"Kimlik Herkesin Şerefidir"
Baykal, Kürt Sorunuyla İlgili Çözümleri Değerlendirdi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidarın Kürt sorunuyla ilgili çözüm arayışlarını değerlendirirken, "Kimlik herkesin şerefidir. Ne yazık ki kimliğe saygı anlayışına dayanan resmi söylemler bir yaşam gerçeği haline henüz dönüşememiştir" dedi.
Baykal, Çanakkale gezisinden dönerken özel uçakta gazetecilere "Kürt sorunu" tartışmalarıyla ilgili özetle şunları söyledi:
İktidarın ’tarihi fırsatı’ hangi çözüme bağlamayı düşündüğü açıklanmış değil. Kapsamlı bir af çıkarılırsa sorunun çözüleceği izlenimi yaratılmaya çalışılıyor. Bugüne kadar pek çok af çıkarıldı, PKK mücadeleyi bırakmadı, daha da kapsamlı bir şekilde sürdürdü. Bundan sonra da böyle olmayacağının işareti ne?
Terör bitince af düşünülür
Ne yazık ki bugüne kadar hep affı terörle mücadelenin bir yöntemi zannettik. Halbuki her af terörün teşvik edilmesi sonucunu doğurur. Af elbette bir gün düşünülür. Ne zaman düşünülür? Terör artık gündemden kesinlikle düştüğü, terörle mücadelenin tamamen bırakıldığı kesin bir şekilde ortaya çıktıktan sonra. O zaman af terörle mücadelenin bir yöntemi olarak değil toplumsal barış programı olarak kullanılır. Terörün bir siyaset yöntemi olarak kullanılması reddedilmelidir. Bu konudaki gevşeklikler terörle mücadelemizde de sorunun demokratik çözümünün önündeki engeldir.
Devletin müdahale hakkı yok
Yapılan öneriler Türkiye’yi ayrıştıracak mıdır, kaynaştıracak mıdır? Türkiye’de herkesin kendi etnik, dini mezhep kimliğine sahip çıkması en temel hakkıdır. Kimlik herkesin şerefidir. Devletin kimsenin kimliğine müdahale hakkı yoktur. Asimilasyon bir devlet politikası olamaz. Kimsenin kimliği ulusal bütünlüğümüze yönelik bir tehdit olarak algılanamaz. Kimlik sosyolojik bir gerçektir. Onu anayasal kategoriye de dönüştürmek söz konusu olamaz. Çözüm önerirken bu etnisite gerçeğini toplumsal ve anayasal bir ayrıştırmaya mı taşımak istiyoruz yoksa herkesin kimliğine ve kimliğine sahiplenme anlayışına tam bir saygı içerisinde toplumsal kaynaşmamızı ve bütünleşmemizi sağlayacak öneriler olarak mı düşünüyoruz? Ne yazık ki kimliğe saygı anlayışına dayanan resmi söylemler bir yaşam gerçeği haline henüz dönüşememiştir. Bölgedeki insanların çeşitli alanlarda özellikle eğitim konusunda fırsat eşitliğine kavuşması gerçekleşmemiştir.
Anayasal statü olmaz
Bölgedeki kamu görevlilerinin, güvenlik güçlerinin yeni bir anlayışla yetiştirilmesine ihtiyaç vardır. Bunlar ve benzeri pek çok etnik kimliğe saygı çerçevesinde ulusal çözüm önerilerini yaşama geçirmek mümkündür. Demokratik ülkelerde tanınan hakların tanınması ve yaşama geçirilmesi hep birlikte takip edebileceğimiz temel bir hedeftir. Ama etnik farklılıkları bir anayasal statüye ayrıştırmaya parçalamaya yönelik öneriler çok ciddi gerilimlere sıkıntılara yol açar. İktidar, bu konularda ne düşünüyorsa bunları anlamamıza ihtiyaç var.