyonu  Raporu ile ilgili  TBMM Genel Kurulu’nda bir konuşma yaptı.

İşte Mustafa Baloğlu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın tam metni…

“Günümüz dünyasında sıkça karşımıza çıkan “işyerinde şiddet” küresel bir sorun haline gelmiş fakat problemin gerçek boyutu henüz netlik kazanmamıştır. Bunun yanında, işyeri şiddetinin kişi, kurum ve toplum açısından büyük bedelleri olduğu aşikârdır. Günümüzde şiddet vakasıyla hemen hemen her işyerinde karşılaşılıyor olmasına rağmen özellikle bazı sektörlerde şiddet olaylarının daha sık yaşandığı görülmektedir.. Bu sektörlerin en başında “sağlık sektörü” gelmektedir.

        Dünya genelindeki araştırmalara bakıldığında tüm işyeri şiddeti vakalarının neredeyse dörtte birinden fazlasını sağlık sektörü vakaları oluşturmaktadır.

Ülkemizde sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin artmasının nedenleri üzerinde düşünüp çözüm üretmek son derece önem arz etmektedir. Şiddet vakaları daha tehlikeli boyutlara ulaşmadan öncelikle şiddetin analizi yapılmalı ve sonrasında da gereken önlemlerin alınması yolunda adımlar ivedilikle atılmalıdır. Tüm dünyada sağlık alanında şiddet vakaları yaşanmakta ve önlemler üzerine tartışmalar yapılmaktadır. Çünkü biliyoruz ki genel anlamıyla şiddet olgusu günümüz toplumlarının temel sorun alanlarından birini oluşturmaktadır. Aslında bulgular tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aynıdır. Yapılan bazı çalışmalarda şiddetin diğer işyerlerine göre en çok sağlık alanında ortaya çıktığı, sağlık alanındaki işyeri şiddetinin, diğer sektörlerdeki şiddetten farklılıklar gösterdiği ifade edilmiştir. Bir başka çalışmada, sağlık kurumlarında çalışmanın, diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden 16 kat daha riskli olduğu belirtilmiştir. Sorunun global olması şiddetin önlenmesi konusunda çalışmalar yapmış ve başarılı sonuçlar elde etmiş ülkeleri örnek almak açısından önemlidir. Bu bakımdan ülke örnekleri üzerine daha çok eğilmeli ve araştırmalar genişletilmelidir.

İşte bu  amaçla tüm grubu bulunan partilerimizin ortak iradesi ile bir meclis araştırma komisyonu kurulmuş ve komisyonumuz çok yoğun ve verimli bir çalışma sonucunda 17 üyesinin imzası ile raporunu meclis başkanlığımıza sunmuştur.

Komisyonumuz 4 aylık çalışma süresince 24 resmi toplantı yapmış  ve araştırma konuşunda bilgi sahibi olmak için ilgili kamu kurum kuruluşları, akademisyenler, ilgili sivil toplum kuruluşları ve şiddet mağduru sağlık çalışanları ile görüşülmüş  bilgi ve önerilerine başvurulmuştur. ayrıca yerinde 4 ayrı ziyaret gerçekleştirilmiştir. Komisyon çalışmaları sırasında ve sonunda öneri taleplerimiz sağlık bakanlığı başka olmak üzere ilgili kurumlara iletilmiştir. Komisyonumuzun raporunda şiddet nedenleri olarak…  

a) Şiddet uygulayanlar bakımından:

1) Doktora önyargı: “sağlık hizmeti sunucularına karşı olumsuz önyargılar

2) acil hasta kavramının açık olarak bilinmemesi,

3) yüksek beklenti,

4)akıl hastalığı, madde bağımlılığı

 

b) Mağdurlar bakımından:

1)  SABİM: Sağlık Bilgi İletişim Merkezi (SABİM) hakkında yeterli bilgilendirme yapılmadığından amaç dışı başvuru yapılması,

2) Olumsuz fiziki ortam koşulları, uzun ve yorucu çalışma süreleri, hizmet sunumunda çalışan personelin nicelik olarak yetersizliği,

