KOBİ yöneticilerine seminer
KOBİ sahiplerine "Enflasyonsuz Ortamda İşletme Yönetimi" konulu bir seminer verildi.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Konya Sanayi ve Ticaret Odası ile Ticaret Borsası'nın müştereken düzenlediği seminere, KTO Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Üzülmez, KSO Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kara ve davetliler katılırken, konuşmacı olarak TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Aktaş ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ünsal Ban katıldı.
Seminerin açılış konuşmasını yapan Konya Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Kara, Türkiye'nin 30 yıldır yüksek enflasyonla yaşadığını ve son döneme kadar da enflasyonun düşmesi için yapılan çalışmalarda başarı sağlanamadığını belirterek, yüksek enflasyonun işletmeler üzerinde yıkıcı etkileri olduğunu söyledi.
KSO Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ise, 30 yıldır yüksek enflasyonla yaşamaya alışmış olan Türkiye'de son birkaç yıldır bu sorunun kontrol altına alınabildiğine dikkat çekerek, yüksek enflasyona alışmış olan Türk insanının enflasyon oranlarındaki düşme ile birlikte yeni duruma ayak uydurmak zorunda kalacağını dile getirdi.
KTO Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Üzülmez de konuşmasında, Türk insanının yıllardır yoğun bakımda insanlara verilen oksijen borusu ile yaşadığını şimdi ise bu borunun çıkartıldığını ve ancak güçlü olanın ayakta kalacağını ifade etti.
Konuşmaların ardından söz alan Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ünsal Ban, yüksek enflasyon döneminde işletmecilerin önlerini göremediklerini ve bu yüzden bir belirsizlik ortamı oluştuğunu belirterek, "İnsanlar bu dönemde önlerini göremedikleri için planlama yapamaz ve rüzgarın savurduğu yere giderdi. Vergiler çok yüksekti ve hiç kazanmasa bile vergi vermek zorundaydı" dedi.
Prof. Dr. Ramazan Aktaş ise büyümenin ve ihracatın büyüdüğü halde işsizlikte düşüş yaşanmadığına dikkat çekerek, "Bunun nedeni işletmelerin ve devletin Araştırma Geliştirmeye (AR-GE) verdiği önemin azlığı. Türkiye'de bütçeden sadece 1 milyar dolar ayrılırken Amerika'da bu rakam 300 milyar dolara kadar çıkıyor. Üretimi de bizim gibi iş gücünün az olduğu ülkelerde yapıyor. Daha sonra bu malın pazarlamasını kendi yapıyor. Bu nedenle bizim katma değerden aldığımız pay düşüyor" diye konuştu.