Kömür İçin Ağır Bilanço 1.5 Milyar Tonluk Dev Rezerv
Zonguldak'ta 1.5 milyar tonluk taşkömürü rezervine rağmen yıllık üretim 1 milyon tonda kaldı. Maden mühendisleri uzun vadeli plan çağrısı yaptı.
Zonguldak, Türkiye’nin en büyük yer altı zenginliklerinden birinin üzerinde oturuyor. Ancak bölgedeki taşkömürü potansiyeli ile mevcut üretim miktarı arasındaki makas her geçen gün açılıyor.
TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından düzenlenen 24. Uluslararası Kömür Kongresi ve Sergisi’nde konuşan Şube Başkanı Levent Yağcıoğlu, dikkat çeken rakamları kamuoyuyla paylaştı.
Dev Rezerv, Düşük Üretim
Yağcıoğlu’nun verdiği bilgilere göre Zonguldak Havzası’nda yaklaşık 1,5 milyar tonluk dev bir taşkömürü rezervi bulunuyor. Buna karşın, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) ve özel sektörün 2025 yılı toplam üretimi yalnızca 1 milyon ton seviyesinde kaldı.
Sektörün en büyük sorununun plansızlık olduğunu belirten Yağcıoğlu, 20-30 yıllık bilimsel ve kararlı bir havza planının henüz hayata geçirilemediğini vurguladı.
"Üretimden Çekilmek Telafisi İmkânsız Kayıp Demektir"
Enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmanın hayati önem taşıdığına değinen Yağcıoğlu, üretimden çekilmenin ve kurumsal hafızayı kaybetmenin gelecekte telafisi imkânsız kapasite kayıplarına yol açacağını ifade etti.
Kömürün geleceğini konuşmanın sadece bir madeni değil, ülkenin enerji arz güvenliğini ve stratejik tercihlerini konuşmak olduğunu belirtti.
İklim Hedefleri ve Yerli Kaynak Dengesi
Dünyanın 2053 net sıfır emisyon hedeflerine doğru ilerlediğini hatırlatan Yağcıoğlu, yeşil dönüşümün yerli kaynaklardan vazgeçmek anlamına gelmemesi gerektiğini savundu.
İhtiyacın net olduğunu belirten Şube Başkanı; iklim hedefleri ile enerji arz güvenliğini aynı potada eriten uzun vadeli bir madencilik politikasının şart olduğunu dile getirdi.
Önce Bilim ve İş Güvenliği
Madencilikte risk alarak değil, bilim ve teknolojiyi önceliklendirerek ilerlenmesi gerektiğinin altı çizildi.

Yağcıoğlu, madenlerin işçi sağlığı ve iş güvenliğini en üst düzeyde tutan, mühendislik ilkelerine dayalı bir anlayışla işletilmesi gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.
Kaynak:Enerji Günlüğü