KAN AĞLAYAN COĞRAFYA ‘ARAKAN’

KAN AĞLAYAN COĞRAFYA ‘ARAKAN’

İHH Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, Arakan’da yaşanan zulmün tarihine değinerek, “İngilizler bölgeye kan ve gözyaşı getirdi. Son yüzyıldır bölgede Müslüman katliamı büyüyerek devam ediyor” dedi.

İHH Konya Şube Başkanı Hasan Hüseyin Uysal, Arakan’nın sömürge tarihini ve Müslüman katliamını gazetemize anlattı. Myanman’da bilinmeyen olaylara, yapılan zulümlerden İslam’ın izlerinin silinmesine kadar işte son yüzyılın tarihi…

img_0205.jpg

ARAKAN’DAKİ ZULÜM NEREDEN GELİYOR?

Arakan, eski adıyla Burma (Birmanya) yeni adıyla Myanmar devletinin Bengal körfezi kıyısında yerleşmiş bir eyaletidir. Bengal körfezinin doğusunda yer almıştır. Kuzeyinde Bengladeş ile komşudur. Kuzeyden güneye uzanan dağlık bir arazisi vardır. Tarihi olarak burada Budist Rakhineler ve Bengallerle akraba bir topluluk olan Müslüman Rohinyalar yaşamaktadır. Rakhinelerin ve Rohinyaların yaşam alanı Arakan ile birlikte bugün Bangladeş içinde kalan bir kısım toprakları kapsamaktadır. Bu halklar bugünkü yapıyla yaşam alanları bölünmüş halklardır. Bugün Myanmar hükümetinin ırkçı uygulamalarıyla Rakhineler Arakan’a getirilmekte Rohinyalar sürekli göçürtülerek nüfusları azaltılmaktadır.

arakan--(2).jpg

İSLAM DİNİ BÖLGEYE NE ZAMAN GELDİ?

İslam bölgeye 8. Yüzyılda (700 küsürler) geldi ve 15. Yüzyılda (1400 küsürler) Müslümanlar ciddi bir nüfusa ulaşmıştılar. 15. Yüzyıldan sonra Müslüman Rohinyalar ve Rakhineler birlikte önceleri daha kuzeyde yer alan Mrauk-U Krallığı’nda daha sonra güneydeki Arakan bölgesinde bağımsız Arakan krallığını oluşturup Arakan Krallığı’nda beraber kardeşçe yaşadılar. Krallar Budist olmakla birlikte İslam her yerde olduğu gibi o bölgede de yüksek-hâkim bir kültür yapısı arzettiğinden toplumun adlî, ilmî, ticarî, edebî ortamı Müslümanlar tarafından oluşturulmuştu. Bu dönemde kuzeydoğudan gelen Burma saldırılarına birlikte karşı durdular ve 1784’e kadar bağımsız Arakan Krallığını korudular.

İNGİLİZLER SAHNEYE NE ZAMAN ÇIKTI?

O tarihlerde İngilizler 250 yılı aşkın zamandır Hindistan’da sömürge yönetimini sürdürmekte idiler ve tabiî ki sömürge alanlarını Bengal Körfezinin karşısında yer alan Arakan’a ve hatta iç kısımlara Burma Krallığına kadar ilerletmek istemekteydiler. Arakan iki ateş arasında idi. Denizin batısından ve kuzeyden İngilizler ve Doğudan Burma Krallığı baskı yapıyordu.

arakan--(1).jpg

ARAKAN KRALLIĞININA NEDEN SON VERDİLER?