3) Geç karar veren yargı sistemine genel güvensizlik, sağlık hizmetine özgü önleyici ve caydırıcı mevzuatın eksikliği

Raporda “Medyada sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti teşvik eden haberlerin ve şiddeti içeren yapımların varlığı, sağlık çalışanları konusundaki olumsuz haberlerin ilgi görmesi nedeniyle sürekli alana ilişkin olumsuz haber yapılması” şiddeti tetikleyen ve artıran bir unsur. Bunun önlenmesi için ise başta “sağlık alanında medyada yer alacak haberler için izleme ve denetim sistemi kurulması” olmak üzere, kamu spotları yapılması, dizi filmler ve sinema filmlerinde sağlık çalışanlarına şiddete yönelik sahnelerin kullanılmaması gibi öneriler getirildi.

Rapora göre; olaylarda şiddete maruz kalanların yüzde 56’sı kadın. Saldırganların çoğu hasta yakını ve erkek. Alkol, madde bağımlıları ve psikiyatrik bozuklukları olanlar daha çok şiddete başvurdu. Şiddet uygulayanlar daha çok 30 yaş altı, eğitimsiz, işsiz kişiler.

Her yıl 1285 güvenlik görevlisi: Güvenlik tedbirlerinin artırılması amacıyla, 2002’de 905 olan güvenlik personeli sayısı 2012’de 13 bin 761’e ulaştı. Yani hastanelerdeki güvenlik görevlilerine her yıl 1285 kişi eklendi

ÇÖZÜME YÖNELİK İSE

Kamu/özel sektör ayrımı yapılmadan tüm sağlık kurumlarında standart bir şiddet yönetimi politikası oluşturulmalı,

Çalışana yönelik şiddetin önlenmesi için her türlü idari ve hukuki tedbir alınmalı,

Sağlık çalışanının dengesiz dağılımı ve sayısal yetersizliği giderilmeli,

Performans uygulamasının çalışma barışını ve ekip anlayışını bozduğu yönündeki eleştiriler doğrultusunda bu konuda yeni düzenlemeye gidilmeli

SABİM’i tanıtan bilgi ve farkındalık artırıcı çalışmalar yapılmalı, çalışanlar hakkında yapılan şikayetler etkili bir ön değerlendirmeye alınmalı.

Toplumun ve hastanın beklenti düzeyini artıracak yanlış bilgilendirmeler yapılmamalı,

Sağlık kurumlarında «hasta hakları birimleri» ve «çalışan sağlığı ve güvenliği kurulları» nın birlikte yer alacağı «Sağlık İletişim Merkezleri» (SİM) kurulmalı,

Sağlık çalışanının tehdit altında olduğu durumlarda; sağlık çalışanı ve ailesinin korunmasına yönelik düzenlemeler getirilmeli,

Türk Ceza Kanunu’nda caydırıcılığı artırmaya yönelik olarak cezalar artırılmalı ve verilen cezaların ertelenmesi engellenmeli, verilen mahkumiyet kararları medya yoluyla kamuoyuyla paylaşılmalı,

Toplumdaki genel şiddet eğilimini azaltmaya yönelik politikalar oluşturulmalı, silaha erişim zorlaştırılmalı,

Sağlık haberciliğinin uzmanlaşmış kişilerce yapılmasının temini,

 Suç oranı ve madde kullanımı yüksek olan bölgeler belirlenmeli, bu bölgelerdeki sağlık kurumlarında ve gezici sağlık hizmetlerinde daha etkin güvenlik önlemleri alınmalı,

Sağlık çalışanlarına okulda mesleki eğitim döneminde ve meslek içi eğitimlerde «sağlık iletişimi» dersleri verilmeli,

Dernekler ve benzeri sivil toplum kuruluşları, hastaları yalnızca «haklar»  konusunda değil; «sorumluluklar» konusunda da eğitmeli ve Bakanlığın da katkılarıyla toplumda farkındalığı artırıcı faaliyetler gerçekleştirilmeli.