Katliamın 3. gün bilançosu
Gazze'deki katliam 3. gününde de hız kesmedi. Ölü sayısı 315'e yükseldi.
İsrail füzelerle vurduğu Gazze'ye karadan da girmek için hazırlıklarını tamamladı. Tank ve askeri birlikler sınırda yığınak yaptı. 6 bin 500 yedek asker göreve çağrıldı..
İsrail'in Gazze operasyonu sürüyor. Üç günlük bombardımanda ölen Filistinlilerin sayısı 320'ye çıkarken, yaralı sayısı bin 420'ye ulaştı. İsrail jetleri dün sabah aralarında Gazze'deki Hamas yönetiminin Başbakanı İsmail Haniye'nin yeni evi, İslam Üniversitesi, İçişleri Bakanlığı ve sınırdaki tünellerin de bulunduğu 40 hedefi daha vururken, kara harekâtı için de düğmeye basıldı. Sınırda yoğunlaşan tank ve askeri birlikler Gazze'ye doğru ilerliyor. Erez geçiş noktasının 300 ile 500 metre civarında, İsrail ordusu saldırı üsleri oluşturdu. İsrail, buraya sevk edilen yüzlerce tank ve zırhlı buldozeri, muhtemel bir kara operasyonu için hazırlamaya başladı. Kara harekâtı sinyali veren Savunma Bakanı Ehud Barak, İsrail Parlamentosu'nun özel oturumunda yaptığı konuşmada, "Bu operasyon, gerekli olduğu takdirde derinleşerek genişleyecektir. Hedeflerimizin ne olduğunu biliyor ve kararlılıkla bunları gerçekleştirme yönünde hareket ediyoruz" dedi. Hamas'ı sorumlu tutan Barak, 2005 yılında Gazze Şeridi'nden çekilmelerine rağmen, roket saldırılarının devam ettiğine dikkat çekti. İsrail ordu sözcüsü Avi Benayahu da, "Operasyon günlerce sürebilir" dedi.
HAMAS'A SUÇLAMA
Sınırdaki askeri birliklerin Koordinasyon ve İrtibat Ofisi Başkanı Albay Moşe Levi operasyonu, "Biz 2005'te Gazze'den çekildik. Ne bir İsrail askeri kaldı, ne de bir sivil. Ama sonrasında ne oldu? Hamas burada bir terör ortamı yarattı. Mısır'dan Gazze'ye silah kaçırıyorlar. Her gün İsrail'in güneyindeki sivillere roket saldırıları düzenliyorlar. Bunu durdurmamız gerekir" sözleriyle savundu. Levi, sınırda konuşlanan askerlerin sayısı ve harekâtın kaç gün süreceği konusunda ise bilgi vermedi. İsrail ordusunun harekâta başlayacağının en somut işaretlerinden biri de, Gazze Şeridi'ni çevreleyen alanları kapalı bölge ilan etmesi oldu. İsrail askeri sözcüsü, bu bölgedeki yolların trafiğe kapatıldığını ve ordudan özel izin olmadıkça sivil ulaşımın yasaklandığını, sadece İsrailli yöre sakinlerinin giriş izni olduğunu belirtti.
YEDEKLERE ÇAĞRI
İsrail kabinesi de önceki gün 6 bin 500 yedek askerin silah altına çağrılması talebine onay verdi. Onaydan sonra yedek askerler, Gazze çevresindeki Yahudi yerleşim birimlerinin korunması için harekete geçti. İsrail Savunma Bakanlığı yetkilileri, çatışmaların şiddetlenmesi halinde daha fazla yedek asker çağıracaklarını açıkladı.
'Bırakın beni öleyim'
Elektrik olmadığı için cep telefonu ışığında ameliyat yapıldığı, hastanelerin ölülere bile yer bulamadığı Gazze'den bir doktor, anestezi veremedikleri bir yaralının böyle ağladığını anlattı..
