Kızılkaya: Dershaneler geçiş okulu olsun

Kızılkaya: Dershaneler geçiş okulu olsun

Dershaneler kapatılacak mı kapatılmayacak mı? Tartışmaları sürerken Konseptder Genel Başkanı Yunus Kızılkaya, "Türkiye'nin önemli bir derslik açığı var. Öğretmen açığı var. Dershaneler geçiş okulu olarak planlansın, böylece hem derslik açığı hem de öğretm

Dershanelerin gelecek yıl ne olacağı konusundaki belirsizlikler sürerken dershane sahipleri de nasıl planlar yapacaklarını, neye göre hesaplar üreteceklerini şimdiden düşünmeye başladılar. Konseptder Genel Başkanı Yunus Kızılkaya, devletin yeni dersliklere yatırım yapması yerine dershaneleri bir geçiş okulu olarak planlamasının yerinde bir tavır olacağını belirterek "Birikimleri yok saymak yerine, onlardan yararlanma yolunu seçmeliyiz. Tüm dershanelerimiz aynı zamanda GEÇİŞ OKULU olsun. Ülkemizde sınavlara hazırlık ihtiyacından doğan dershaneler eğitimde üst düzey motivasyonu yakalamış; öğrencilerde öğrenme istek ve arzusunu ciddi ölçüde artırmış; bölgeler, okullar, öğretmenler arası farklardan doğan tüm öğrenme noksanlarını çok kısa sürede tamamlayıp öğrencileri üst öğrenime hazır hale getirmiştir. Öğrencilerin ihtiyaçlarına göre eğitimde esnek öğrenme ortamları oluşturarak eğitimde fark ortaya koymuş ve dar gelirlilerin çocukları için bir çıkış yolu olmuştur. Dershanelerin kaldırılması, dar gelirlilerin yukarı tırmanmasındaki tek alternatifin ortadan kaldırılması anlamına gelir. Okul dışındaki ek destek faaliyetlerinin yasaklanması, eğitimin kaçak faaliyete dönüşmesine yol açabilir." dedi.

Dershanelerin kaldırılmasının toplumsal bir sancılı süreci de beraberinde getireceğini kaydeden Kızılkaya, "Dershanelerin kaldırılması doğu ve güneydoğuda, büyük şehirlerin varoşlarında dershaneler aracılığıyla eğitimle ilişkisi kurulan 300 binden fazla gencin terör örgütlerinin kucağına atılmasına ya da hedefsizliğe itilmesine yol açabilir. Okulları öne çıkaralım derken eğitimde önemli hizmetler veren 3900 kurum ve oldukça başarılı 50 bini aşkın öğretim kadrosundan yararlanma yolları tıkanabilir. Ortaklık yoluyla 15-20 bin kişinin yaptığı yatırımların boşa gitmesine, bunların kira sözleşmeleri ve diğer sözleşmelerden doğan tüm taahhütleriyle, 5-6 yıllık anlaşmaları ve borçlanmaları ile baş başa bırakılmasına dönüşebilir. Bu da devlete ağır bir tazminat yükü doğurur." diye konuştu.

Tüm dershanelerin okula dönüşmesinin fiziki olarak zor göründüğünü belirten Kızılkaya, "Bakanlığımızın yaptırdığı araştırmada da görüldüğü gibi dershanelerin ancak 50-60 tanesi özel okula dönüşebilecek durumdadır. Özel okul şartlarında esnekliğe gidilse bile bu rakam 200 civarında kurumla sınırlı kalacaktır. Özel okulların çoğu öğrenci bulmakta zorlanırken dershanecilerin buna yönelmelerini beklemek anlaşılabilir bir durum değildir. Ayrıca okul yatırımları oldukça pahalı yatırımlardır. Üç beş öğretmenin küçük sermayeleri ile kurabildiği dershaneleri işletenlerin, bu yatırıma cesaret etmelerini sağlamak çok zordur. Mevcutların gelir-gider dengesi kurulmamışken pahalı arsa fiyatı ve yatırım maliyeti ödeyen bir yatırımcının, öğrenciden aldığı düşük ücretle hem yatırımına ait borçları ödeyip hem de eğitimde rekabet edebilmesi mümkün görünmemektedir. Sektördekilerin çoğu böyle risk dolu bir maceraya sürüklenmek istememektedir. Dershanelerin okula dönüşmesi olacaksa dar gelirlinin elindeki alternatifin ortadan kaldırılmaması, gerekirse öğrenci başına desteği içermesi, dershanelerde çalışan öğretmenleri ve kurumları mağdur etmemesi ve bu dönüşümün 3-5 yıla yayılan bir süreçte gerçekleşmesi gerekmektedir." açıklamasını yaptı.

Kızılkaya sözünü şöyle tamamladı: "Adına 'Üniversite ve Liselere Geçiş Okulu' ya da 'Akademik Okul' diyebileceğimiz, standartları daha esnek bir yapı ile dershaneler okula dönüşürken eğitime farklı bir soluk getirecek ve eğitim-öğretim yeni bir dinamizm kazanacaktır.Bu projeyle 20 binden fazla derslik ve branşında başarısını ispatlamış 50 binden fazla öğretmen hiç masraf yapmadan Bakanlığın hizmetine sunulacak, böylece bu dinamik kadrodan ve dersliklerden yararlanılacaktır. Bu proje ile bir üst öğrenime geçiş döneminde bölgeler, okullar, öğretmenler arası farklardan ya da ilgisizlik ve ihmalden doğan tüm öğrenme noksanları tamamlanarak, öğrenciler üst öğrenime hazır hale getirilmiş olacaktır. Rekabet, kaliteyi de beraberinde getirir. Dershanelere okul olma fırsatı verilirse hem devlet okullarının yükü hafifleyecek hem de bunca birikimden yararlanılacaktır. Bakanlığımızın dershanelerin birikiminden, öğretim kadrolarından ve özel okul standartlarına esneklik getirerek bu kurumların dersliklerinden yararlanma yoluna gitmesinin, ülkemiz ve eğitim sistemimiz açısından daha yararlı olacağı kanaatini taşımaktayız."