Konutta 'balon' korkusu var mı?
Gayrimenkul piyasasındaki canlılığın tek nedeni, insanların artan kiralardan kurtulmak ve ev sahibi olmak istemeleri. Konut sahibi olmak için bankalara koşuşturulan şu günlerde, gayrimenkuldeki heyecanın sönmesinden endişe ediliyor.
Bankaların konut kredilerindeki faizleri 1.30'lara düşürmesi ve vadeyi 20 yıla kadar uzatmasıyla birlikte konut piyasasındaki hareketliliğin kısa bir süre sonra son bulacağından korkuluyor.
Faizlerin düşmesi, döviz fiyatının aşağılarda sürünmesi, borsanın kazandırmaması nedeniyle tasarrufların gayrimenkule yöneldiği, bankaların ucuz faizli kredilerinin talebi canlandırdığı, talebin çoğunun yatırım ve gelir amaçlı talep olduğu tahmin ediliyor.
Uzmanlar, gayrimenkul fiyatlarının olması gereken çizginin üzerine çıktığını belirtirken bazı müşteriler de "Acaba dolduruşa gelerek gayrimenkule çok para mı ödüyorum, bu gayrimenkulun fiyatı yakında düşerse ben ne yaparım?" korkusu duymaya başladı...
Türkiye'deki gibi birçok ülkede de bir yanda gayrimenkule hücum ve bu hücum nedeniyle fiyat patlaması yaşanıyor.
The New York Times'ta yayınlanan bir araştırmaya göre, gayrimenkul talebi ABD, Fransa, İspanya, İngiltere, İrlanda, İsveç, Avustralya gibi ülkelerde de patlamış durumda. Orta ve ortanın üzerindeki insanlar ikinci ev, başka ülkelerde tatil evi alıyor. Yurtdışında da borsanın kazandırmaması, faiz oranlarının düşmesi gayrimenkul talebini patlatan etkenler olarak görülüyor.
Konut kredilerinin cazibiyeti karşısında soluğu bankalarda alan müşterilerin de şimdi kafası karışmış durumda. Acaba gayrimenkul yatırımı yanlış bir yatırım mı? Bugüne kadar konut yatırımı bazen kazandıran bazen kaybettiren bir yatırım oldu. Gayrimenkule sadece Türkiye'de değil, dünyanın başka ülkelerinde de hücum olduğu düşünüldüğünde, yatırımcının bahtına ne çıkar orası bilinmez. Her yatırımcı kendi için doğru olanı kendi bilir.