Kömür kokusu dağa çıkardı

Kömür kokusu dağa çıkardı

Hadim’de kömür kokusundan rahatsız olan 70 yaşındaki çoban, 15 yıl önce beldeyi terk ederek, eşiyle birlikte dağdaki yayla evinde yaşamaya başladı.

Hadim’de “kömür kokusundan rahatsız olduğu için” 15 yıl önce beldeyi terk eden 70 yaşındaki “sadece seçimlerde beldeye indiğini ve en fazla yarım saat kalabildiğini” söyledi.


İlçeye bağlı Korualan beldesinin bir yaylasında yaşayan 70 yaşındaki Durali Kaba, yaptığı açıklamada, 10 yaşından beri bölgede çobanlık yaptığını, daha önce köylülerin hayvanlarını, 8 yıldan bu yana ise kendisine ait keçileri otlattığını belirtti.


Eşiyle birlikte beldeye yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Arpalık mevkiinde bir dağ yamacına yaptığı yayla evinde yaşadığını anlatan Kaba, sabah ağıldan çıkardığı kendisine ait 115 keçiyi bölgedeki dağlarda otlatarak zamanını geçirdiğini söyledi.


Dağ havasını çok sevdiği için 15 yıldır seçimler dışında beldeye hiç gitmediğini anlatan Kaba, “seçimlerde de en fazla yarım saat kalabiliyorum. Orada çocuklar ve torunlarım yaşamasına karşın dağ havasına alıştığım için Korualan’da duramıyorum. Kalabalık yaşam beni bunaltıyor. Beni beldeden uzaklaştıran en önemli şey ise hiç sevmediğim kömür kokusu. Bu kokudan hoşlanmamamda tansiyon hastalığının da etkisi var. Kömür kokusu soluyunca rahatsızlanıyorum” dedi.


Kaba, 15 yıldır seçimlerde oy kullanmak dışında beldeye inmediğini duyanların çok şaşırdığını, ancak bu durumun kendisi için son derece normal olduğunu ifade etti.


Torunlarının zaman zaman dağdaki eve gelerek kendisini ziyaret ettiğini anlatan Kaba, eve sabah çıkıp akşam döndüğünü, dağ havasının sağladığı zindelikle ilerlemiş yaşına rağmen en sarp bölgelerde bile keçilerin arkasından yetişebildiğini ifade etti.


 


DAĞLARDA KURTLARA KARŞI YALNIZ


Yaşlı çoban, gününün büyük bölümünü keçilerine kaval çalarak ve çay şeklinde kaynatılarak içilen bazı yabani otları toplayarak geçirdiğini belirterek, şunları kaydetti:


“Dağlarda dolaşırken ağırlık yaptığı için tüfek taşımıyorum.  Yanımda sadece acıkınca yemek için azık ve dağdan topladığım otları koyduğum 2 gözlü bir heybem var. Bölgede kurt da çok; bugüne kadar birçok hayvanımı parçaladılar. Zaman zaman rastladığım kurtlar benden kaçmadığı gibi keçilere yaklaştırmadığım için yakınıma kadar gelerek adeta benle dövüşüyor. Ben de yanımdan hiç ayırmadığım bastonumla onları kovuyorum. Jandarma ekipleri, ‘En azından yanında bir çoban köpeği bulundur’ diyorlar, ancak ben gerek duymuyorum.” aa