İsrail'in tıbbi yardım malzemesi ve gıda maddelerinin geçişine izin vermediği Gazze, 4'ücü gününe giren operasyonla büyük bir insanlık dramının eşiğinde. Ölü sayısının 364'ü bulduğu, yaralı sayısının 1400'ü açtığı bölgede yaralılar tedavi edilecek ilaç, hastane, doktor bulamıyor. Toplam hasta kapasitesi 2 bin olan özel klinik ve hastaneler, gittikçe artan yaralı sayısıyla başa çıkamıyor. Şehire sadece 6 saat elektrik verilebiliyor. Temiz su bulabilmek mucize. Hamas'ın iktidara gelmesiyle başlayan ve 19 aydır süren İsrail ablukası nedeniyle tıbbi malzemeler neredeyse tükenmiş durumda...
'İNİLTİLER KULAĞIMDAN GİTMİYOR'
Doktorlar yardımın en kısa süre içinde ulaşması için dua ediyor. Kentin en büyük hastanesi Şifa, yaşanan dramın, ümitsizliğin anıtı gibi... Yokluğa, elden bir şey gelmemesine rağmen son bir çırpınışla yaralıları hayata döndürmeye çalışan doktorlar, yaşadıklarını İngiliz Guardian gazetesine anlattı: "Koridorların tamamı sedyelerle kaplı. Ancak ne bu hastaları tedavi edecek kadar doktor, ne de onlara yetecek kadar ilaç var. Ameliyatlar anestezi olmadan yapılıyor. Elektrik kesintileri nedeniyle ne tıbbi cihazlara hastalar bağlanabiliyor, ne de morglarda cesetler saklanıyor. Acıyla inleyen yaralıların sesi tüm benliğinize işliyor. Kanlar içinde bacakları kopan bir yaralının 'Allah rızası için beni bırakın da öleyim' diye bağırışı hâlâ kulaklarımda..."
YARALILAR EVLERDE BAKILIYOR
"Elektrik olmadığı için ameliyatlar cep telefonu ışığında yapılıyor. Yaralılar akın akın hastaneye geldiği için cesetler üst üste yığılı bir şekilde koridorun bir köşesinde duruyor. Onların cesetlerinden akan kana bulanmış yaralılar ise çığlık çığlığa doktorların bakması için bekliyor. Birçok yaralı, hastanede yer olmadığı için evlerinde bakılıyor. Çocuklarını arayan anne ve babaların umutsuz bakışları içinize işliyor..."
En kötüsü daha gelmedi
Gazze’deki katliam üçüncü gününde de hız kesmedi. Ölü sayısı 315’e yükselirken, İsrail, en kötünün henüz gelmediği tehdidinde bulundu.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği kanlı saldırılar üçüncü gününe girerken, katliamın bilançosu da ürküten boyutlara çıktı. Son saldırılarla birlikte Cumartesi günü başlayan operasyonlarda ölen Filistinlilerin sayısı 315’a yükseldi. İsrail’in ayrım gözetmeksizin düzenlediği saldırılarda bin 400’den fazla Filistinlinin de yaralandığı belirtiliyor.
İSRAİLLİ YETKİLİDEN TEHDİT
Bu arada Gazze’deki operasyonların artarak devam edeceğine ilişkin İsrailli askeri bir yetkiliden tehdit dolu açıklamalar geldi. İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Dan Harel, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği operasyonların sonunda burada Hamas’a ait hiçbir binanın ayakta kalmayacağını söyledi. Yediot Aharonot gazetesinin haberine göre Harel, ‘Operasyondan sonra Gazze’de Hamas’a ait hiçbir bina ayakta kalmayacak. Bu operasyon öncekilerden farklı. Çıtayı çok yükselttik ve bu yönde ilerliyoruz’ dedi. ‘Savaşın başında olduklarını, önlerinde daha zorlusunun bulunduğunu ve buna hazırlıklı olmaları gerektiğini’ ifade eden Harel, ‘Gazze Şeridi’nde oyunun kurallarını değiştirmek istiyoruz’ dedi.
