Kıbrıs manevi fethe muhtaç

Kıbrıs manevi fethe muhtaç

Konya Aydınlar Ocağı’nda, Kıbrıs izlenimlerini anlatan Konyalı Gazeteciler: “Kıbrıs manevi açıdan da fethedilmeli.”

Konyalı gazeteciler, Kıbrıs’la Türkiye arasında dil, din, sosyal ve kültürel açıdan farklılıklar bulunduğunu belirterek “1974’deki Kıbrıs Barış Harekâtı’yla tekrar fethedilen Kıbrıs’ın, manevi açıdan da fethedilmesi gerekiyor” görüşünde birleştiler.

Konya Aydınlar Ocağı’nın Sille Kültür Evi’nde düzenlenen Salı Sohbeti’nde, Kıbrıs İzlenimleri’ni anlatan Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sefa Özdemir, Kıbrıs’a yaptıkları gezinin Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile ortaklaşa gerçekleştirildiğini belirterek “Asgari ücret Kıbrıs’ta 1 milyor 300 milyon. Bir öğretmen emekli ise 3,5 milyar maaş alıyor. Bu arada insanlar Denktaş Grubu ve Talat Grubu olarak gruplaşmışlar” dedi.

HAYAT 18‘DEN SONRA BAŞLIYOR

Memleket Gazetesi Yazı İşleri Müdürü M.Ali Köseoğlu ise, askerliğini Kıbrıs’ta yaptığını ve kayınpederinin de Kıbrıs Gazisi olduğunu ifade ederek Kıbrıs hakkındaki izlenimlerinin biraz kapsamlı olduğunu söyledi. Köseoğlu, “Kıbrıs’ta farklı bir Türkçe, farklı bir kültürel yapı, farklı bir trafik akışı ile dini hassasiyetlerin zayıflığını müşahede ediyorsunuz. 1571’de iskan edilen Kıbrıslı Türkler ile 1974’de buraya yerleşen Türkiyeli Türkler birbirleriyle anlaşamıyorlar. Hayat 18’den sonra başlıyor. Rum kesiminde 125 cami var. Türk kesiminde 182 cami faal. 53’ü kiliseden çevirme. 320 imamın 65’i DİT’e bağlı. Kur’an kursu öğretimine izin verilmiyor. Geçen sene 200 talebe yaz döneminde Kur’an kursu için Türkiye’ye gelmişler” dedi.

Hakimiyet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Aka da, 8 bin işçinin çalışmak için Rum kesimine geçtiğini ve bu sayının giderek arttığına dikkat çekerek “Bu geçişler bir gün durur ve insanlar Rum kesiminden medet ummazlar” temennisinde bulundu. Merhaba Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Çetin Oranlı ise, 267 bin nüfusa sahip olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Girne’yi gezme imkânı bulduklarını ifade ederek Miraç Kandili’nde Girne Öğretmenevi yakınlarında bulunan Nurettin Paşa Camii’nde namaz kıldıklarını ve camide adım atacak yer olmadığına dikkat çekti. Çetin, Kıbrıs’a deniz yoluyla ulaşımın işkenceye döndüğünü ve en kolay yolun havayolu olduğunu belirterek “Kıbrıs, Türkiye’nin küçük bir vilayeti. Akaryakıt çok ucuz. Altı üniversite var. Kumarhaneler ise, Kıbrıs’ın gücü ve kuvvetini bitiriyor. Toplumu mahvediyor. Mutfağı ise çok zengin” diye konuştu.

MANEVİ FETİH GEREKLİ

Kıbrıs izlenimlerini aktaran Merhaba Gazetesi Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Arslan da, Türkiye ile Kıbrıs arasındaki mesafenin her geçen sene arttığına işaret ederek “Türk askeri burada âdeta işgalci olarak görülüyor. Türkiye’den bakıldığında da sanki sırtımızda bir kamburmuş gibi telakki ediliyor” şeklinde yorum yaptı. Osmanlı’nın Balkanlar’a, futuhat için Alp-erenleri gönderdiğine dikkati çeken Arslan, günümüz Türkiye’sinden oraya giden insanların alp-eren’e hiç benzemediklerini ve değişik tipler olduklarını belirterek Kıbrıs’ın, Ergenekon’un âdeta arka bahçesi olduğuna değindi.

Cemaatlerin Kıbrıs’a yeterince nüfuz edemediklerini ve sadece üniversitelere el atabildiklerine işaret eden Arslan, “1974’deki Kıbrıs Barış Harekâtı’yla fethedilen Kıbrıs’ın, manevi açıdan da tekrar fethedilmesi gerekiyor” diye konuştu.