Kart'tan yeni bir iddia

Kart'tan yeni bir iddia

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart bu kez de cemaat ilişkilerinin bu kez de Türksat’ta kendini gösterdiğini iddia etti.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart bu kez de cemaat ilişkilerinin bu kez de Türksat’ta kendini gösterdiğini iddia etti. Kart, bugün yaptığı basın açıklamasında Türksat’la ilgili şok iddiaları dile getirirken, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a da sorular yönetti.

TÜRKSAT’A 5 MİLYON DOLAR KAYNAK SAĞLANMIŞTI

Atilla Kart ilk önce Almanya’da kurulan ‘Türkvizyon’ adlı uydu platformunu anlattı:

“Almanya’da kurulan Türkvizyon Platformu 3 yıl önce boş olan Türksat 2 A uydusunun 15. Transponderini kiralamış ve hayata geçirmişti. Bu platformda 16 televizyon kanalı yayın yapmakta. Bu kanallarda Türkiye’deki sorunlarla birlikte Avrupa’daki gelişmeler ve bu kapsamda Deniz Feneri Derneği yolsuzluğu ve holding yolsuzlukları gibi konular da habercilik anlayışı içinde dile getirilmekte ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunları anlatılmakta. Bu sözleşme çerçevesinde Türksat’a 5 milyon dolar kaynak sağlanmıştı. Yine bu sözleşmeyle bağlantılı olarak Türkvizyon Platformu Köln’deki teleport merkezinde yaklaşık 15 milyon euro yatırım yapmıştı. Bu televizyon kanallarında binlerce kişi istihdam edilmişti..”

SÖZLEŞME İPTAL EDİLMİŞ

Atilla Kart’a göre Türkvizyon’la mevcut sözleşme iptal edilmiş:

“Türkvizyon Platformu’nun hiçbir sözleşme ihlali olmamasına ve sözleşmeyi 2 yıl daha uzatma opsiyonu olmasına rağmen , sözü edilen sözleşme Ulaştırma Bakanlığı – Bağlı ve İlgili Kuruluşlar Dairesi Başkanlığı’nın 24 Şubat 2009 tarih – 3881 sayılı yazılarıyla ; 27.10.2008 tarihinde başlatılan uplink projesi kapsamında artık bu firmalara müstakil kapasite tahsisi yapılmayacağı, bu nedenle sözleşmenin uzatılmayacağı, bundan böyle uydu yayın hizmetinin Türksat A.Ş.’nin kendi uplink merkezinden verileceği gerekçesiyle feshedilmiştir..”

CEMAAT İDDİASI

“Bakanlığın ve bağlı kuruluşların bu gerekçelerinin doğru olmadığı, gerçek amacın mevcut tahsislerin iptaliyle, Hükümet’in cemaat ilişkileri içinde Türkiye’de etkili olan belli televizyon kanalları kontrolünde bu yayınları yaptırmak amacına yönelik olduğuna dair bilgi ve bulgular tarafımıza ulaşmıştır. Hükümet böylece yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın başta Deniz Feneri ve Holding soygunları olmak üzere temel sorunlarının kamuoyuna yansımasını engellemeyi amaçlamaktadır. Hükümet’in yurt içinde yarattığı bilgi kirliliği ve çarpıtmayı yurt dışı yayınlarda da gerçekleştirmek istediği anlaşılmaktadır..”

SORU ÖNERGESİ

Atilla Kart, yanıtlaması isteğiyle Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a bir dizi soru yönetti:

1- Türksat’ın Avrupa’da teleport merkezi olmadığı , Türkvizyon Platformunun Köln’de mevcut teleport sistemini Türksat’ın kullanımına vermeyi kabul ettiği ve bunu Türksat’a bildirdiği halde , Hükümet neden Frankfurt merkezli yeni bir yapılanmaya gitmek ihtiyacını duymuştur?

2- Türkvizyon Platformu bu sistemi Türksat’a devretmeyi kabul ve taahhüt ettiği halde neden bu sistem kapatılıyor ve yeni bir sistem büyük maliyetlerle kurulmaya çalışılıyor? 15 milyon euroluk bir yatırım işlemez hale getirilirken, Türksat yeni uplink sistemini hangi bütçeyle kuruyor? Yapılan bu uygulamayla Türkvizyon Platformundaki kanalların işler ve sürekli hale gelen izleyici kitlesi neden yok edilmek istenilmektedir?

3- Türksat yeni platformu nerede ve kimlerle birlikte kurmaktadır? Bu yatırımın finansmanı hangi kaynaktan sağlanmaktadır?

4- Bu platform için Almanya’da yetkili mercilere başvurulmuş ve gerekli izinler alınmış mıdır? Yeni platform ve yeni yayınlar ne zaman hayata geçecektir?

5- Türksat hangi yasal ve takdiri ölçülere göre mevcut sözleşmeleri uzatmamış ve kanalların opsiyon haklarını kullanmalarına izin vermemiştir?

Yapılan bu uygulama görev ve yetkinin kötüye kullanılması anlamına geldiği gibi, bir taraftan da anayasal teminat altında olan başta haberleşme özgürlüğü olmak üzere basın özgürlüğü, düşünce ve kanaat özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerin ihlal edilmesi ya da ortadan kaldırılması anlamına gelmez mi?