ÜNİVERSİTE YERLE BİR EDİLDİ
İsrail savaş uçakları, dün Gazze Şeridi’ndeki İslam Üniversitesi’ni bombaladı. Hamas tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in kıyı bölgesine yönelik seri hava saldırıları çerçevesinde, Hamas’ın kültürel simgesi olarak kabul edilen İslam Üniversitesi’ni bombaladığı bildirildi. İsrail uçaklarının Hamas’a ait İçişleri Bakanlığı binası ile diğer birçok hedefi de vurduğu bildiriliyor. İsrail basınında yer alan haberlerde, Hamas lideri İsmail Heniye’nin evinin de vurulduğu bildirildi.
İsrail’den özeleştiri:
Aynı hatayı yapıyoruz
İsrail’in Gazze’de düzenlediği kanlı saldırılar İsrail basınında da tepkiyle karşılanıyor. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Gazze’de kıyım yaparak sivillerin ölümüne yol açan İsrail’in, saldırılar için öne sürdüğü gerekçe ve belirlediği hedefler bakımından yıllardır tekrarladığı hatayı yeniden yapmakta olduğunu savundu. İsrail’in ‘Hamas’a ders vermek’ amacı güttüğünü belirten Haaretz, bu düşüncenin Siyonist girişimin temelini oluşturduğunu ve Filistinlilerin, İsrail tarafından sürekli ders verilmesi gereken insanlar olarak görüldüğünü hatırlattı. Hamas’ı ortadan kaldırma hedefinin de, Siyonizmin, Filistinlilere ‘ılımlı bir yönetim’ dayatılabileceği faraziyesine dayandığını, Filistinlilere acı çektirmenin de onları bu yönde harekete geçireceği düşüncesinden kaynaklandığını yazan Haaretz, bu görüşlerin tarih boyunca defalarca yanlış olduğunun anlaşıldığını ancak İsrail’in bu hatada ısrar ettiğini kaydetti.
Meclis karıştı
Hamas’ın kontrolündeki Gazze`ye geniş kapsamlı kara operasyonu düzenlenmesi çağrısında bulunan muhalefetteki Likud Partisi`nin lideri Binyamin Netanyahu, Gazze’ye yönelik operasyonların sürmesi gerektiğini söyledi. Netanyahu, ‘hükümetin hataları yüzünden düşmanlarımız İsrail’in gücünün azaldığını zannetti. Eski gücümüze kavuşmamız ne bir ayda, ne de bir yılda mümkün olmayacak. Operasyonlar devam etmeli. Mısır ve Ürdün ile barış ancak güçlü bir İsrail ile mümkün olmuştu’ dedi.
Hamas’tan suikast tehdidi
Hamas, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği operasyona karşı, İsrailli liderlere suikast düzenleme tehdidinde bulundu. Üst düzey Hamas yetkililerinden Fetih Hamad, özellikle İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni ve Savunma Bakanı Ehud Barak’a karşı suikast düzenleyecekleri tehdidini savurdu. İsrail parlamentosu Knesset’te konuşan dışişleri bakanı Livni ise ‘denklem değişinceye kadar’ saldırılara devam edeceklerini söyledi. İsrailli Bakan, güç kullanma zorunda kalmamak için herşeyi yaptıklarını iddia etti.
