Kim ne anladı?

Acı ama bizim için verimli bir 15- Temmuz deneyimi yaşadık. O geceden herkes çok şey anladı. Biz kendimize güvenebileceğimizi anladık. Korkularımızı yine bileceğimize, düşmanlarımıza karşı dik durabileceğimizi anladık… Hatta sadece dik durmak değil, diklenip onların arzularına hayır diyebileceğimizi anladık. En önemlisi de dostu düşmanı tanıdık…

Kılık kıyafet veya yaşam tarzımıza bakarak bizi aşağılayan, asla tankın önüne geçemeyeceğimize inanan ve bunu aklından geçirenler için ahmak ifadesini kullananları kendi iddialarında boğduk.

Ama benim asıl değinmek istediğim; dışarıdan bize bakan dostlar ve düşmanlar bu geceden ne anladılar? Düşmanlar çok şeyi anlamıştır. Ezmekle yok edemediklerini, budamakla neslini kurutamadıklarını anladılar. Harfleri değiştirdiler, kullandığımız dili alabora ettiler, bir dönemin âlimleri bir gecede cahil oluverdi, dede ile torun aynı kitaptan beslenemez oldu… Yapılan anketlerde namaz kılanların sayısı azalmış, oruç tutmayanların oranı yükselmişti. Hac kurası çıkması için bekleyenlerin sayısı yüksek olsa da gönlünde bütün ümmeti kucaklayacak Müslümanların adedi az olabilir… Tüm bu veriler, Türkiye'nin ve Türk halkının bir lokmada yenilebileceğinin işaretiydi. Ama yanıldıklarını anladılar. “Vazgeçtiler mi?” derseniz, ben vazgeçtiklerini düşünmüyorum. Kim bilir hangi şeytanca planın peşindedirler…

 Sonra dostlarımız da çok şey anlarlar. Ben 15 Temmuz gecesi Burkina Faso’da bulunuyordum. Geceyi orada yaşadım. Gecenin sabahında değerlendirmeleri oradan dinledim. Dünyayı ve gelişmeleri güzel okuma gayretinde olan Ebu Bekir isimli bir arkadaşımın şu sözlerini hatırlıyorum:

  • “Tarih kitaplarına baktığımda ben Türklerin hep bir devletten sonra yeni bir devlet kurduklarını gördüm. Osmanlı devletinin 600 yılı aşan bir hükümranlıklarının olduğunu biliyorum. Doğrusu buna çok hayret ettim. “Böyle bir şeyi nasıl başarılabiliyorlar?” Diye düşünmüştüm.  Ama 15 Temmuz olaylarını görünce, Türklerin bu işi nasıl da kolay başardıklarını anladım. Hatta bundan daha fazlasını da başarabileceklerini anlamış oldum…”

Dünyadaki gelişmeleri dikkatli bir gözle okumak isteyen bir başkasının yine şu sözlerini hatırlıyorum:

  •  “Böyle bir direnişi gösteren Türkler, kendisiyle beraber ümmetin başka mazlumlarına da öncü oldular. Biz; Türklerin sadece kurban ve sadaka yardımlarını almadık. Bu yardımların yanında onlardan başka bir direniş ve özgürlük dersini de aldık. Bu yapılanlar ümmetin evlatlarına kurban etinden daha kıymetlidir.”

            Darbe gecesi katar merkezle El Cezire televizyonunda gelişmeleri dinleyen ve bir süre cumhurbaşkanımızdan haber alınamadığını duyunca uzun süre ağlayan Ömer’i siz tanımazsınız. Meşhur cep telefonu bağlantısından sonra önce şükür namazı kılıp sonra haberleri izleyen Müslümanları yakından tanıyorum. Aslında onların derdi bir insanla alakalı değildi. Onlar, Türkiye'nin üzerinde ümmete parlayan ümit ışığının sönmesine kaygılıydılar. Yeniden yeşeren bir ormanın birden kuruyuvermesinden korkuya kapılmışlardı.

Afrika'da yaşayan ama Batı dünyasına Müslümanlardan daha yakın olan Hristiyan yerlileri biliyorum. onlardan biri şöyle demişti:

  • “Ah bu Batı! Bunlar, hiçbir devletin gelişmesine izin vermezler. Bunlar dünyada sadece kendilerine yer açmak isterler. Ne zaman bir devlet kendi ayaklarının üzerinde durmaya çalışsa, hemen böylesi adice oyunlara girerler. Bu darbeyi asla Türkler istemediler. Bunlar, çok uzaktaki dünyayı karıştırmaktan zevk adam zalim ellerin işidir. Ama bunlara bazen yerlilerde adet olurlar…” bunlar, 6000 kilometre uzaktaki insanların değerlendirmeleri. Bizim içimizde yaşayan birçok kişiden daha güzel ve yerli değerlendirmeler…

 Darbenin olduğu saatlerde bize de çok uzaklarda endişe ve korkuyla gelişmeleri takip etmek düşmüştü. Bu vatanın şerefli evlatlarının sokakları doldurduğu saatlerde bize de hüzünle Kur’an-ı Kerim'in başında dua etmek kalmıştı. 

Allah bu millete tekrarını yaşatmasın…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.