Kılıçdaroğlu’nun Savunma Çıkışına Sektörden Yanıt

Kılıçdaroğlu’nun Savunma Çıkışına Sektörden Yanıt

CHP eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun savunma sanayisinde rekabet ve yüksek teknoloji yetersizliği yönündeki açıklamaları, sektörün güncel verileri ve küresel başarılarıyla çelişiyor.

CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Gençlik Buluşmaları" programında yaptığı konuşmada savunma sanayisinde rekabetin olmadığını, Türkiye'nin henüz yüksek teknoloji seviyesine ulaşamadığını ve yerli çip üretiminde geride kaldığını iddia etti. Kılıçdaroğlu'nun bu çıkışı, Türk savunma sanayisinin ulaştığı rekor yerlilik oranları ve küresel pazardaki rekabetçi gücü göz önüne alındığında eleştirilerin hedefi oldu.

Kılıçdaroğlu’nun Savunma Çıkışına Sektörden Yanıt

"Tek Şirket" İddiasına Karşı Büyüyen Ekosistem

Kılıçdaroğlu’nun "Savunma sanayii tek bir şirkete teslim edilemez" söyleminin aksine, sektör günümüzde yüzlerce özel firma ve kamu ortaklığının yer aldığı dev bir ekosisteme sahip. Baykar, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve MKE gibi dünyada ilk 100’e giren Türk devleri hem kendi aralarında hem de uluslararası pazarda çetin bir rekabet yürütüyor. Baykar'ın tamamen öz kaynaklarıyla geliştirdiği Bayraktar TB2 ve KIZILELMA projeleri, dünyada yüzlerce rakibini geride bırakarak onlarca ülkeye ihraç ediliyor.

Yüksek Teknolojide ve Çip Üretiminde Gerçek Ne?

Türkiye'nin yüksek teknolojide geride kaldığı ve çip fabrikalarının kapatıldığı iddiası da güncel tabloyla uyuşmuyor. ASELSAN bünyesindeki mikroelektronik tesisleri ve Galyum Nitrür (GaN) tabanlı çip tasarım çalışmaları, radar ve füze arayıcı başlıklarının çip ihtiyacını yerli imkânlarla karşılıyor. Dahası, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre sektördeki yerlilik oranı %82'yi aşmış durumda. Kuantum, yapay zekâ, otonom sistemler ve hipersonik teknolojilere yapılan dev yatırımlarla yerlilik hedefi daha da yukarı çekiliyor.

Kılıçdaroğlu’nun Savunma Çıkışına Sektörden Yanıt

Geçmişin Mirası mı, Günümüzün Vizyonu mu?

Kılıçdaroğlu konuşmasında projelerin temelinde geçmiş dönemlerin emeği olduğunu savunurken, son yıllarda sağlanan stratejik irade ve yerlileşme hamlesini görmezden geliyor. 2000'li yılların başında yalnızca %20 seviyelerinde olan yerlilik oranının bugün %83'e çıkması, geçmiş mirastan ziyade sistemli bir vizyonun ve modern mühendislik hamlelerinin sonucu olarak değerlendiriliyor.

Beyin Göçü Söylemine Karşı Büyüyen İstihdam

Gençlerin beyin göçü yaptığı yönündeki eleştirilere karşın, savunma sanayii Türkiye'deki nitelikli genç mühendisler için en cazip istihdam alanı olmaya devam ediyor. Sektördeki toplam nitelikli çalışan sayısının 100 bini aşması ve genç mühendislerin KIZILELMA, KAAN, TAYFUN gibi dünyada ses getiren projelerin bizzat başında yer alması, iddia edilenin aksine milli projelerin gençleri ülkede tutan en büyük motivasyon olduğunu gösteriyor.

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Çok uzun metinler, küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.