Nihayet 1784’de Burma Krallığı Arakan’ı işgal etti ve bağımsız Arakan Krallığına son verdi. Rohinya ve Rakhineler Burma işgalinde büyük zulüm gördüler ve binlercesi bugün olduğu gibi kuzeye kaçtılar veya daha uzak yerlere göç ettiler. Bu göç edenlerin önemli bir kısmı bir daha yurtlarına dönemediler. Burma işgali 40 yıl sürdü ve işgalciler beklenen İngiliz saldırısına karşı hem Budizm’i kullanarak hem etnik kökenlere dayalı düşmanlıklar oluşturma çabalarına girerek iki halk arasındaki beraberliği zedelediler. Ardından beklenen oldu, 1824’de İngilizler Arakan’ı işgal ettiler ve orada kalmayıp ilerleyerek Burma’yı da tümüyle sömürge haline getirip İngiliz Hindistan Sömürge Yönetimine bağladılar. Arakan ve Burma, -Burma’da arada bir süre Japon işgali olmakla birlikte- İngilizlerin tekrar hâkim olmasıyla 120 yıl sürecek İngiliz sömürge yönetimine girmiş oldu. Bu dönemde tersine nüfus hareketleri gerçekleşti. Aynı siyasi idare, aynı devlet yönetimi altında olmaktan kaynaklanan serbest nüfus hareketleri nedeniyle, Burma işgali sırasında kaçan insanların bir kısmı ve bunun yanında bir kısım başka topluluklar da Arakan’a yerleşti. Bu dönemde Müslümanlar kısmî fiilî bir otonom yapıya kavuştular.

arakan--(3).jpg

İNGİLİZ SÖMÜRGESİNDEN KURTULMAK İÇİN ÇABALAR OLDU MU?

İngiliz sömürge döneminin ortalarına doğru Burma içlerinde Burma’yı İngiliz sömürgesinden kurtarmak için Budist ırkçı Takin Partisi kuruldu. Takin Partisi çoğunluk Burmalar olsa da 100’ü aşkın etnik grubun yaşadığı ve 200’ü aşkın dilin kullanıldığı topraklarda Budist değerler etrafında değişik etnik toplulukları tek bir ‘Burma Ulusu’ şeklinde birleştirme ve adeta yeni bir Burma ulusu yaratma çabasına girdiler. Bu çabalar sonucunda Arakan’da kalan Rakhineler ve Rohinyalar arasında da düşmanlık tohumları ektiler. Bu süreçte Rakhineler önceki bağımsız Arakan düşüncesinden vazgeçirildi ve Budist Birmanlarla (Burmalarla) kurulacak bağımsız Burma devletinde beraber yaşamaya ikna edildiler. Giderek bağımsızlık hareketlerinin İngiliz yönetimi üzerindeki baskısı arttı. İngilizler 1937’de Burmanın İngiliz Hindistan Valiliğine bağlılığının sona ermesi ayrı bir sömürge yönetimi şeklinde özerk olmasını kabul ettiler ve İngiliz kuvvetleri çekildi. İngilizler bütün dünyada yaptıkları kirli oyunu burada da yaptılar ve Müslümanlara Arakan’da vaat ettikleri özerk yönetim alanını vermediler, ilan etmediler. İngilizlerin çekilmesi ile birlikte kurulan özerk Burma yönetiminde Takinler en önemli güç oldular.

img_0211.jpg

TAKİNLER NEDEN MÜSLÜMANLARLA BİRLİKTE OLMADILAR?

Bu yeni dönemde Takinler “Müslümanların İngilizler ile bir olup Budizmi ve Budistleri yok edecekleri ve zaten yerli olmayıp İngiliz sömürge döneminde dışarıdan geldikleri; o toprakların esasen Rakhinelere ait olduğu” propagandası ile Rakhineleri alabildiğince kışkırttılar. Rakhinelere “Rakhinelerin Müslümanlardan boşalttıkları arazilerin evlerin iş yerlerinin kendilerinin olacağı” vaadinde bulundular. Böylece Arakan’da kontrolsüz saldırıların katliamların dönemi başlamış oldu. Bir yandan Rakhineler saldırtılırken bir yandan devlet güçleri saldırdı. Devlet Rohinyalara kısıtlamalar getirdi, mülklerine el koydu; onları işten attı; seyahatlerini, ticaretlerini ve hatta evlenmelerini engelledi; saldırılar karşısında zarar gören öldürülen Müslümanların şikâyetlerini görmezden geldi ve hatta Müslümanları suçlu çıkardı.