'Oluşturduğu kan gölü İsrail'i güvenli yapmayacak'
Independent Gazetesi'nin Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, ''Liderler yalan söylüyor, siviller ölüyor ve tarihten ders alınmıyor'' başlıklı yazısında İsrail'e tepki gösterdi. ''Oluşturduğu kan gölü İsrail'in istediği güvenliği getirmeyecek." uyarısında bulunan ünlü gazeteci, Batılı politikacıların sinmiş halde olduğuna dikkat çekti. Musevi asıllı orkestra şefi Daniel Barenboim da, "Sorun tedhişle çözülemez." dedi.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik devam eden ve şimdiye kadar en az 364 cana mal olan kanlı operasyonlarına uluslararası tepkiler devam ediyor. Independent gazetesinin Ortadoğu konularındaki deneyimli muhabiri Robert Fisk, "Oluşturduğu bu kan gölü İsrail'in istediği güvenliği getirmeyecek." uyarısında bulundu. Fisk, yazısında "IRA, Kuzey İrlanda'ya havan topu saldırısı düzenlediğinde, polis karakolları ve Protestanlara saldırdığında, İngiliz hava kuvvetleri İrlandalılara bir ders vermek için hava saldırısı düzenleyip 300 sivili mi öldürdü? Hayır. Çünkü dünya bunu suçlanacak bir davranış olarak görürdü, biz kendimizi IRA düzeyine düşürmek istemedik." ifadelerini kullandı. Güvende yaşamanın İsrail'in hakkı olduğunu; ama oluşturulan bu kan gölünün İsrail'in istediği güvenliği getirmeyeceğini vurgulayan yazar, şu ifadeleri kullandı: "İsrail, 1948'den bu yana hava saldırılarıyla koruyamadı kendini, Lübnan'ı binlerce kez bombaladı, 'terörizmi' yok edemedi. İsrail kara saldırısına, Hamas da yeni savaşa hazırlanıyor. Batılı politikacılarımız, korkudan sinmiş halde. Doğu'da bir yerlerde ise bir mağarada veya bir bodrum katında ya da bir dağın eteklerinde, sarıklı, çok iyi bilinen bir adam (Usame bin Ladin'i kastediyor) gülümsüyor."
8 yılda sadece 20 İsrailli öldü
Büyük devletlerin gelişmelere bakışını da eleştiren Robert Fisk, Batı'nın olaya gösterdiği tepkinin Arapların, Batı'nın her zaman İsrail'in yanında olacağı şeklindeki düşüncesini kuvvetlendirdiğini yazdı. Batılı liderlerin taraflara itidal çağrılarını da şiddetle eleştiren Fisk, "Sanki hem Filistinliler hem de İsrailliler F-16 savaş uçakları, topçu bataryaları ve Merkava tanklarına sahip... Hamas'ın el yapımı roketleri 8 yılda yalnızca 20 İsraillinin ölümüne neden oldu... İsrail savaş uçaklarının bir günlük baskının bilançosu 300 ölü.'' ifadelerini kullandı.
Bu arada Musevi asıllı orkestra şefi Daniel Barenboim, Tel Aviv'i suçladı. 66 yaşındaki şef, "İsrail, istediklerini askerî yoldan çözemez. Sorunu tedhişle çözemezsiniz" dedi. Arjantinli Musevi bir ailenin çocuğu olan Barenboim, İsrailli ve Arap müzisyenleri bir araya getirmişti.
Barış görüşmeleri askıya alındı
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırılar, Ortadoğu barış sürecine darbe vurdu. Türkiye arabuluculuğunda yürütülen İsrail-Suriye barış görüşmelerinin ardından İsrail-Filistin müzakereleri de askıya alındı. Filistinli baş görüşmeci Ahmed Kurey, ABD'nin desteğiyle İsrail ile sürdürülen barış görüşmelerinin askıya alındığını bildirdi. Kurey, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Görüşmeler yapılmıyor ve saldırılar sürdükçe görüşmelerin yapılması mümkün değil." diye konuştu.
Saldırıda Gilad Şalit de yaralandı
Gazze Şeridi yakınlarında 2006 yılında kaçırılan İsrailli asker Gilad Şalit'in İsrail'in hava saldırılarında yaralandığı bildirildi. İsrail ordu radyosu, Hamas'tan kimliği açıklanmayan bir kaynağa dayandırdığı haberde, Şalit'in, İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği bir saldırıda yaralandığını duyurdu. Şalit, Haziran 2006'da Hamas ve diğer Filistinli örgütlerce kaçırılmış, İsrail, askerini kurtarmak için Gazze Şeridi'ni kuşatmış ve daha sonra tanklarla kente girmişti.
Tel Aviv, imaj harekâtı başlattı
Gazze'deki katliam ve yıkımdan Hamas'ın sorumlu olduğu iddiasını dünyaya anlatmak için harekete geçen İsrail Dışişleri Bakanlığı, izinleri iptal ederek bütün personelini topladı. Dünyaya verilecek mesajlar hazırlayan Bakanlık, roket saldırılarına maruz kalan Sderot şehrinde ise yabancı gazeteciler için medya merkezi açtı. Dışişleri Bakanı Tzipi Livni de sürekli muhataplarını arayarak roket saldırılarına maruz kalan İsraillilerin yaşadıkları sıkıntıları anlatıyor.
Tel Aviv, Hizbullah darbesinin izlerini silme peşinde
İsrail, atılan roketleri gerekçe göstererek Gazze Şeridi'ne operasyon düzenlediğini öne sürüyor. Amerikan New York Times gazetesine göre ise bu operasyonun diğer önemli bir sebebi daha var: Hizbullah hayaleti! İsrail, 2006 yılında Hizbullah'ın askerlerini kaçırması ve topraklarına roket fırlatması üzerine Lübnan'a kara ve hava operasyonu düzenlemiş, ancak bu ülkenin altyapısına ağır darbe vurmasına rağmen Hizbullah karşısında büyük bir askerî zayiat vermişti. Geçen 2,5 yıllık süre zarfında İsrail, Hizbullah gibi bir gerilla örgütünden alınan darbenin şokunu üzerinden atmaya çalışırken, Arap kamuoyu da Tel Aviv'in artık yenilmez olmadığının ortaya çıktığını seslendirmeye başladı. Gazeteye konuşan Tel Aviv Üniversitesi'nden Mark Heller, sıradan İsraillinin bu saldırıyla İsrail'in caydırıcı gücüne yeniden inanmaya başladığını ve Hizbullah başarısızlığından sonra kapıldıkları tereddütlerin ortadan kalkmaya başladığını öne sürüyor.
Bu arada Arap dünyasında İsrail'in başlattığı saldırıların sebepleri üzerinde pek çok yorum yapılıyor. Bu yorumlar ana başlıklarıyla şunlar:
Sebep Hamas'ın fırlattığı füzeler olamaz, zaten bu füzeler İsrail'in işine yarıyor. Çünkü bu şekilde dünyaya haklı olduğunu göstermeye çalışıyor. 2006 yılında Hizbullah'tan aldıkları darbenin izlerini silmeye ve Araplara yenilmez olmadığını yeniden hissettirmeye çalışıyor. ABD'nin yeni başkanı Barack Obama'ya 'hoş geldin' mesajı gönderiyor.
Saldırılar, şubat ayında yapılacak İsrail seçimlerinde Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'yi başbakanlık koltuğuna oturtma amacı taşıyor. Hamas'ı iyice terörize etmek. Ancak İsrail'in hedefi hiçbir zaman Hamas'ı tamamen bitirmek olamaz, çünkü parçalı bir Filistin yapısı İsrail'in işine her zaman gelir.
Saldırılarla Mısır'ı baskı altına almak ve Gazze'ye girmesini sağlamak. Bu şekilde bağımsız bir Filistin baskısından kurtulmak. Arap dünyasını daha da parçalamak, birlik olmalarının önüne geçmek.