20170926_2_25952590_26236769.jpg

MÜSLÜMAN KATLİAMLARI BU DÖNEMDE Mİ BAŞLADI?

Dağınık düzensiz katliamlar sürmekteyken ilk büyük katliam 1938 yılında, İngiliz kuvvetleri çekilmiş, fakat henüz İngiliz Sömürge idaresi bitmemişken gerçekleştirilmiş oldu. Binlerce Rohinya Müslüman öldürüldü ve 500 bin Rohinya Müslüman ülkeden sürüldü. İngiliz sömürge idaresi bitmeden iki büyük katliam daha yaşanmış bunlardan 1942’de olan katliam bir aydan fazla sürmüş ve 150 binden fazla Rohinya katledilmiş, 1947’de katliam tekrarlanmış ve on binlerce insan öldürülmüş ve sürülmüştür.

20170926_2_25952590_26236771.jpg

1948’de İngiliz sömürge yönetimi sona ermiş ancak Rohinyaların durumu giderek kötüleşmeye devam etmiştir. Dördüncü büyük katliam 1954’de, beşincisi 1978’de, altıncısı 2012’de ve nihayet yedincisi 2017’de gerçekleştirilmiştir. Bu son katliam ve sürgünde komşu Bangladeş’e sığınan insanların sayısı 400 bini geçmiştir.

AYNI ÜLKENİN VATANDAŞINA BU ZULMÜ NEDEN YAPIYORLAR?

Tüm bu katliamlar döneminde zaman zaman bir kısım direniş hareketleri oluşmaya çalışmış ve savunmaya yönelik bir kısım karşı saldırı yapmış olsalar da dünya güçlerinin Rohinyaları yalnız bırakmaya, Müslümanları, dünyanın her yerinde olduğu gibi sahillerden enerji yollarından uzaklaştırmaya, uzak tutmaya karar verdikleri ortamda bir sonuç alamadan sönüp gittiler. Üstelik bu direniş çabaları Myanmar hükümeti tarafından “terör faaliyeti” olarak damgalanıp sivillere yönelik kendi orantısız saldırılarına gerekçe yapılmıştır.

20170926_2_25952590_26236760.jpg

1982’de çıkarılan Vatandaşlık Kanunu ile uzun bir süredir dillendirdikleri “Rohinyaların bölgeye İngiliz Sömürge döneminde bölge dışından geldikleri, ülkenin insanı olmadıkları dolayısıyla vatandaş olarak kabul edilmeyecekleri” iddialarını sözde yasal bir gerekçeye bağladılar.

 

SORUNUN ASIL KAYNAĞI İNGİLİZLER Mİ?

Bütün anlattıklarımız göz önüne alındığında Arakan Müslümanlarının yani Rohinyaların acıları, felaketleri ancak Filistin ile kıyaslanabilir fakat maalesef Rohinyaların acısı daha büyüktür. Filistin’de de felaketin hazırlayıcısı, sorunun oluşturucusu, dünyanın sorunlu coğrafyalarının hemen hepsinde olduğu gibi İngilizlerdir. Bugün dünyanın değişik yerlerinde sürgünde yaşayan 5-6 milyon Filistinli mevcut. Bu Filistinli kardeşlerimiz birçok yerde vatandaşlık haklarından yararlandırılmıyorlar. Rohinyalar da tıpkı Filistinliler gibi dünyanın değişik ülkelerine sığınmış durumdalar ve birçoğunda bırakın vatandaşlık haklarını yasal mülteci haklarından bile yararlanamamaktadırlar.

TOPLAMDA NE KADAR RAHİNYALAR VAR?

Toplam sayılarını tam bilememekle birlikte sürgündekilerle birlikte toplam 2,5-3 milyon olarak kabul edilebilecek Rohinyaların 500 bini Bangladeş’te, 350 bini Pakistan’da, 200 bini Suudi Arabistan’da, 150 bini Malezya’da, 14 bini Hindistan’da 10 bini Birleşik Arap Emirliklerinde sığıntı olarak hayatta kalmaya çalışmaktadır. Ayrıca Myanmar içinde kamplarda yaklaşık 140 bin Rohinya kardeşimiz hayat mücadelesi vermektedir.