Gazze için savaşacak gönüllü toplanıyor
Gazze katliamının büyük infial uyandırdığı İran ve Endonezya'da bazı gruplar, bölgeye gönüllü savaşçı göndermek için kampanya başlattı. İran Savaşçı Din Adamları Cemiyeti, dün internet sitesinden ilan vererek, "Siyonist rejime karşı askerî, mali ve propaganda alanlarında gönüllü savaşçılar" aradığını duyurdu. İsrail'e karşı savaşmak için 3 bin 500'den fazla kişinin halihazırda başvuruda bulunduğu kaydedildi. Endonezya'da da İslami Koruyucular Cephesi örgütü, Gazze Şeridi'ne göndermek için binden fazla savaşçı toplamayı planlıyor. Örgütün genel sekreteri Ahmed Soebri Lubis, savaşçıların fiziksel durumlarının iyi olması, güçlü bir inanca sahip ve ölmeye hazır olmaları gerektiğini belirterek, örgütün, gelecek birkaç gün içinde başkent Cakarta'daki karargâhlarında savaşçı toplamaya başlayacağını kaydetti. Lubis, gönüllülerin Irak ve Afganistan'a gönderilenler gibi önce Endonezya'da eğitileceklerini kaydetti.
Askerlere haham morali
Gazze'ye muhtemel bir operasyon için bekleyen İsrail birliklerine Hahamlar manevi destek veriyor. Askerlerle hahamlar, akşam dualarını birlikte ediyor. Bazı askerler de vakitlerini Tevrat okuyarak geçiriyor. Bu arada Uluslararası Kızılhaç Teşkilatı, Gazze'deki hastanelerde ''kaosun hüküm sürdüğünü'' bildirdi. Örgüt, Gazze'ye dün 5 ambulans ve 3 kamyon tıbbi malzeme soktu.
Mısır, Gazze'de olup bitenlere neden seyirci?
İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni'nin Kahire'de Mısırlı meslektaşı Ahmed Ebul Geyt ile ortak basın toplantısında parmağını uzatarak Hamas'ı ortadan kaldırma tehditleri savurması, Arap dünyasında Mısır'ın Filistin politikasına olan tepkileri patlama noktasına getirdi. Arap dünyasının dört bir yanındaki köşe yazarları, sokaklar ve hatta bazı ülke ve örgütler, İsrail'in son operasyonlarından Mısır'ın birinci dereceden sorumlu olduğunu öne sürüyor. Peki bomba sesleri Mısır kentlerinde bile yankılanırken, Kahire 'kardeşlerimiz' dediği Filistinlilerin bombalar altında inlemesine neden seyirci kalıyor?
1- Hamas korkusu: Mısır, rejim muhalifi Müslüman Kardeşler örgütünün uzantısı olarak gördüğü Hamas'ın Gazze'de kontrolü ele geçirmesini kabullenemedi. Kahire, Gazze'ye uygulanan ablukayı delmeyi Hamas'ın daha da güçlenmesiyle eşdeğer olarak görüyor.
2- Gazze'nin başına kalması korkusu: Mısır, Gazze sınırını açması durumunda, İsrail'in işgalci güç olarak tüm sorumluluğu unutması ve Gazze'yi kendi kollarına atmasından endişe ediyor.
3- Filistin'in parçalanma korkusu: Filistin toprakları olan Gazze ve Batı Şeria birbirinden kopuk. Mısır, 1948-67 arasında Gazze'yi kontrol ettiği için İsrail'in bilerek gerilimi artırdığını ve Gazze'ye girmesi için kendisini kışkırttığını düşünüyor. Mısır'ın Gazze'ye girmesi durumunda bağımsız Filistin devleti projesi ağır bir darbe alacak.
4- 1,5 milyon insanın yükü: Gazze'de 1,5 milyon Filistinli yaşıyor ve sınırın açılması durumunda bu insan seli Mısır'a akacak. Ekonomisi zaten kötü durumda olan Mısır, bu kadar büyük bir insan topluluğunun yükünü taşıyamayacağını düşünüyor.
5- ABD baskısı: ABD, her yıl 1,5 milyar dolar askerî ve ekonomik yardımda bulunduğu Mısır'ın Hamas'ın zayıflaması için Gazze'ye abluka uygulamasını istiyor.