20170926_2_25952590_26236769-001.jpg

Myanmar’ın toplam nüfusu tahmini 60-65 milyondur. Müslüman kaynaklara göre bu nüfusun Rohingya Müslümanlarının dışındaki Müslüman kavim-kabilelerle birlikte toplam yüzde 10-15’i Müslümanlardan oluşmaktadır. Myanmar’ın diğer Müslümanlardan daha ziyade Rohingyalara saldırması Rohingyaların tarihi olarak bağımsızlık hafızasına, özlemine sahip olmaları ve bir de sahilde yerleşmiş olmalarındandır.

MÜSLÜMANLARA YAPILAN KISITLAMALAR NELERDİR?

Halen Myanmar’da kalan Rohinyaların seyahat belgesi almadan seyahat etmeleri, izin almadan evlenmeleri yasaktır. Aylarca seyahat izni, yıllarca evlilik izni verilmiyor. İş yeri açmalarına izin verilmiyor. Resmi hiçbir kurumda istihdam edilmiyorlar. İbadethane yapmalarına tamir etmelerine, ahşap dışında bir malzemeden ev yapmalarına izin verilmiyor. Yasaklar o kadar çok ki, belki ancak Musa as’a zulmeden Firavun idaresi bu zulümlerle yarışabilir. Myanmar yönetimi bölgede sistemli bir şekilde cami, mescid ve sair kültür yapılarını yıkmaya, İslamın izlerini yok etmeye çalışmaktadır. Eski ile tarih ile hafızada hiçbir bağ bırakmamak için eyaletin adını Rakhine Eyaleti olarak, başkent Akyab’ın adını da Sitwe olarak değiştirdi.

20170926_2_25952590_26236766.jpg

BANGLADEŞ, GÖÇMENLERİ NEDEN ALMIYOR

Sınır olması dolayısıyla Rohinyaların en çok sığındıkları ülke olan Bangladeş birçok bakımdan sorunlu bir ülkedir. 160 milyonluk yoğun ve çok fakir bir nüfusa sahip gerçekten fakir bir ülkedir. Aynı zamanda ülke; ümmet düşüncesini hiç paylaşmayan, Müslüman âlimlere, önderlere karşı sürekli hukuksuzluklar yapan, onları hapsedip asan, ülkede İslam’ı azaltmaya çalışan bir yönetimle yönetilmektedir. Tüm bunların neticesinde Rohinyaları “İstenmeyen insanlar” olarak görmekte ve onlara dışarıdan yapılacak yardımları bile engellemeye çalışmaktadır. Bangladeş Cox Bazar ilinde halen 500 bini aşkın insan, bambu kamışlar ile oluşturdukları çardaklara yardım kuruluşlarının verdiği brandaları gererek oluşturdukları, üç beş metre karelik yerlerde, yardım kuruluşlarının verdiği birkaç çeşit gıda ile ve birkaç parça giysi ile yaşamaya çalışmaktadırlar. Temiz su olmadan, kanalizasyon sistemi olmadan, bir branda dışında soğuktan- sıcaktan koruyacak bir şey olmadan ve maalesef hiç mahremiyet olmadan yaşıyorlar.

20170926_2_25952590_26236765.jpg

İHH OLARAK ÇALIŞMALARINIZA DEVAM EDECEK MİSİNİZ?

Çocuklar büyüyemeden, hele bebekler bir yaşını göremeden hayata veda ediyor,

Dünyanın güçlü fakat duyarsız, vahşi, müstekbir kapitalist/sosyalist/faşist devlet ve kurumlarına rağmen kardeşliği unutmayan hayırlı insanların, kurumların var olmaları, güçlü olmaları dileklerimizle, hep beraber iyiliği, her zaman her yerde yaymaya yaşatmaya devam edeceğiz inşallah. 

Servet R. Çolak - Memleket